SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din karde?lerimiz, gönül dostlar?m?z!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Mükâ?efe ve Mü?âhede
Şaban KESECİ
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

Allâh’a (c.c) say?s?z hamd, iki Cihân Serveri’ne (s.a.s) hesaps?z salât ve selâm... Kezâ, âline ve ashâb?na da...

?nsan kalbini manevî kirlerden ar?nd?rma yolu olan tasavvufta, yolculuk s?ras?nda eri?ilen makamlar, s?rlar ve nûrlar, kalp gözü yoluyla seyredilir. Bu seyrin genel ad? “Ke?f” olarak tarif edilir.

Lügatte ke?f; bir ?eyi açmak, bulmak, perde arkas?n? görmek manalar?na gelir. ?nsan bedeninin kesâfetinden rûhun letâfetine varan bir yolculuk yapmak laz?md?r. Ve bu yolculukta zulmetlerden s?yr?l?p manevî hazineler, rahmânî nûr ve s?rlara kavu?mak laz?md?r. En büyük hazine, güzel ahlâkt?r. Sab?r, ?ükür, tevâzû, ihlâs, verâ, takvâ, hu?û bu manevî hazinelerdendir.

“?nsan rûhuyla insand?r” kâidesi ile bedenden ibâret bir hayata sahip olmad???m?z? bugün modern bilimi de kabul etmektedir. Fakat insan? canl? tutan rûhun manevî bir âleme ait oldu?u, g?das?n? o âleme ait olan ibâdet ve taatten ald???, bu maddi âleme geldikten sonra o âlemi unuttu?u göz ard? edilmektedir. ??te tasavvufî yol ve o yolda deneyimli rehber, gerçek vatan?na ermek isteyen ki?i için vazgeçilmez unsurlar olarak ortaya ç?kmaktad?r.

Bu yolda;

Mülk âleminden ba?layarak melekût, ceberut ve Lâhut âlemleri s?ras?yla seyredilir. Her birine ait s?rlar, nûrlar, Rehber Zât taraf?ndan ince ince gösterilir. Bu görünenlerin hangisinin Rahmânî, hangisinin ?eytanî oldu?unu Manevî Rehber bilmektedir. Çünkü Hakk’a giden bu yolda ?eytan bo? durmaz. Daima yolcuyu ?a??rtmaya çal???r. Zahirde de bir insan bilmedi?i bir memlekete gidecek olsa “Elime haritay? al?r giderim” diyebilir. Fakat insanlardan da kötü niyetli ya da muzip ki?iler vard?r. Yol tabelalar?n? de?i?tirip ya da sahte tabela koyup o ki?iyi kendi istedikleri istikamete sevk edemezler mi? O ki?inin mal?na can?na kast edemezler mi? Edebilirler. Ama bu memlekete daha evvel defalarca gidip gelmi? biriyle yola ç?k?lsa bu tehlikelerden kurtulmak mümkündür. Demek ki bu i? kitaplardan okunup yapmakla da ya?anm?? ya da ilerlenmi? olmuyor. ?lla, i? bilene gidilecektir. At binenin, i? bilenin sözü bo?una denmemi?tir.

Mesnevi’de bir hikâye anlat?r bize Mevlânâ (k.s) hazretleri:

“Bir tüccar?n çok güzel bir papa?an? vard?r. Kafeste ya?amaktad?r malum, hapistir. Özgür de?ildir. Bir gün tacir, ticaret için Hindistan’a gidecektir. Hikâye bu ya, sorar ku?a: ‘Bir iste?in var m??’ Ku? der ki: ‘O gitti?in Hind diyar? benim memleketimdir. Orada akrabalar?m var. Onlardan birine benim selam?m? ilet ve ne durumda oldu?umu anlat’ der.

Tacir yola ç?kar, Hind diyar?na gelir, i?lerini görür. Tam dönecekken sevgili papa?an?n?n sözü ve ricas? akl?na gelir. Orada a?açlarda papa?anlar görür. Yakla??r, selam? ve durumu iletir. Bu sözü duyan papa?anlardan biri titrer ve daldan a?a?? atar kendini, yerde ölü gibi yatar. Tacir çok üzülür ve geri döner.

Papa?an sorar: ‘Selam?m? ilettin mi?’ Tacir: ‘Evet, ilettim. Ku?lardan biri dayanamad? ve ans?z?n dü?üp ölüverdi’ der. Ku? mesaj? alm??t?r. Aynen di?er ku? gibi titrer ve kafesteki dal?ndan atar kendini yere. Tacir ‘Eyvah, ke?ke anlatmasayd?m, bu da dayanamad?’ der ve ölü sand??? ku?u gömmek  için kafesten al?r. Yere koyar ve topra?? kazmaya ba?lar. O anda papa?an “p?rrr” diye uçmaya ba?lar.

Tacir, neden böyle yapt???n? sorar. Ku? cevab?nda: ‘Bu bana Hinddeki ku?tan bir ikazd?, ölmeden evvel öl ki kurtul, demi?ti’ diye cevap verir ve memleketine do?ru uçar gider.”

?nsan da böyledir. Manevî memleketine ula?mak için nefsinin kötü yanlar?n? yok etmesi ve beden kafesinden mana diyâr?na uçmas? gerekmektedir.

“Zen merde, civan pîre, keman da tîrine muhtaç”

Yani; kad?n erke?e, genç ya?l?ya, ok yaya muhtaçt?r. Burada civan, talebe, Pir de Rehber anlam?ndad?r.

Bu sebepten dolay? tasavvufta darb-? mesel haline gelmi? temel yol ta?? niteli?inde ?u sözler bu yolun büyükleri taraf?ndan  söylenmi?tir:

“Mür?idi olmayan?n mür?idi, ?eytan olur.” (Bayezid-i Bistâmî Hz.)

“Delilsiz var?lmaz, yollar haramî” (Yûnus Emre  Hz.)

Bu sözlerin manas? bu yolda “Rehbersiz” gidilemeyece?idir. Hz. Allah’?n (c.c) bu âlemde ve  manevî âlemde kudretini gösteren âyetleri vard?r. Bu yolculukta, bu âyetler de mü?ahede edilmektedir. Bunun delili Kur’an- Kerîm’den ?u ayetlerdir:

“Kulu Muhammed’i geceleyin, Mescid-i Haram’dan kendisine baz? âyetlerimizi göstermek için, etraf?n? mübarek k?ld???m?z Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah, her türlü noksan s?fatlardan münezzehtir.” (?srâ, 1)

“Biz, onlara hem ufuklarda ve hem kendi nefislerinde delillerimizi gösterece?iz.” (Fussilet, 53)

“Kesin olarak inananlar için, yeryüzünde ve kendi nefislerinde nice ibretler vard?r. Hiç görmüyor musunuz? (Zâriyât, 21)

“Andolsun ki O (s.a.s), Rabbinin âyetlerinden en büyü?ünü gördü.” (Necm, 18)

Rasûlullâh (s.a.s) seyr u sulûk eylemi?tir. Bunu E?refo?lu Rûmi (k.s) ?öyle dile getirmi?tir:

 

O’nun seyr u sulûkünden

Melekler âciz olmu?lar

Ki bin y?lda varamazlar

O bir demde var?p râh?

 

Bu manevî yolda elbette dü?manlar olacakt?r. Bunlar?n silahlar? da manevî olacakt?r. ?eytan?n bozuk ilhamlar? manevî silah?d?r, gösterdi?i görüntüler de yine onun bir silah?d?r. Bunlarla Hakk yolun yolcusunu yoldan ç?karmak ister. Fakat rehberi “kâmil” olan yolcu rahatt?r. Çünkü rehber hataya dü?mesine engel olur, ikaz ederek muhafaza eder. Bunu da manevî ilim ve tecrübe ile yapar. Her a?z?nda manevî ilmi and?ran sözleri olana da rehber denmez. Rehber ba?ka bir rehberden bu yolu ve ilm-i ledünnü ö?renip mezun olmu?tur. Rehber, Rasûlullâh’a (s.a.s) kadar silsilesi olana derler.

 

Fârisî Beyt Tercümesi:

 

Her aynas? olan? ?skender sanma

Her saç?n? keseni kalender sanma

 

Tarihteki büyük ?skender nam?ndaki komutan?n bir aynas? oldu?u ve bu aynaya bak?nca cihân? seyretti?i rivayet edilir. Her elinde ayna olan ?skender de?il, her aynada cihan? gösteren ayna de?ildir. Yani her ola?anüstü hal göstereni o âlemin rehberi ve ehli sanma; çünkü istidrac kabilinden haller gösteren yol kesiciler çoktur, denmek istenmi?tir. Zaman?m?zda ke?f ü keramet iddias?yla ortaya ç?kan çok nâk?slar türemi?tir. Bunlar yapt?klar? hatalarla gerçek tasavvuf ve gerçek rehberler hakk?nda da insanlar? sû-i zanna dü?ürmektedirler.

??te bu sebeplerden dolay? manevî haller zuhurunda çok dikkatli olmal?d?r. Her görüneni hakikat bilmemelidir. Bu yolda çok lütuflar olur ama bunlar? ay?rt edebilmek ancak “Rehberin” i?idir. Bu hususta ?u menk?be ne kadar manidard?r:

Cüneyd-i Ba?dâdi (k.s) Hz.lerinin bir talebesi:

“Ben art?k yeti?tim” iddias?na kap?l?r. Buna vak?f olan Hazret talebeyi ça??r?r. Neden böyle dedi?ini sorar. Talebe cevaben: “Ben her gece manevî âlemlere götürülüyorum, cennetleri seyrediyorum art?k Rehbere gerek kalmad?” der. Cüneyd-i Ba?dadi (k.s) durumu anlar ve: “Evlad?m, bu gecede o manevî âleme götürülürsen beni hat?rla ve ‘Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm’ de” buyurur. Talebe o gurur içinde huzurdan ç?kar, gece olur ruhanî surette ki?iler kendisini al?r ve parlak, cennet bahçesi misali bir yere götürürler. O anda talebenin hat?r?na hocas?n?n sözü gelir ve ‘deneme maksad?yla yapay?m bakal?m’ der. Lâ havle... okudu?u anda o rûhanî k?l?kl?lar acayip görünü?lü ?eytanlara ve o bahçede mezbelelik çöplük bir yere dönü?ür. Son derece pi?man olan talebe a?layarak nedametle hocas?na gelip durumu anlat?r. Hocas?:

“Evlâd?m, bu yol rehbersiz gidilmez, dikkat et!” buyurup onu ikaz eder.

Özetleyecek olursak mana âlemi uçsuz bir okyanustur. Gemi, kaptan olmazsa yolda kalmak muhakkakt?r. Gemi gibi görünen derme çatma sallara ya da kaptan olmayan nâ-ehillere var?rsa ki?i kayal?klara çarpmaktan da  kurtulamaz. ?u da unutmamal?d?r ki tasavvuf ke?f ü keramet için de?ildir. Manevî terbiye içindir. Ke?if bir imtihanda olabilir. Sahibini gurura götürebilir. H. Mustafa Hayri Ö?ÜT (k.s)  Hz.leri bu konuda:

“?eytan talebeye gelir, “sen güzel rüyalar görüyorsun, ?öyle haller ya??yorsun, sen art?k veli oldun, keramet sahibi oldun, hatta Hocan? da geçtin, Sâhibüzzamân oldun” diye diye o talebeyi helak eder, yoldan ç?kar?r” buyurmu?tur. Bu gibi tehlikelerden Allâhu Teâlâ’ya (c.c) s???n?r?z.

 

Merhûm Necip Fâz?l (rahmetullâh) ne güzel söylemi?:

 

Kayal?k bo?azlarda yön arayan bir gemi,

Usta kaptan k?lavuza var?lmadan geçilmez...

 

Elbette manevî ikramlar vard?r, hakt?r, güzeldir,  ad? üstünde keramet Hakk’tan ikramd?r ama bunlar ikram sahibine ula?mak için birer basamakt?r. Hakk’a kar?? iman?n kemale ermesi için birer takviyedir.

 

Mevlânâ (k.s) Hz.leri bu konuda ?u rubaiyi söylemi?tir:

 

Yâr ile gezerken yolumuz gül bahçesine u?rad?

Ben hayretle Güle nazar edince dedi ki Yâr,

Ben ve yana??m buradayken utan yapt???ndan...

Onun için gayra bakma bak önüne yürü var...

 

Evvel âhir Allâh’a (c.c) hamd, ?anl? Rasûlü’ne (s.a.s) ve pâk ve temiz âl ve ashâb?na (r.anhüm) en güzel salât ve selamlar olsun...

 

4

31/10/2015 F?k?h Kö?esi

4

30/07/2015 ?slâm Medeniyetinde Vak?f

4

06/11/2014 Hayâ

4

03/06/2014 Sûfîlerden Esintiler -Abdullah b. Hubeyk (k.s)

4

08/02/2014 Sûfîlerden Esintiler

4

17/09/2013 Sûfîlerden Esintiler, Ebû?s-Serî Mansûr b. Ammar

4

25/05/2013 Sûfîlerden Esintiler Hamdun Kassâr (ks.)

4

16/02/2013 Sûfîlerden Esintiler?

4

03/11/2012 Divân-? Kebîr?den?

4

11/08/2012 Allah??n Yard?m? Geldi?inde

4

11/03/2012 Mazlum Âlim Said b. Cübeyr (v. H.94/M.713)

4

29/12/2011 Muharrem Orucu ve A?ûre Günü

4

25/12/2010 Müslüman Terörist Ol(a)maz!

4

08/08/2010 Kimlik Aray??lar?

4

31/03/2010 Mükâ?efe ve Mü?âhede
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net