SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din kardeşlerimiz, gönül dostlarımız!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Şecâat ve Necdeti
Editör
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

Şecaat; savaş ve şiddet sıralarında cesaret ve yüreklilik göstermek demektir.

Necdet de, korku ve dehşet yerlerinde, olağanüstü durumlar karşısında sabır ve sebat göstermek, korkuya düşüp uygunsuz iş yapmamak, demektir.

Şecaat ve necdet hasletlerinin her ikisi de, Peygamberimiz aleyhisselâmda üstün derecede mevcuttu.

Abdullah b. Ömer:

“Rasûlullâh aleyhisselâmdan daha sehâvetli, daha necdetli, daha şecaatli bir kimse görmedim!” demiştir.

Kureyş müşriklerinin delikanlıları Mekke’de Peygamberimiz aleyhisselâmın evini kuşatmışlar, içeri­den çıkar çıkmaz üzerine atılıp kılıçtan geçirmeye hazırlanmışlar iken, Peygamberimiz aleyhisselâm hiç korkmadan evinin kapısını açmış, müşriklerin başlarına toprak saçmış ve Yâsîn sûresinin baş tarafından dokuz âyet okuyarak aralarından çıkıp gitmişti.

 

Peygamberimiz aleyhisselâm, Hz. Ebû Bekir’le birlikte Sevr mağarasına girdiği zaman, müşriklerin delikanlıları da kılıçlarını sıyırıp iz süre süre mağaranın önüne kadar gelmiş, dayanmışlardı. Ünlü iz sürücü Kürz b. Alkame, Peygamberimiz aleyhisselâmın izini görünce:

“İz burada kesilmiş! Bu ayak izi, Makam-ı İbrahim’dekindendir!” demişti.

Hz. Ebû Bekir:

“Eğer onlardan biri eğilip ayaklarının dibinden içeri bakacak olursa muhakkak bizi görecektir!” diyerek telaşlandığı zaman, Peygamberimiz aleyhisselâm:

“Hiç tasalanma! Allah bizimledir.” buyurmuştu. (Tevbe: 9/40)

 

Kendilerini tutup müşriklere teslim ederek yüzer deve mükâfat almak sevdasıyla onları izleyen Sürâka b. Cu’şum’u gördüğü zaman, Hz. Ebû Bekir yine telaşlanmış ve:

“Yâ Rasûlallah! İşte, atlı gelip bize yetişti.” demişti.

Peygamberimiz aleyhisselâm ona yine:

“Hiç tasalanma! Allah bizimledir.” buyurmuştur.

 

Enes b. Malik der ki:

“Rasûlullâh aleyhisselâm insanların en güzeli, en cömerdi ve en şecaatlisi idi. Medine’de bir feryat, korkulu bir hal oldu mu, Peygamber aleyhisselâm hemen Ebû Talha’nın Mendub diye anılan atını emaneten alıp üzerine atlar, feryadın geldiği yere yetişirdi.

Hiçbir feryat ve imdat sesi duyulmazdı ki, Mendub’un oraya bir deniz gibi, su gibi revan olduğunu görmeyelim!

Hâlbuki o, çok yavaş ve ağır yürüyen bir attı; hiç de yürüyen değildi.

Bir gece Medineliler bir feryat işitip korkmuşlar, hemen sesin geldiği tarafa doğru gitmişlerdi.

Rasûlullâh aleyhisselâm ise, onları geride bırakarak ilerlemiş, sesin geldiği yere yetişmiş, durumu inceleyip dönerken halk ile karşılaşmıştı.

Kendisi Ebû Talha’nın çıplak atının üzerinde kılıcı boynunda asılı bulunuyor ve:

‘Hiç korkmayınız! Hiç korkmayınız!’ buyuruyordu.”

 

Hz. Ali de, Bedir savaşı günü müşriklerin saflarına Peygamberimiz aleyhisselâmdan daha yakın bir kimse bulunmadığını bildirmiştir.

 

Mikdad b. Amr da, Peygamberimiz aleyhisselâmın Uhud savaşındaki şecaat ve sebatını anlatırken:

“Kendisini hak din ve kitapla peygamber gönderen Allah’a yemin ederim ki; düşmanın saldırıları karşısında Rasûlullâh’ın bir karış bile gerilediğini görmedim!

Ashabından bir kısmı bir kere onun yanında toplandılar, bir kere de onun yanından dağıldılar.

Rasûlullâh’ın arada sırada ayakta dikilerek düşmanı geriletecek derecede yayıyla ok, ya da taş attığını görmüşümdür!

O, tıpkı askerî bir birlik gibi sebat etmekte, yerinden ayrılmamakta idi.” demiştir.

Uhud savaşında, Kureyş müşriklerinden Übeyy b. Halef:

“Muhammed nerede?” diyerek soruyor,

“Yâ Muhammed! Sen kurtulursan, ben kurtulmayayım!” diyerek gelip Peygamberimiz aleyhisselâma yetişmiş bulunuyordu.

Peygamberimiz aleyhisselâmın yanındaki sahabileri:

“Yâ Rasûlallah! İçimizden birisi dönüp onu karşılasa olmaz mı?” dediler.

Peygamberimiz aleyhisselâm:

“Bırakınız gelsin!” buyurdu.

Übeyy b. Halef, Peygamberimiz aleyhisselâmın yanına kadar geldi. Sahabiler dayanamayarak onun önünü kesmek istediler.

Peygamberimiz aleyhisselâm:

“Geri durunuz!” buyurdu.

Hemen Haris b. Sımme’nin mızrağını eline aldı, sonra sahabilerine puğur devenin silkinmesi gibi silkindi, onları devenin sırtından sineklerin uçup dağılışı gibi başından dağıttı.

Peygamberimiz aleyhisselâmın o sıradaki celâdeti, hiç kimsede yoktu. Peygamberimiz aleyhisselâm davranınca, Übeyy b. Halef dönüp kaçmaya başladı.

Peygamberimiz aleyhisselâm:

“Ey Übeyy! Nereye kaçıyorsun? diyerek seslendi onu -boynunun- miğferiyle gömleğinin yakası arasındaki kısmından vurup yaraladı!

Übeyy b. Halef, sığır böğürür gibi böğürerek atından yere yuvarlandı. Kendisinin kaburga kemik­lerinden bazısı da kırıldı. Müşrikler, onu ordugâhlarına götürdüler. Übeyy b. Halefin yarasının kanı çıkmıyordu, fakat ağrısına dayanılacak gibi değildi.

Bunun için, Übeyy b. Halef:

“Vallahi, Muhammed beni öldürdü!” dedi. Arkadaşları:

“Andolsun, sen aklını kaybetmişsin! Vallahi, sendeki yaranın hiç önemi yok!” dediler. Übeyy ise:

“O bana Mekke’de ‘Seni, ben öldüreceğim!’ demişti.

Vallahi o benim üzerime tükürse, yine beni muhakkak öldürür!” dedi. Arkadaşları:

“Ey Ebû Âmir! Vallahi, senin yaran önemli değildir! Eğer bu sendekinin aynı herhangi birimizde olsaydı bize hiç de sıkıntı vermezdi. Biz de ona aldırış bile itmezdik!”diyerek teselli etmeye çalışıyorlardı. Fakat o:

“Lât ve Uzzâ’ya yemin ederim ki, eğer bende olan bu yara, Zülmecaz panayırı halkında olsaydı, hepsi de çoktan ölüp giderlerdi.

O, bana: ‘Seni, ben öldüreceğim!’ dememiş miydi?

Değil ben, bütün Rebia ve Mudarlar halkı da olsa, muhakkak onları da öldürür o!” diyordu.

Übeyy b. Halef, Mekke’ye altı mil uzaklıkta bulunan Şerife gelince öldü.

 

Ashabdan Berâ’ b. Âzib’e Kays kabilesinden bir adam:

“Huneyn savaşı günü, Rasûlullâh aleyhisselâmın yanından siz de kaçtınız mı?” diye sormuştu.

Berâ’ b.Âzib:

“Fakat Rasûlullâh aleyhisselâm kaçmamıştır! Onu boz katırının üzerinde gördüm ki, Ebû Süfyan b. Haris katırın geminden tutuyordu.

Kendisi:

‘Peygamber benim! Yalan yok! Ben Abdulmuttalib’in oğluyum!’ diyerek sesleniyordu.

Vallahi, savaş kızıştığı zaman, Rasûlullâha sığınır, onunla korunurduk!

İçimizde en yiğit olanımız, Peygamberimiz aleyhisselâmın hizasında durabilendi!” dedi.

Hz. Abbas da:

“Müslümanlarla kâfirler karşılaşınca, Müslümanlar bozulup gerilediler.

Rasûlullâh aleyhisselâm ise katırını kâfirlere doğru mahmuzlamaya başladı.

Ben, koşmasına engel olmak için, katırının geminden tutuyordum. Ebû Süfyân b. Haris de, Rasûlullâh aleyhisselâmın katırının üzengisinden tutuyordu.” demiştir.

(M. Asım Köksal, İslam Tarihi, XVIII, 481-485)

4

29/10/2017 Kabir Azabını İnkâr Edenlere Güzel Bir Cevap

4

29/10/2017 Suların Kısımları

4

29/10/2017 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 20. Mektubu

4

29/10/2017 Bir Mucize, Süheyl b. Amr (r.a)

4

29/10/2017 Olmayınca

4

29/10/2017 Gel Papaz Efendi!

4

17/07/2017 Oruç yüzünden bizim canımız dirilik elde edecektir!

4

23/02/2017 es-Selâmü Aleyküm

4

23/02/2017 Abdesti Bozmayan Şeyler

4

23/02/2017 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 18. Mektubu

4

23/02/2017 Himmetini Âlî Tut - Pir Abdulkâdir Geylâni Hazretleri

4

02/11/2016 es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh - TAKDİM

4

25/10/2016 Bize Ulaşan Haberler

4

25/10/2016 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 16. Mektubu

4

25/10/2016 Sünnetsiz İslam Arayışları

4

09/03/2016 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 11. Mektubu

4

09/03/2016 Mü’min Kul ve Dünyanın Hali - Pîr Abdülkâdir Geylânî (k.s)

4

31/01/2016 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 5. Mektubu

4

31/01/2016 Bir Kâmil Mürşide Varmasan Olmaz

4

31/10/2015 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 12. Mektubu

4

31/10/2015 Mustafa Hayri ÖĞÜT Efendi (k.s) Hazretlerini Rahmet ve Minnet ile Anıyoruz (1895 – 1979)

4

31/10/2015 Rabıta

4

26/10/2015 Âhireti Düşününüz! - Pîr Abdülkâdir GEYLÂNÎ

4

26/10/2015 Osmanlı’nın Manevi Kurucusu Şeyh Edebâlî (k.s)

4

30/07/2015 Namazda Huzur ve Huşuyu Yakalamak

4

30/07/2015 Köstendilî Halîl Efendi’nin Tûti İhsan Efendi’ye 5. Mektubu

4

30/07/2015 Seyyidü\'l-İstiğfâr - İmam GAZALÎ

4

30/07/2015 Abdullah b. Mes’ûd (r.a) Müslüman Oluşu

4

30/07/2015 Tâif Duası

4

01/03/2015 O Günden Beri Bu Haldeyim

4

27/02/2015 Bazılarına Ne Oluyor ki!

4

27/02/2015 Ebû Hanife\'nin Tasavvufi Hayatı

4

27/02/2015 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 5. Mektubu

4

26/02/2015 Olgun Müslüman’ın Vasıfları

4

26/02/2015 Tasavvuf, Havâssa Ait Ledün İlmidir

4

06/11/2014 Şefaati Ve Vesile (Aracı) Kılmayı Şirk Olarak Görme Hastalığı

4

06/11/2014 Âriflerin İlâhî Huzurdaki Edepleri

4

06/11/2014 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 5. Mektubu

4

06/11/2014 İntisâb Niçin Gereklidir?

4

06/11/2014 Gerçek Teslimiyet -Abdülkâdir Geylânî (k.s)

4

25/09/2014 Zilhicce Ayı Nasıl İhya Edilmeli

4

03/06/2014 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 9. Mektubu

4

08/02/2014 Kendimizi Nasıl Aldatıyoruz? İmam GAZALÎ

4

08/02/2014 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 5. Mektubu

4

08/02/2014 Asr-ı Saâdette Mescid-i Nebevî ve Diğer Mescidler

4

08/02/2014 es-selâmü aleyküm

4

17/09/2013 Mustafa Hayri Öğüt (ks.)

4

17/09/2013 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 6. Mektubu

4

17/09/2013 Esmâ’ya Babasından Mektup

4

25/05/2013 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (39. Mektub)

4

25/05/2013 Şeyh Abdurrahman Hâlis et-Tâlebânî

4

16/02/2013 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (38. Mektub)

4

03/11/2012 GEYLANÎ TEFSİRİ - Kitap Tanıtımı

4

03/11/2012 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (1. Mektub)

4

03/11/2012 es-selâmü aleyküm

4

11/08/2012 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (17. Mektub)

4

11/08/2012 Sûfîlerden Esintiler - Cüneyd-i Bağdadi (k.s)

4

11/03/2012 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (30. Mektub)

4

11/03/2012 Sûfîlerden Esintiler-Kuşeyrî Risâlesi

4

11/03/2012 Tasavvuf-Abdülkadir GEYLANÎ (k.s)

4

11/03/2012 Mehmet Âkif ve Sudanlı Genç

4

11/03/2012 Merhabalar Efendim

4

29/12/2011 Temizleme Yolları

4

29/12/2011 Anadolu Selçuklu Dönemi, Müslim-Gayr-i Müslim İlişkileri

4

29/12/2011 Mesnevîden - Mürşid-Mürid-İlâhî Aşk

4

29/12/2011 On Dört Asır Evvel

4

29/12/2011 Kalbin Mâhiyeti

4

29/12/2011 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (28)

4

29/12/2011 Sûfîlerden Esintiler

4

29/12/2011 es-selâmü aleyküm

4

05/10/2011 Sûfilerin Ahlakı

4

05/10/2011 Şevvâl Orucunun Değeri

4

05/10/2011 Peygamberimizin Kılmamızı İstediği Namaz

4

05/10/2011 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (25)

4

05/10/2011 Altın Öğütler - Abdülkâdir Geylânî (k.s)

4

05/10/2011 Sûfîlerden Esintiler

4

05/10/2011 es-selâmü aleyküm

4

28/06/2011 Kitap Tanıtımı - Dostluk Üzerine

4

28/06/2011 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (15)

4

28/06/2011 Mesnevî’den - Benliğin Şımartılması

4

28/06/2011 Kıssadan Hisse

4

28/06/2011 Sohbet, Abdülkâdir GEYLÂNÎ (k.s)

4

28/06/2011 es-selâmü aleyküm

4

15/04/2011 Röportaj - Rektör Abdullah Demircioğlu

4

15/04/2011 Müslüman Kimleri Sever?

4

15/04/2011 Köstendilli Ârif-i Billâh Halil Efendi’den (k.s) Müridi İhsan Efendiye Mektup (4)

4

15/04/2011 Geçmişten Günümüze Naat-ı Şerifler

4

15/04/2011 Abdulkadir Geylani Hz.nin Hicrî 18 Zilkade 545 Tarihli Konuşması

4

15/04/2011 Yeniliklere Açık Oluşu

4

15/04/2011 Şaka ve Latîfe Yapması

4

15/04/2011 Ashabıyla Münasebeti

4

15/04/2011 Şecâat ve Necdeti

4

15/04/2011 Allah’ı Zikretmesi

4

15/04/2011 Cömertliği

4

15/04/2011 Doğru Sözlülüğü

4

15/04/2011 Zühdü

4

15/04/2011 Hayâsı ve Tevâzuu

4

15/04/2011 Peygamberimizin Şemâili

4

26/02/2011 Hadislerle Kabir Azabı

4

26/02/2011 Serdâr-ı Hakan

4

26/02/2011 Köstendilli Ârif-i Billâh Halil Efendi’den (k.s) Müridi İhsan Efendiye Mektup (3)

4

26/02/2011 Erzurumlu İbrahim Hakkı ve İsmail Fakirullah (k.s) Türbesi

4

26/02/2011 es-Selâmü Aleyküm

4

25/12/2010 Aziz Okuyucularımız;

4

25/12/2010 Köstendilli Ârif-i Billâh Halil Efendi’den (k.s) Müridi İhsan Efendiye Mektup (2)

4

25/12/2010 Hz. Ali’nin (k.v) Zühdü

4

25/12/2010 Hz. Mevlânâ’dan

4

25/12/2010 Muharrem Orucu ve Aşûre Günü

4

25/12/2010 Hz. Âişe-i Sıddîka (r.anhâ) Annemizden Peygamberimize (as.)

4

12/10/2010 Aziz okuyucularımız;

4

12/10/2010 Köstendilli Halil Efendi’nin (k.s) Müridine Mektubu

4

12/10/2010 Zamana Değer Verenler - Lâdikli Hacı Ahmet Ağa (k.s)

4

08/08/2010 Aziz okuyucularımız;

4

08/08/2010 Tasavvufi Şiir Şerhi

4

08/08/2010 Hikmet Deryâsı

4

22/07/2010 Ey Gönül

4

22/07/2010 Gönül Âlemi

4

22/07/2010 Kitap Tanıtımı

4

03/04/2010 es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh

4

31/03/2010 Kalbin Şikayeti

4

31/03/2010 Nasıl Sevdiler?

4

31/03/2010 Rasûlullâh’ın (s.a.v.) Toplum İçindeki Ahvali
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net