SON SAYI
1. Sayż
es-selāmü aleyküm ve rahmetullāh
Din karde?lerimiz, gönül dostlar?m?z!
PDF Halini indirmek iēin tżklayżnżz
 
Köstendilli Ārif-i Billāh Halil Efendi?den (k.s) Müridi ?hsan Efendiye Mektup (4)
Editör
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

es-Selâmu aleyküm ve rahmetullahî ve berakâtühû muhterem ?hsan Efendi,

Gözümün nuru ?hsan Efendi o?lum!

Tasavvuf kâl/söz ilmi ve yolu de?ildir. Tasavvuf hâl/davran?? yoludur. Tabiî ki her sahan?n ister kavlî olsun ister halî olsun kendine mahsus bir ilmi, zahirî ?ekli, belli umdeleri vard?r. Tarikat?n da ayn? ?ekilde zahirinde olmas? ve bilinmesi icap eden birçok âdâb?, erkân? vard?r. Ancak bunlar “hal olarak” neticelenmezse ve takallüb/de?i?erek ederek hal olmazsa ki?i bu erkân? bilmekle sofi olamaz. Asl?nda her i?in hali ve zevki zâhirin ötesinde, ilerisindedir. Meselâ bir bahç?van dü?ün. Bu i?i görerek ve ustas?ndan talim ederek ö?renmi?tir. ?lk önce basit i?lerde ustas?n? taklit ederek ona ç?rak olur. ?yi yap?nca takdir, kötü yap?nca tekdir görür. Bu safhada tüm derdi ustas?n? memnun etmek ve ç?rak yevmiyesini almakt?r. E?er kabiliyeti varsa i?i ö?renmekle kalmaz ayr?ca kolayca yapt??? i?lerin neticesinden de zevkyâb olur. Nihayet usta olur. ?imdi sen bunlar? bilmeden bahç?vana bakt???nda ne onun evvelce çekti?i zahmeti bilirsin ne de onun u?ra??rken çekti?i me?akkatin içindeki zevki görürsün. Ustas?n?n onu nas?l yeti?tirdi?ini, nebatata nas?l bir nazarla bakt???n? idrak edebilirsin. Pekâlâ, bu böyle iken tasavvufu zahirî ahkâmdan, tarikat? ?ekilden ibaret zannetmek hiç ak?l ve insaf kâr? m?d?r? Bunun üzerine belki ?öyle sorulabilir:

“Efendim, mademki her i? içinde hal sakl?d?r, niçin ‘hal yoludur’ tabirini tasavvufa hasrediyorsunuz?” Cevaben deriz ki: “Tasavvuf; ilmiyle, zâhiriyle, ?ekliyle, her ?eyiyle ‘hal’ neticesine ve mü?ahedeye götürür de ondan öyle deriz.” ?r?ad; bilmek, bildirmek de?il bulmak, buldurmak demektir. Mür?idlik, hocal?k mesle?i de?ildir. Veyahut mür?id vasf?nda olan ayn? zamanda kemâl ilminin hocas?d?r amma her hoca mür?id de?ildir. Çünkü mür?id hale uyand?r?r. Ki?iyi oldurur. Bildiklerini buldurur. Hal üzere hallendirir.

Tarikat, mü?ahede ve görmektir. Bilen ile bilmeyen müsavi olmad??? gibi görenle görmeyen de müsavi olamaz. Hoca olmak için görmek ?art de?ildir. Lâkin mür?id olabilmek için mü?ahede, en az?ndan ir?ad sahas?nda lâz?m olan nisbetle görmek esast?r. Dervi? görülmeyeni görmez. Zaten hep gösterilen ve ir?ada vesile olsun diye hep var olan? görür. Bu görü? duyu?la, dinlemeyle ba?lar. Dervi?e lâz?m olan ille önce nutuk haklamak, yani söz tutmakt?r. Ki?i her zaman gözünün önünde olan bir ?eyi bile idrak edemez veya fark etmeyebilir. Ancak dinlerse görür ve gördü?ünü ö?renir. Meselâ çocuk görür. Gördüklerini dinleyerek fark eder, isimlerini ö?renir. Henüz görmediklerini de gene dinleyerek, hayalinde canland?rarak ö?renir. Bunun gibi insan intisabla (bir mür?ide biat etmekle) âhiret âlemine bu âlemde iken do?ar, dervi? olur, görme hali ba?lar. Amma unutma! Bu do?um, intisab?ndaki duyu?la, dinleyi?le olmu?tur. Sonra gördüklerinin isimlerini, hallerini ve tefsirlerini ö?renir. Gördü?ünü idrak dahi söz dinlemeyle mümkün olur. Daha sonra bu idrak ve mü?ahede hale dönü?ür. Bu bulu? onu olu?a yükseltmek içindir. Kâmil menziline vâs?l olunca görmekle kalmaz, Allah Teâlâ’n?n inayeti ve izniyle gösterir ve buldurur. Tâlib-i Hakk ve hakîkî olanlar? menzile eri?tirecek hal üzere âmil ve mezun olur. Cenâb-? ?brahim’in Kur’ân-? Kerîm’de geçen bir k?ssas?n? hat?rlatmakta ve âyetlerin hikmetini bu meyânda zikretmekte fayda mülahaza ediyorum.

Meâlen ?öyle geçer: Hz. ?brahim (a.s) “Yâ Rabbî, sen ölüleri nas?l diriltirsin?” diye Cenâb-? Hakk’tan suâl eder. Cenâb-? Zü’l-Celâl ve’l-Kemâl: “?nanm?yor musun ya ?brahim?” buyurunca Hz. ?brahim “?nand?m ve îmân ettim Yâ Rabbî, lâkin kalbim mutmain olsun. Lütfeyle, göster.” diyerek niyazda bulunur. Bunun üzerine Cenâb-? mutlak-? âlem Allah Teâlâ “Ya ?brahim, dört farkl? cins ku?u al, onlar? kesip cüzleri yani parçalanm?? olan vücutlar? birbirine kar??t?r, sonra birbirine geçmi? bulamac? dörde taksim edip her birini bir da??n ba??na koy, sonra bu ku?lar? tek tek ça??r.” buyurur. Söylenenleri eksiksiz yerine getiren Hz. ?brahim daha sonra bu ku?lar?n ayn? ilk halleri gibi diriltilip eksiksiz, kendilerine uçarak geldi?ini görür. (Bakara, 2/260) ?imdi bu âyetler üzerinde iyice tefekkür et, Tûtîzâde ?hsan Efendi o?lum.

?lk önce yakîn mertebelerine i?aret ediyor ki ilme’l-yakîn; bilmek, ayne’l-yakîn; görmek; hakke’l-yakîn; bulmak ve olmakt?r. Cenâb-? ?brahim (a.s) gibi bir zât?n îmân?nda eksiklik olmas? mümkün olabilir mi? Hâ?â, tabiî ki olamaz. O halde burada neye i?aret vard?r? Âlimler, bu âyetin tefsirinde “Mür?id-i âgâh olanlar?n haline veya mür?idde olmas? gereken hale i?aret vard?r.” buyurmu?lar ve ?öyle izah etmi?lerdir: Ki?i ilmiyle bildirebilir amma ir?ad edemez, hale kavu?turamaz. Bu zâtlar?n ilminden istifade edip baz?lar? yol kat etseler de, mür?id olmayanlar gene de bu ki?ilere âgâh olup onlar?n hallerini bilmeye ve bildirmeye muktedir olamazlar. Hal üzere ir?ad için ki?iye mü?ahede ve bu mü?ahedenin kalbi mutmain k?lacak derecede idraki lâz?md?r. Bu s?rr? fehmedemeyenler velîlerin ve hal sahiplerinin sözlerine ve fiiline bakarak “Bunu biz de yapar?z.” deyu iddiaya kalk???rlar. Zâhirdeki benzerlik veya ayr?l?k onlar? k?yasa sevk eder, bu nevi ir?ad? inkâr ederler. S?rr-? Muhammedi’nin s?rr?yla ir?ad?n tesirini bilemezler. Fakat bir yandan da mürîdan?n edebine de hayran kal?rlar. Marifet neticeleri zuhûr edince, yak??t?ramaz ve taaccüb ederler. Ayn?, henüz toprak nedir bilmeyip bahç?van?n halinden dem vuranlar gibi... Kibir ve cehaletlerinden dolay? mahrum kal?rlar. Hâlbuki birazc?k meyletseler, az?c?k hürmet ve insaf etseler bu kap?lar herkese aç?kt?r, vesselâm.

Âyetlerdeki bir lâtife de ?udur demi?ler: “Ki?i Hz. ?brahim gibi halîliyyet haline bürünmeden, Nemrud ate?i gibi olan nefsin yak?c? ate?ini söndürüp kendine gül?en etmeden, Cenâb-? Hakk’tan marifet ve kerâmet talep edemez. Evvel Hâl?k’?na teslimiyetini gösterecek, sonra marifet nuruyla mü?ahede makam?na yükselecek. Ancak bundan sonra teslimiyeti kullara talime muvaffak ve ir?ada mezun olacak.

Muhterem ?hsan Efendi o?lum, ir?ad mevzuu aç?lm??ken zaman?n sahte mür?idlerinden söz etmeden geçemeyece?im.

Bir karde?imiz fakîre geldi, uzun uzun baz? ?âhid oldu?u hâdiseleri nakletti. Kendini mür?id olarak ilan eden herifin biri kasaba kasaba, memleket memleket dola??yormu?. Dola?sa iyi, bir de milletin aya??na, yoluna dola??yormu?. ?imdi diyeceksin ki, Halîl Efendi de dedikoduya ba?lad?. ??in lâtifesi. Tabiî ki böyle bir ?eyi dü?ünmezsin. Bu nevi zâtlar?n ismini vermeden konu?mak bile câiz de?ildir. Asl?na bakarsan ismini de söyleyeceksin ki bu habisleri cümle âlem tan?s?n ve bilsin. Neyse, bu adam tekkelere, zâviyelere, mescidlere u?rar, “Zaman?n mehdîsi benim, bana kutbiyet verildi, her nerde bir ?eyh var gelip bana intisap etsin, necât bulsun, âhir zaman velîsi ve mehdîsi benim.” diye biat toplarm??. Evet, evlâd?m yanl?? yazmad?m. Biatlar?n?z? toplayaca??m, diye sözler sarf edermi?. Diyorum ya, insan ya?ad?kça daha neler görecek. Cenâb-? Hakk, hayat?n da memât?n da hay?rl?s?n? versin. Bana bunu anlatan karde?ime sordum. Hangi tarîktenmi?? O da, “Vallahi ?eyh baba, hepsinden varm??.” dedi. “Fesübhânallah, karde?im k?yafetine bakmad?n m?? Bu herif ?eyh müsveddesi de olsa ille birini taklit ediyordur, ya külâh? ya h?rkas? bir yerden a??rmad?r, onu bari söylesen.” dedim. Ne dese be?enirsin? “Ya hû ?eyh baba, ben de anlamad?m. Koskocaman sar?k sarm??, zannedersin ki yorgan, sar???n içinde bir külâh var amma ne Rûm’da gördüm ne Acem’de, böyle acayip bir ?ey. Asas?n? uzat?yor, ‘Cübbemden tutun.’ diyor, ‘Kim bana dokunursa yahut elini havaya kald?r?p i?aret ederse biatini ald?m, kabul ettim.’ diyor.” demez mi? Yâ hû, mecâlim yok… ?öyle bir yirmi sene evvel olsayd?, hemen kalk?p bu adam?n izini sürer, ondan sonra da tozunu att?r?rd?m. Ke?i? gibi uzatt??? sakal?ndan tutar, ibret-i âlem olsun diye yerlerde sürüklerdim. Amma, bu utanmaz herif hangi salahiyetle böyle bir ahlâks?zl??a ve izans?zl??a cesaret eder. Tarihte ve baz? devirlerde zaman?n imamlar? zuhûr etmi? ve ba?ka tarîklerin tasarrufat? kendisine verilmi?tir. Bu durum mevcuttur. Lâkin o zât?n imam oldu?unu di?er me?ayih muhakkak emr-i manevî ile bilmi? ve öylece yollar?n?n emanetini ve seyr u sülûkunu bu imama havale eylemi?tir. Burada öyle bir ?ey de yok, ?eyhin kerâmeti kendinden menkul (?eyh kerâmetini anlat?yor ama kendinden ba?kas? görmemi?, benim ?öyle kerâmetlerim var diye el âleme anlat?yor.)

Tasavvuf ehli “Aldatandan daha alçak aldanand?r.” demi?tir. Aldatan zaten haindir, peki dervi? karde?im, sen bu yolda hiç mi manevî zevk tatmad?n, hiç mi Rahmanî koku duymad?n da, sana yutturulan bu herzeleri a?z?n? ?ap?rdata ?ap?rtada yutuyorsun? Gözün bu yola hiç mi nurlanmad?? Kula??ndan hiç mi hak sözü girmedi? Ferasetsiz ve gaflet pamu?u kula??nda bu sözlere kan?yor, aldan?yorsun. Körlük ayr? ?ey, nankörlük ayr? ?ey. Nankörlü?ün cezas? kat be kat olur. Zaten bu cihetten dü?ününce fakîr kendi kendime ?öyle diyorum: “Demek ki Hz. Allah, kalbi arada derede olan, ?ek ve ?üphe içinde bulunanlar? böylece bir habis etraf?nda topluyor. Allahu a‘lem, bu ç?ban iyice cerahat dolduktan sonra ilâhî k?l?c?yla bu yaray? toptan temizleyecek, bunun yolunu haz?rl?yor. Hani bu ?una benzer: Avâm aras?nda kocakar?lar vard?r. “Ölmek üzere olan ki?inin yan?nda su vermek için bekleyin, yoksa o hâlet-i nez’ide hararet basar, ?eytan gelir, ‘Sana su vereyim de sen de îmân?ndan dön.’ diye teklifte bulunur, o ki?i de bir bardak suya îmân?n? verir. Kâfir olarak gider.” diye insanlara ak?l verirler. Yâ hû, îmân denilen cevherin sahibi Hz. Allah’t?r. Ki?inin kalbine inmeye görsün. Bir daha onu oradan ç?kartmak mümkün de?ildir. Lâkin insan inanmam??, îmân etmemi?se ancak îmân etti?ini vehmetmi?se durum farkl?. Zaten ona îmân denmez ki. O, bir bardak suya da gider, bir bak??ta da kaybolur, üfürükten bir sebeple de hevâ ve hebâ olur. Demek ki bu nevi soytar?lara mür?idleri hayattayken ve bir yola ba?lanm??ken ahmakça gidip tâbi olan ki?ilerin evvelce yapt??? fiiller beyhudeymi?. Velhâs?l, fevkalâde üzüldüm. Sonradan da “Sahibi bilir, Cenâb-? Hakk ?slah eylesin.” diye Hakk Teâlâ’ya havale k?ld?m. Hakîm ve zarif birine Nâs sûresi mütalaa edilirken sormu?lar, “?eytan?n ?erri mi yoksa insan?n ?erri mi daha fenad?r?” diye. Hazret bir müddet tevakkuf eylemi? (durmu?, beklemi?), sonra mütebessim bir çehre ile “Bak?n ?öyle anlatay?m.” demi?. “Eûzü besmele çekip Kur’ân-? Kerîm’den âyetler okursunuz, ?eytan hemen o meclisten kaçar. Ama insan sûretinde baz? ?eytanlar vard?r ki meclisinize gelir, Kur’ân’? al?p kaç?r?r. Art?k hangisi daha fena siz dü?ünün.” Evet, hakîkaten üzerinde dü?ünmek lâz?m.

?hsan Efendi o?lum, velhâs?l Cenâb-? Hakk, kâinat?, hakla bât?l?n birbirinden ayr?lmas? için imtihanhâne olarak tanzim eylemi?tir. Tüm tezgâhlar Hakk Teâlâ’ya çal???r. Tezgâh tezgâh üstüne, neticede herkes bir gün lay???n? bulacak bir ?ekilde k?yamet sabah?na kavu?acakt?r. Hiçbir hakîkî mür?id kendisine adam ça??rmaz. Kendisine ça??rmad??? gibi hakikî ?eyhlerden hiçbiri tekkesine dergâh?na da adam ça??rmaz. Dergâhlarda bir cemiyet olaca?? vakit “Efendim, falanca gün dergâh?m?zda ?öyle ?öyle merasim olacakt?r, yahut dua yap?lacakt?r, arz olunur.” diye söylenir. Yoksa “Siz de gelin, bekliyoruz.” gibi lüzumsuz lak?rd?lar konu?ulmaz. Dergâha adam ça??rmak yahut “Bize gel.” demek büyük terbiyesizliktir. Bir adam kendisine ça??r?yor, hak ve hakikatten bahsettikten sonra kendisini i?aret ediyor ve öne ç?kart?yorsa bil ki o adam sahtekârd?r. Mür?id vas?fl? zarifler ve ârifler hak ve hakikati konu?ur. Tâbi olanlar? Allah ve Rasûlü’ne vesile k?lar. Hatta kendisine mü?tak olarak gelenleri bile üzerine yap??t?rmaz. “Sen madem beni seviyorsun ben de seni ald?m, kabul ettim.” demez. Bunu ancak ahmaklar yapar. Ahmakl?k ne mür?ide ne müride ne de mü’mine yak???r. Cenâb-? Hakk, velî sûretindeki iblislerden, ?eyh kisvesindeki habislerden muhafaza eylesin.

Velhâs?l, hal ehli olan? hal ehliyeti olan anlar. Hatta “hale” istidâd? olan? ehl-i hal anlar ve hal üzere ir?ad eder. Yoksa iki üç risâle okumakla; ârifleri, ?eyhleri taklitle b?rak tasavvufun halini, kâlini bile anlayamaz. Zât-? âliniz kemâlinizdeki hal ve tebdilat?n?zdan ne demek istedi?imi gayet iyi anlam??s?n?zd?r. Evvelce Efendimiz’i bilmenizle, tan?man?zla ?imdiki bili?iniz ve idrakiniz ayn? m?? Tabiî ki bir de?il… ??te dervi?lik, a??zdaki bal?n b?rakt??? tat gibidir. Hayat boyu bu zevk u lezzetle dil a??zda dolan?p duruyor vesselâm…

?hsan Efendi o?lum, sat?rlarda anlatmaya çal??t?klar?m? Cenâb-? Hakk sadr?na indirerek anlats?n. Zevk-i manevîsi, a?z?n? dilini tatland?rs?n. Râz? oldu?u hallerde en güzel ahvâl üzere eylesin. Hem kendisi nurlanan hem de etraf?n? nurland?ran gönül ehli zâtlardan olman? nasip eylesin. Kelâm?n? ve kelâm-? Rasûlullâh’? sende müessir eylesin. Böyle senin dahî r?zaya muvaf?k olan sözlerini tesirli eylesin.

es-Salâtu vesselâmü aleyke yâ Seyyide’l Evvelîne ve’l Ahirin

vel- Hamdülillahi Rabbi’l-âlemîn

4

23/09/2018 Ēingene Ali

4

23/09/2018 Avrupa ?lahiyat Fakültesi - Gent

4

18/09/2018 Cem Olmu? Dervi?leri

4

18/09/2018 Müslümanlar zamane yatl? oldu,

4

18/09/2018 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 21. Mektubu

4

09/03/2018 Tasdik ve ?nkār Bak?m?ndan ?nsanlar - Ömer Nesefī

4

09/03/2018 Kudüs Davas? Sahipsiz De?ildir!

4

09/03/2018 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 20. Mektubu

4

09/03/2018 Hz. Peygamber, Bar?? ve Sava?

4

09/03/2018 Peygamberimiz, Efendimize Hitap!- Divān-? Kebīr“den

4

29/10/2017 Kabir Azab?n? ?nkār Edenlere Güzel Bir Cevap

4

29/10/2017 Sular?n K?s?mlar?

4

29/10/2017 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 20. Mektubu

4

29/10/2017 Bir Mucize, Süheyl b. Amr (r.a)

4

29/10/2017 Olmay?nca

4

29/10/2017 Gel Papaz Efendi!

4

17/07/2017 Oruē yüzünden bizim can?m?z dirilik elde edecektir!

4

23/02/2017 es-Selāmü Aleyküm

4

23/02/2017 Abdesti Bozmayan ?eyler

4

23/02/2017 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 18. Mektubu

4

23/02/2017 Himmetini Ālī Tut - Pir Abdulkādir Geylāni Hazretleri

4

02/11/2016 es-selāmü aleyküm ve rahmetullāh - TAKD?M

4

25/10/2016 Bize Ula?an Haberler

4

25/10/2016 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 16. Mektubu

4

25/10/2016 Sünnetsiz ?slam Aray??lar?

4

09/03/2016 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 11. Mektubu

4

09/03/2016 Mü?min Kul ve Dünyan?n Hali - Pīr Abdülkādir Geylānī (k.s)

4

31/01/2016 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 5. Mektubu

4

31/01/2016 Bir Kāmil Mür?ide Varmasan Olmaz

4

31/10/2015 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 12. Mektubu

4

31/10/2015 Mustafa Hayri Ö?ÜT Efendi (k.s) Hazretlerini Rahmet ve Minnet ile An?yoruz (1895 ? 1979)

4

31/10/2015 Rab?ta

4

26/10/2015 Āhireti Dü?ününüz! - Pīr Abdülkādir GEYLĀNĪ

4

26/10/2015 Osmanl??n?n Manevi Kurucusu ?eyh Edebālī (k.s)

4

30/07/2015 Namazda Huzur ve Hu?uyu Yakalamak

4

30/07/2015 Köstendilī Halīl Efendi?nin Tūti ?hsan Efendi?ye 5. Mektubu

4

30/07/2015 Seyyidü\'l-?sti?fār - ?mam GAZALĪ

4

30/07/2015 Abdullah b. Mes?ūd (r.a) Müslüman Olu?u

4

30/07/2015 Tāif Duas?

4

01/03/2015 O Günden Beri Bu Haldeyim

4

27/02/2015 Baz?lar?na Ne Oluyor ki!

4

27/02/2015 Ebū Hanife\'nin Tasavvufi Hayat?

4

27/02/2015 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 5. Mektubu

4

26/02/2015 Olgun Müslüman??n Vas?flar?

4

26/02/2015 Tasavvuf, Havāssa Ait Ledün ?lmidir

4

06/11/2014 ?efaati Ve Vesile (Arac?) K?lmay? ?irk Olarak Görme Hastal???

4

06/11/2014 Āriflerin ?lāhī Huzurdaki Edepleri

4

06/11/2014 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 5. Mektubu

4

06/11/2014 ?ntisāb Niēin Gereklidir?

4

06/11/2014 Gerēek Teslimiyet -Abdülkādir Geylānī (k.s)

4

25/09/2014 Zilhicce Ay? Nas?l ?hya Edilmeli

4

03/06/2014 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 9. Mektubu

4

08/02/2014 Kendimizi Nas?l Aldat?yoruz? ?mam GAZALĪ

4

08/02/2014 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 5. Mektubu

4

08/02/2014 Asr-? Saādette Mescid-i Nebevī ve Di?er Mescidler

4

08/02/2014 es-selāmü aleyküm

4

17/09/2013 Mustafa Hayri Ö?üt (ks.)

4

17/09/2013 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 6. Mektubu

4

17/09/2013 Esmā?ya Babas?ndan Mektup

4

25/05/2013 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (39. Mektub)

4

25/05/2013 ?eyh Abdurrahman Hālis et-Tālebānī

4

16/02/2013 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (38. Mektub)

4

03/11/2012 GEYLANĪ TEFS?R? - Kitap Tan?t?m?

4

03/11/2012 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (1. Mektub)

4

03/11/2012 es-selāmü aleyküm

4

11/08/2012 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (17. Mektub)

4

11/08/2012 Sūfīlerden Esintiler - Cüneyd-i Ba?dadi (k.s)

4

11/03/2012 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (30. Mektub)

4

11/03/2012 Sūfīlerden Esintiler-Ku?eyrī Risālesi

4

11/03/2012 Tasavvuf-Abdülkadir GEYLANĪ (k.s)

4

11/03/2012 Mehmet Ākif ve Sudanl? Genē

4

11/03/2012 Merhabalar Efendim

4

29/12/2011 Temizleme Yollar?

4

29/12/2011 Anadolu Selēuklu Dönemi, Müslim-Gayr-i Müslim ?li?kileri

4

29/12/2011 Mesnevīden - Mür?id-Mürid-?lāhī A?k

4

29/12/2011 On Dört As?r Evvel

4

29/12/2011 Kalbin Māhiyeti

4

29/12/2011 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (28)

4

29/12/2011 Sūfīlerden Esintiler

4

29/12/2011 es-selāmü aleyküm

4

05/10/2011 Sūfilerin Ahlak?

4

05/10/2011 ?evvāl Orucunun De?eri

4

05/10/2011 Peygamberimizin K?lmam?z? ?stedi?i Namaz

4

05/10/2011 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (25)

4

05/10/2011 Alt?n Ö?ütler - Abdülkādir Geylānī (k.s)

4

05/10/2011 Sūfīlerden Esintiler

4

05/10/2011 es-selāmü aleyküm

4

28/06/2011 Kitap Tan?t?m? - Dostluk Üzerine

4

28/06/2011 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (15)

4

28/06/2011 Mesnevī?den - Benli?in ??mart?lmas?

4

28/06/2011 K?ssadan Hisse

4

28/06/2011 Sohbet, Abdülkādir GEYLĀNĪ (k.s)

4

28/06/2011 es-selāmü aleyküm

4

15/04/2011 Röportaj - Rektör Abdullah Demircio?lu

4

15/04/2011 Müslüman Kimleri Sever?

4

15/04/2011 Köstendilli Ārif-i Billāh Halil Efendi?den (k.s) Müridi ?hsan Efendiye Mektup (4)

4

15/04/2011 Geēmi?ten Günümüze Naat-? ?erifler

4

15/04/2011 Abdulkadir Geylani Hz.nin Hicrī 18 Zilkade 545 Tarihli Konu?mas?

4

15/04/2011 Yeniliklere Aē?k Olu?u

4

15/04/2011 ?aka ve Latīfe Yapmas?

4

15/04/2011 Ashab?yla Münasebeti

4

15/04/2011 ?ecāat ve Necdeti

4

15/04/2011 Allah?? Zikretmesi

4

15/04/2011 Cömertli?i

4

15/04/2011 Do?ru Sözlülü?ü

4

15/04/2011 Zühdü

4

15/04/2011 Hayās? ve Tevāzuu

4

15/04/2011 Peygamberimizin ?emāili

4

26/02/2011 Hadislerle Kabir Azab?

4

26/02/2011 Serdār-? Hakan

4

26/02/2011 Köstendilli Ārif-i Billāh Halil Efendi?den (k.s) Müridi ?hsan Efendiye Mektup (3)

4

26/02/2011 Erzurumlu ?brahim Hakk? ve ?smail Fakirullah (k.s) Türbesi

4

26/02/2011 es-Selāmü Aleyküm

4

25/12/2010 Aziz Okuyucular?m?z;

4

25/12/2010 Köstendilli Ārif-i Billāh Halil Efendi?den (k.s) Müridi ?hsan Efendiye Mektup (2)

4

25/12/2010 Hz. Ali?nin (k.v) Zühdü

4

25/12/2010 Hz. Mevlānā?dan

4

25/12/2010 Muharrem Orucu ve A?ūre Günü

4

25/12/2010 Hz. Āi?e-i S?ddīka (r.anhā) Annemizden Peygamberimize (as.)

4

12/10/2010 Aziz okuyucular?m?z;

4

12/10/2010 Köstendilli Halil Efendi?nin (k.s) Müridine Mektubu

4

12/10/2010 Zamana De?er Verenler - Lādikli Hac? Ahmet A?a (k.s)

4

08/08/2010 Aziz okuyucular?m?z;

4

08/08/2010 Tasavvufi ?iir ?erhi

4

08/08/2010 Hikmet Deryās?

4

22/07/2010 Ey Gönül

4

22/07/2010 Gönül Ālemi

4

22/07/2010 Kitap Tan?t?m?

4

03/04/2010 es-selāmü aleyküm ve rahmetullāh

4

31/03/2010 Kalbin ?ikayeti

4

31/03/2010 Nas?l Sevdiler?

4

31/03/2010 Rasūlullāh??n (s.a.v.) Toplum ?ēindeki Ahvali
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemirciošlu Facebook/7KubbeSufiGenēlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Haklarż Saklżdżr © 2010 (Müžteri Hizmetleri Telefon Numarasż : (0 533) 474 70 26 ) Tasarżm & Yazżlżm : Networkbil.Net