SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din karde?lerimiz, gönül dostlar?m?z!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Ça??m?z ?nsan?n?n Tasavvufa Duydu?u ?htiyaç
Prof. Dr. Mustafa KARA
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

?nsanl???n kültür tarihi halim-selim, uysal birçok âlim, arif ve sanatkâr? tan?d??? gibi muhalif, kafa tutan, heterodoks ?ahsiyetlere de ?ahittir. Bu genellemeyi ?slâm dünyas? için de yapman?n hiçbir mahzuru yoktur.

Yakla??k 1500 y?ld?r ?slâm dünyas?n?n de?i?ik co?rafyalar?nda farkl? mezhep, ekol ve tarikatlara mensup yüzlerce ak?l ve gönül adam? de?i?ik tav?r ve tutumlar? temsil edegelmi?lerdir. ?üphesiz bu renkli ki?ilerin bir gurubu da tasavvuf ehli insanlard?r.

?slâm dü?ünce ve medeniyetinin iç boyutunu, kalbî taraf?n? temsil eden tasavvuf, dinî hayat ve dü?üncenin bir alt ba?l??? olarak ele al?nabilir. Asl?nda bütün dinler kalp ve ruhu esas al?rlar. Ancak zamanla dinlerin ?emsiyesi alt?nda hayat?n de?i?ik kurum ve alanlar? ne?v ü nema buldu?u için maddî-manevî, aklî-kalbî, dünyevî-uhrevî gibi tasnifler yap?la gelmektedir. ??te tasavvuf bu noktada hayat?n gönül ve his boyutuna, kalp ve ruh âlemine ???k tutmaktad?r. ?nsana kendisini ve Rabbi’ni tan?man?n yollar?n? göstermekte, kendisiyle ve çevresiyle bar???k halde ya?amas?n?n önündeki engelleri kald?rman?n usulünü ö?retmektedir.

Dinin esaslar?na de?i?ik aç?lardan bakman?n getirdi?i mezhep ve tarikat gerçe?i bu ya?l? dünyan?n eski vak?alar?ndan bir tanesidir. Bu farkl?l?klar ço?u zaman ho?görü ile kar??lanm??, bazen “karde? kan?”n?n akmas?na sebep olabilecek derecede menfi geli?melere sebep olmu?tur. Ho?görü ve müsamahay? zirveye ta??yabilen, kemâli en üst seviyede temsil edebilen insan, ayn? zamanda taassubun en koyusunu bayrakla?t?rabilen, tutuculu?u putla?t?rabilen bir özelli?e de sahiptir.

Bat? dünyas?ndaki aforoz, ?slâm dünyas?ndaki tekfir silah? hep bu “d??lanma” yobazl???n?n, “benim gibi dü?ünmüyorsan yanl?? dü?ünüyorsun” s??l???n?n neticesidir.

Ülkemize gelelim, bugün Türkiye’de mistisizme, tasavvufa, tarikata, misti?e, mutasavv?fa, müride nas?l bak?lmaktad?r?

Burada mistik kelimesiyle di?er dinlere mensup ki?iler kastedilmektedir. Hemen ilave edelim; Di?er dinlere mensup mistik ?ahsiyetler, rahipler, rahibeler... rahatt?r, takip edilmezler, tahkir edilmezler, tevkif edilmezler. Büyük salonlarda icra edilen “meditasyon” sahnelerinin bir “bas?lma” problemi yoktur. Ayakkab?lar?n ç?kart?lmas? ve gözlerin yumulmas?ndan sonra sahnede büyük foto?raf? olan Shri Mataji han?mefendinin hayal edilmesinde de bir mesele söz konusu de?ildir.

Esas problem, tasavvuf ve tarikat dünyas?yla ilgilidir. Yukar?da i?aret edildi?i gibi mistik muhayyilesi olmayan toplum yoktur. Ve her toplumun tarihi ?ahsiyetlerinin önemli bir k?sm? mistiktir. Çünkü bu ?ahsiyetlerin insan psikolojisinin en mahrem noktalar?na ula?arak ortaya koyduklar? prensipler, “zaman a??m?” engeline hiç tak?lmadan sürekli olarak güncelli?ini koruyabilen bir özelli?e sahiptir. Bunun için toplumlar?n siyasî hayat?ndaki dalgalanmalar, yönetim tarz? ile ilgili yalpalamalar söz konusu ?ahsiyetlerin saçt??? ????? engelleyemez. Mutlakiyetçiler, me?rutiyetçileri, me?rutiyetçiler cumhuriyetçileri, cumhuriyetçiler demokratlar? sevmeyebilir. Ama hepsi ?eyh Edebâli’yi, Yunus’u sever, Ahmed Yesevî’yi, ?smail Hakk? Bursevî’yi tan?r, ?eyh Galib’i okur, Mevlanâ ile hemhal olur, Hac? Bekta?’la anla??r, Hac? Bayram’la uzla??r, Niçin? Çünkü bu gönül mimarlar?n?n hedefi sadece güzel insand?r, kâmil insand?r. Tavsiyelerinin bütünü, insan? insanl?ktan ç?karan duygu ve dü?üncelerin tashihi ile ilgilidir. Bu ustalar?n biricik gayesi “?nsan insan?n kurdudur’ iddias?n? geçersiz hale getirmektir. Günlük politikalarla, konjonktürel ?artlarla, uluslararas? oyunlarla ilgili olmad?klar? için reçeteleri her zaman ve zemine uygun, her dönem ve rejimle uyumludur. Ula?mak istedikleri nokta bütün problemlerin ve hastal?klar?n doktoru olan a?kt?r. Be? yüz sene önce Kerbelâ’da yaz?lan reçete bugün de aynen geçerlidir:

 

Kayd-? gam-? rüzgâr bir illettir Ol illete a?kt?r, tabîb-i hâzik (Fuzulî)

 

Ülkemizde 1925’te tarikatlar?n yasaklanmas? tasavvufî hayat?n müessesesi olan tekkelerin kapat?lmas? bu konuda bir problem ortaya ç?karm??t?r. Soru ?udur:

Bir toplum mistik muhteva olmadan ya?ayamayaca??na göre bu servet ve sermayeden toplum nas?l istifade edecektir? Mevlevîlik tarikat? kapand?, Mesnevî’nin ????? ve Mevlanâ’n?n rehberli?i ne olacak? Kadirilik yasakland?, E?refo?lu Rumî susacak m?? Halvetîlik memnu’ hale geldi Niyazi M?srî konu?mayacak m??

Böyle durumlarda -bir damar? t?kanan kalbin yapt??? gibi- toplumlar da yeni yol ve damarlar üretirler. Çünkü “gönül dünyas?” da kalbimiz kadar önemlidir. Ülkemizde tecellî ?öyle oldu: Tek partinin me?hur Milli E?itim Bakan Hasan Ali Yücel 1940’l? y?llarda ?ark klasikleri ad? alt?nda önemli bir çal??may? ba?latt?. Türk toplumu, Mesnevi, Ku?eyrî Risalesi, Fususu -Hikem, Gül?en-i Râz, Hikem-i Atâfiyye, Nur Heykelleri, Lemaât, Baharisîan, Bostan, Gülistan gibi irfan dünyas?n?n çe?meleriyle bulu?tu. Tasavvufî kültürünü kovalayan, tarikat ayinlerini amans?z takip eden idare, tarikat pirlerinin eserlerini para vererek tercüme ettirdi, yüzlerce, binlerce adet bast?rarak yurdun dört bir buca??na da??tt?. ?nsanlar?n bu p?nardan kana kana içmelerine vesile oldu.

Tasavvufî kültür ve tasavvuf… Hayat aras?ndaki bu tatl? tezat bugün de devam etmektedir. Resmî mehâfilde tarikat, en menfur kelimelerden biri olmaya devam ederken, devletin en üst noktas?nda görev yapan insanlar?m?z bir tarikat ayini olan semâ meclislerinde bulunmakta bir mahzur görmemektedirler.

Evet, toplumumuz tasavvufa hem yak?n hem uzak, onu hem seviyor, hem sevmiyor, hem tan?yor, hem tan?m?yor. Ona hem makbul hem maktul olarak bak?yor. Bu bir karars?zl?k, bir tereddüt ve “iki arada bir derede” kalma halini do?uruyor. Bu sa?l?ks?z durma toplumun his dünyas?n?n geli?mesi için ciddi bir engel olarak ortaya ç?k?yor. ?kinci soru ?udur:

Niçin tasavvuftan vazgeç(e)miyoruz?

Çünkü tasavvuf kültürü insan psikolojisinin en derin noktalar?na ???k tutuyor.

Çünkü tekke psikolojisi, kâmil insan?n in?as?n? öngörüyor.

Çünkü tarikat terbiyesi, kavgay? de?il huzur ve sükûnu ar?yor.

Çünkü tasavvuf büyüklerinin tespitleri ça?lar üstü bîr özelli?e sahip oluyor.

Çünkü tasavvuf felsefesi,   insan-kâinat-Allah  üçlüsünü  çözmek  isteyen  entelektüel zekâlara çok de?erli, ipuçlar? sunuyor.

Çünkü tekke atmosferi bize ait olan güzel sanatlar?n hepsine kucak aç?yor.

Çünkü dergâh e?itimi insan?n ayr?lmaz bir özelli?i olan hissi boyutunu mercek alt?na al?yor, geli?tiriyor ve güzelle?tiriyor.

Çünkü o, bizim etik ve estetik dünyam?z?n “olmazsa olmaz” p?nar?d?r. Susuzlu?umuzu giderecek olan kaynaklardan biri de odur. “Kavgas?z bir dünya”, “sava?s?z bir cihan” ar?yorsak tasavvuf kültürüne yeniden dönüp ciddî olarak bakmam?z gerekiyor. Çünkü bu kültür insan?n iç putlar?m y?kmakta., insan? azg?nla?t?ran, bozan, kudurtan fikir ve duygulardan uzakla?t?rmakta, onu amans?z hastal?klardan “hikmet”, “mahabbet” ve “meveddet” ilaçlar?yla korumaktad?r.

Baz? sûfîlerin zaman zaman söyledikleri cümlelere “tak?larak” dergâhlarda üretilen bu dü?ünme ve ya?ama tarz?n? reddetmek “pireye k?z?p yorgan yakmaktan” farks?zd?r. Tasavvufî ?ahsiyetlerin eserlerinden bir cümle, bir nükte, bir menk?beyi c?mb?zla çekip alarak bunun üzerine menfî bir felsefe kurmak sadece “bindi?imiz dal? kesmek” olur.

Toplumumuz için uzun soluklu reçeteler ar?yor, günlük modalardan medet ummuyorsak, tasavvuf kültürü bizlere çok de?i?ik ve renkli imkânlar sunabilir. ?nsan?n bütün kabiliyeti ve ihtiyaçlar?na cevap veren bir dünya kurmak istiyorsak yeni ba?tan bakmam?z gereken “tecrübelerimiz”den biri de bu kültürdür, Bize sunulan ça?da?-maddeci-kapitalist kültür veya ba?ka sebeplerle bu kültürün uza??na dü?mü? olabiliriz, hatta bu âlemi sevmeyebiliriz. Ama topluma yön vermek durumunda olan herkes bilmelidir ki onsuz olmaz. Bunu teslim etmemiz gerekir. ?natla murat bir olmaz. Ruhumuz ve toplumumuzla ilgili gerçekleri ?u veya bu gerekçe ile görmezden gelmek bize sadece zaman kaybettirir. 

Netice olarak;

 

?ehvetin s??la?t?rd???

Gürültünün sa??rla?t?rd???

Materyalizmin imans?z b?rakt???

Kapitalizmin dermans?z b?rakt???

K?skançl???n iyice h?rç?nla?t?rd???

Kibir ve gururun c?l?zla?t?rd???

?ehirle?menin köksüzle?tirdi?i

Kaba-sabal???n öksüzle?tirdi?i

Cehaletin seviyesizle?tirdi?i

Gösteri?in soysuzla?t?rd???

?iddetin canavarla?t?rd???

H?rs?n huysuzla?t?rd???

 

Ça??m?z insan?na tasavvuf kültürünün verece?i çok ?ey vard?r.

 Dinle akl?n var ise elh-i kulûbun pendini (Tâhirü’l-Mevlevî)

4

25/10/2016 ?slâm Medeniyetinde Tekke

4

09/03/2016 Rabbi Erinî?

4

31/01/2016 ?mam Azam´?n Talebesi, Dâvûd et Tâî (k.s)

4

31/10/2015 Bi?r el-Hafî

4

27/02/2015 ?nsan Bir Dervi?tir

4

06/11/2014 Fenâ fi?l-Mür?id, Fenâ fi?r-Rasûl, Fenâ Fillâh

4

03/06/2014 Fukaral?ktan Kurtulmak

4

08/02/2014 Tarikatlar?n Ortak Unsurlar?

4

17/09/2013 Yörük De?irmenler

4

25/05/2013 Ar?nan Ayd?nlanm??t?r

4

16/02/2013 Mevlânâ?n?n S?rr?

4

03/11/2012 Gönül Kâbe?si

4

11/08/2012 Günaha Girme(k)

4

11/03/2012 Dengesini Kaybetti ve Dü?tü

4

29/12/2011 Dünyevîle?mek Yahut Sekülerle?mek

4

05/10/2011 Kur?ân?a Gönül Vermek

4

28/06/2011 Gel Dosta Gidelim Gönül

4

15/04/2011 Allah Haddi A?anlar? Sevmez

4

26/02/2011 Mevlîd-i ?erîf

4

25/12/2010 Horasan Erenleri

4

25/12/2010 ?ehadet- Muhabbet Mektuplar?

4

12/10/2010 Nas?l Bir ?nsan?

4

08/08/2010 Nefs-i Mutmainne

4

08/08/2010 ?nsan Bir Dervi?tir

4

22/07/2010 Allah?? Anmak

4

04/04/2010 Ça??m?z ?nsan?n?n Tasavvufa Duydu?u ?htiyaç
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net