SON SAYI
1. Sayż
es-selāmü aleyküm ve rahmetullāh
Din karde?lerimiz, gönül dostlar?m?z!
PDF Halini indirmek iēin tżklayżnżz
 
Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (25)
Editör
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

?nsan? kendisine muhatab olarak yarat?p esmâ-? ilâhîyesini talim eden ve e?yan?n dahî ismini, hem cismini hem letâifini ilmullah?ndan ve hikmetullah?ndan ihsan eden, konu?may? ve lisân? insan için îcad edüp lisân?m?z? hareket ettirmekten âciz oldu?umuz haldeyken bi’l-kuvve Kur’ân’?n mânâs?n? ve kelâmullah?n feyzini sad?rlar?m?za nak?eyleyen, Cenâb-? Hakk’a hamd ü senâ olsun.

Pâk ve münevver sadr-? Muhammedîlerine Kitâbullâh’?n inzal edildi?i ve mutahhar mübarek fem-i saadetinden kelâmullah?n “Kur’ân” olarak sudur etti?i nur-i Muhammedîyeleriyle cümle e?yaya ve âlemlere rahmetin ve feyzin nüfuz etti?i mahbûb-i ilâhî, habîb-i edîb-i kibriyâ, fasîhu’l-lisân ve’l-beyân ol Muhammed Mustafa Efendimiz’e salât ve selâm olsun. Evlâd, ezvâc, ashâb ve tâbi olanlara salât ü selâm?n ve hamd ü senan?n bereketi îsal olunsun. Âmin.

Selâmun aleyküm, ?hsan Efendi

Dervi? ?hsan Efendi o?lum! Cenâb-? Hakk feyzini müzdâd eylesin. Feyz-i ilâhî ve tevfîk-i ilâhî dâimâ refîkin (arkada??n) olsun.

Güzel evlâd?m! Tasavvuf edebinde, -zaten tasavvuf edeb demektir amma söz böyle zuhûr etti- husûsî konu?ma ?ekilleri vard?r. Dervi?, sözü söylemeden anlar. Lâkin söz söylendi?inde de nas?l anlamas? gerekti?ini büyüklerinden ald??? sohbet üslubuyla anlamaya gayret etmesi lâz?md?r. Her ilmin kendine ait lisân? veyahut her lisân?n sahas?na göre bir mefhumu vard?r. Tasavvufun da kendine mahsus özel ?st?lahât? vard?r. Sûfiyyenin ahkâm?n? ve ilmî hüviyetini ortaya koyan birçok mefhum mevcuttur. Meselâ; tevhîd, cem, cemü’l-cem, takva, verâ, tevazu’, mahviyyet, fenâ dereceleri, bekâ makamlar? gibi daha birçok îzaha muhtaç mefhumlar vard?r. Bunlar ?imdilik dursun. Bir de dervi?e günlük hayat?nda, sohbette, meydanda lâz?m olacak, kulland??? veya kullan?lagelinen tâbirler vard?r. Dervi? bu sözleri ilk önce ö?renmeli, mânâs? üzerinde dü?ünmeli, sonra hayat?na tatbik etmeli ve bu lisân üzre konu?mal?d?r. Daha evvel de arz etti?im gibi, üslûb-? lisân ayniyle insand?r.

Dervi? oturu?, kalk??, yürüyü? üslûbuna dikkat etti?i gibi konu?ma üslûbuna da fevkalâde dikkat etmelidir. Fasîhu’l-lisân Fahr-i âlem Efendimiz (sav) “Kendinizi cehennem ate?inden (veya Hakk’?n cemâlinden uzakla?ma ate?inden) koruyunuz, velev ki bir güzel kelimecik olsun.” buyurarak bir güzel sözün dahî insan? cehennemden kurtarabilece?ine, bir sözün güzelli?iyle insan?n nâr?n? nur edebilece?ine i?aret buyurmu?lard?r. Mamâfih büyük âlimler, bir kelime güzel sözün, bir kerecik dahî olsa “Lâ ilâhe illallâh” denilmesine i?aret etmesini söylemi? olsalar da, yine pek çok âlim güzel bir sözün tesirinin yani tevhîdden beslenen sözlerin tesirinin ki?iye say?s?z faydalar verece?ine i?aret etmi?lerdir. Her güzel sözün kökünde muhakkak tevhîd vard?r. Güzel söz de insan? Allah ile birli?e götürür. Çirkin sözlerin kökünde de ikilik vard?r. Daha do?rusu tevhîdden ayr?lm?? uçlard?r ki onlara kök dahi denmez. Kökü necis ve habis oldu?u için ondan ne?’et edenler dahi çirkin olur.

O halde ?hsan Efendi o?lum, âriflerin sohbetine ve o sohbetin özüne nüfûz eylemeye çal??. Lâkin o öze i?aret eden ve o cevherle beslenen, böylece zuhûr eden sözlere dahi dikkat eyle. Hem o lisân üzre konu? hem o lisân?n mânâs?na göre amel et. Bir adam konu?tu?unda sohbet meclisine eri?ip eri?medi?i üslûbundan belli olur. Binâenaleyh mür?id sohbetine eri?ip de ahvâlini ve akvâlini (sözlerini) düzeltemeyen, suba??nda susuz kalm?? insan gibi mahrumiyetini göstermi? olur. Mür?idi vesilesiyle bir yoldan feyz alan ki?i lisan?yla tebarüz eder.

Güzel evlâd?m, vaktiyle bizler zât-? âliniz gibi ayn? mânevî rahle-i tedrisattan geçtik. Büyüklerimiz konu?tu?umuzda bizleri îkaz eder ve mensûbu oldu?umuz yolun âdâb?na uygun konu?maya sevk ederlerdi. Dervi?ân?n kendine mahsus, âdetâ îcad eyledikleri bu tâbirlerden bir k?sm?n? zikretmem hem sizin için hem de di?er karde?lerimiz için güzel kelimelerin ?uyû bulmas?na (yayg?nla?mas?na) vesile, böylece Cenâb-? Hakk’?n rahmetinin ?ümûlüne de vas?ta olur in?âallah.

Meydan terbiyesinde en ay?p sözlerden biri ‘ben’ demektir. Dervi?in ‘ben’ diye söze ba?lamas? da ba??nda kabahat etmek, demektir. ‘Ben’ sözü lisân?na bile yerle?meyecek ki benlikten kurtulabilsin. Günahlar?n birço?u hayalde ve dima?da kendisini meyil olarak gösterir ve bu meyil kalbe, kalbden de lisâna te’sir eder. ‘Ben’ demenin hata oldu?unu bilen dervi? benlik sevdas?ndan uzakla?makla kalmaz, ald??? terbiye ile öyle bir noktaya gelir ki ‘ben’ demeyi ve benli?i unutur. Mür?idlerin ‘ben’ kelimesini kullanmaktan dervi?lerini sak?nd?rmas?ndaki murâd, benli?i unutturmakt?r. Onun yerine ‘bendeniz’ tâbir ederler. Bendeniz, köleniz mânâs?nad?r. Dervi? bu kelimeyi herkese kullanabilir. ?ster dervi? olsun ister ke?i?... Kar??s?ndaki insanla günlük hayat?nda bu ?ekilde konu?abilir. Kar??m?zdaki insan?n ezelden sahip oldu?u, Allah Teâlâ’n?n ‘ruhumdan ruh nefheyledi?im’ buyurdu?u o ruha istinaden bu sözü söyler. Yani “Ben, sendeki Cenâb-? Hakk’?n bah?etti?i ruhun kölesiyim, sen hazret-i insan sûretinde yarat?lm??s?n. O halde böyle yüksek bir cevhere sahipsin. Sana de?il, senin özündekine tâlibim. Biz bu özde birle?iyoruz.” demektir. Tabiî ki dervi?, ârif olacak. Sava? meydan?nda zâlim bir ç?f?ta, kibirli, hak tan?maz deyyuslara ‘bendeniz’ ?eklinde hitab etmek câiz de?ildir. Belagât, sözü yerinde kullanmakt?r. Zâlime el pençe divan durmak ve ona nezaket göstermek ?slâm’?n rezil kabul etti?i ahlâktand?r. Dervi? sadece nefsiyle cihad etmez, cihad meydan?nda da en güzel ?ekilde Müslümânâ yak??acak vakar?n?, heybetini gösterir, kimseden çekinmez. Bendeniz sözünde bir ba?? e?iklik ve kölelik yoktur. Tam tersine “Ben Allah’tan ba?ka kimseye kul olmam.” idrakinin ilan? ve hürriyetine mü?tak bir hal vard?r. Herhalde anla??lm??t?r. Bazen ‘ben’ kelimesi yerine ‘fakîr’ tâbiri kullan?l?r. Gerçi fakîr kelimesinin o büyük mânâs?yla ‘ben’ kelimesi mukayese bile edilmez amma âdet olmu?, yerine kullan?l?r, diyoruz. Yoksa fakîr kelimesinin ulvî mânâs? ben kelimesinin süflî dairesine asla s??mayacak kadar büyüktür. Hadd-i zât?nda ‘fakîr’ iddial? bir sözdür. Çünkü “Benli?im dâhil her ?eyi terk ettim, ne benli?imden ne ba?ka kimseden bir ?ey ümit ettim, ben ancak Allah Teâlâ’ya muhtaç ve tâlibim.” demektir. Dervi? bu kemâlde olmasa da konu?urken fakîr tabirini kullan?r. Zîrâ sözler, dua gibidir. Bir ki?i ?srarla duada bulunsa ve bir zikir üzre azmetse, sebat etse elbet zikretti?ine ve niyâz?n?n neticesine eri?ir. Yani fakîr, fakîr diyerek in?âallahu Teâlâ o da Allah’tan gayriye muhtaç olmayan ki?iler zümresine dâhil olabilir. ?nsanda böyle bir hal yoksa övünebilece?i, güzel diyebilece?i bir hali de yoktur. Ancak bu fakr?n s?rr?na ve zevkine eri?mi?se, i?te o insan?n bu âlemde güzel bir sermayesi var, demektir. Allah Teâlâ’ya muhtaç olmaktan daha büyük bir nimet yoktur. Biz ‘elhamdülillah’ derken dahî Allah Teâlâ’ya muhtaç oldu?umuzun hamdini ilan ederiz.

Efendimiz (s.a.s): “el-Fakru fahrî / Fakirlik, övüncümdür.” buyurarak Livâü’l-hamd s?rr?n? ne güzel i?aret eylediler. Fefhim/Dü?ün…

Dervi? lisân?nda mümkün mertebe menfî konu?ulmaz. Yani insan? kötü dü?ünceye, üzüntüye, kötülü?e sevk edecek, s?kacak tabirlerden ihtizâr edilir (kaç?n?l?r). Daha evvel de zikretti?im gibi mü’minin konu?mas? bile dua gibidir. Meselâ; dü?ersin, yanars?n, hastalan?rs?n ?eklinde îkazda bulunmaz. “Dikkat et yanmayas?n, ?öyle yap ki hastalanmayas?n, dü?meyesin.” ?eklinde konu?ur. ?ki ?ekilde de kar??dakini îkaz vard?r. Lâkin birisi menfî, di?eri müsbettir. Dervi? hep müsbet taraftan konu?mal?. Hem a??zdan ç?kan söz dua gibi oldu?undan, ‘yanars?n’ dedi?inde adam?n yanmayaca?? da varsa yan?verir. ‘Hastalan?rs?n’ dersin, bu söz vücûd bulur, hastalan?verir. Bu husûsa ziyâde dikkat etmeli. Küpün içinde ne varsa d??ar?ya o s?zar. Dervi?in de a?z?ndan güzel sözler akmal?. Sonra “el-Belâü müekkilü’l lisân / Bela lisâna ba?l?d?r.” demi?ler. Yani menfî bir ?ey söyledi?inde hem vücûd bulur hem de o menfî sözden kuvvet alarak ?eytan ve nefis kendine yol bulur. Hazret-i Yakub’un (a.s) çocuklar?na: “Yusuf’u kurdun yemesinden korkuyorum, çekiniyorum.” demesi üzerine hemen di?er çocuklar “Yusuf’u öldürürüz sonra kurt yedi, deriz.” diye karar alm??lard?r. ?çimize tulû‘ eden (içimize do?an) birçok ?eyi lisân?m?zla zikretmememiz îcab eder. Bunun misalleri çoktur. Anla??ld? ki dervi? dâimâ müsbet ?eyleri zikredecek, menfî bir durum varsa da onu müsbet cümlelerle îkaz ederek muavenette/yard?mda bulunacak.

Sûfî ?st?lahlar?ndan biri de ‘mihmân olmak’t?r. Avâm?n ‘uyumak’ sözüne kar??l?kt?r. Burada çok büyük bir nezaket vard?r. Mihmân olmak, misafir olmak demektir. Hakîkaten de biz uyudu?umuzda ‘ben’ ve ‘benim’ dedi?imiz her ?ey bizden al?n?r. Uyku denilen bir hal bizi ku?at?r. O anda zâlimi, kâfiri, mü’mini, âlimi hepsi bir hale bürünür. Ruhlar kabiliyetlerine göre bir yerde bekletilir. Allah zevkiyle ve a?k?yla, Resûlullah muhabbetiyle gününü geçiren, nefsiyle cihad eden ki?i yatt???nda uyumaz, mihmân olur. Peki, nereye mihmân olur? Hangi makama misafir olur? Allah’a misafir olur. Allah ve Resûlü’ne mü?tak olan ruhlar beden hapsinden bir müddet âzâd olup ulvî ruhlarla ve ulvî âlemlerle hem-dem olur. Ruhu Allah Teâlâ’n?n vahdet denizine gider, orada bir müddet kal?r. Bedene ‘uyan’ emri verildi?inde ruh vücûda iade olunur. Bu dünyadaki mekân?na misafirlikten avdet eder. Amma o ruh misafirlikte oldu?u müddetin zevkiyle o bedene dâhil oldu?undan o zevkle dö?e?inden kalk?verir. Hele büyükler için ‘uyudu’ sözü gaflet mânâs?na geldi?inden çok kaba bir hatad?r. Efendimiz (s.a.s): “Benim gözlerim uyur ama kalbim uyumaz.” diyerek bu s?rra i?aret buyurmu?lard?r. Kalpleriyle, kal?plar?yla ve cesed-i pâkleriyle dâimâ Hazret-i Allah’?n murakabesinde olan peygamberler uyumakla abdestlerini zâyi etmezler. O halde; uyku büyükler için gaflet de?il, Hakk’?n husûsî ikram?yla Hakk’a â?inâ olduklar? bir demdir. Böylece insanlar?n ve bu hayat?n me?akkatinden bir müddet al?n?r, huzurullahta dinlendirilirler. Mür?id-i âgâhlar ibadet-taata ve cihada kuvvet olsun diye yatarlar. Bedenleri dö?ekte iken yatar gibidir. Amma ruhlar? ya terbiyesini vermekle memur oldu?u ki?ilerle beraber ir?adla, ya da bu ir?ad için lâz?m olan ma’lûmât? ve ilhâmât? almakla me?guldür. Onlar?n yat??? istirahat de?il istihâredir. Çünkü bir adam bu bedenle kay?tl? oldu?u müddetçe velâyet makam?nda da olsa birçok yere yeti?emez. Ama bedeni b?rakt???nda ruhuyla daha h?zl? hareket eder, seri olur. Yani evlâd?m, senin anlayaca??n evliyâullah?n uykusu dahî bir nevî me?guliyettir. Benim bir sohbet ?eyhim vard?. Bazen geçer içerdeki dö?e?ine uzan?r, aram?zdaki samimiyetten dolay? da “Dur ?u ihvan?n bir haline bakay?m müsaadenle, sonra tekrar konu?uruz.” der ve öylece yatard?. Malûmât?n? al?r, sonra yan?m?za avdet ederdi. Fakîr buna çok defa ?âhid oldum.

Dervi? kap?y?, vesaireyi kapamak, örtmek gibi tâbirler kullanmaz. ‘Kap?y? kilitle’ diyerek de konu?maz. Kilitlemek, kapamak ve örtmek tâbirleri kalbe huzursuzluk veren ve örfümüzde de ho? olmayan ?eyler için kullan?lm??t?r. Kap?n?n kilitlenmesi tâbiri art?k o kap?n?n aç?lmamas?na, güzel giden baz? ?eylerin bitmesine i?aret eder. Bunun yerine “Kap?y? çevir!” veyahut yatarken “Kap?n? s?rla!” tâbir edilir. Hat?r?ma gelmi?ken hemen söyleyeyim; yeni yeni âdetler ç?kt?. Geçenlerde maalesef bir arkada??m?z konu?urken tevafuk eyledim. O ki?i vefât eden tan?d??? için: “Topra?a verdik.” deyince ba??mdan a?a?? sanki kaynar sular döküldü. Yâ hû, insan topra?a verilir mi? Biz Nasranî miyiz ki toprak topra?a, ate? ate?e, küller küllere kavu?tu, diyece?iz. Topraktan yarat?ld?k ama topraktan gelmedik ki, biz Allah’tan geldik, yine Allah’a dönece?iz. Topra?a giren cesettir. Biz cesetten ibaret de?iliz ki! Ve in?âallah topra??n içine girsek de toprakta kaybolmayaca??z. Biz topra?a s?rlanaca??z. Kabrimiz bizler için s?r kap?s?d?r. Dünya üzerinde s?rlan?r, âhirete o s?rla nurlar gibi do?ar?z in?âallah. Geçmi?te ya?am?? âlimler bu sözleri Müslüman evlâd?n?n söyleyece?ini bilseydiler bu nevî sözlerin küfür oldu?unu kitaplar?na dahî yazmaktan çekinmezlerdi. Topra?a hayvan verilir, insan de?il. ??te lisân bozulunca insanl?k da bozulur. Ol sebebden Allah Teâlâ, halîfe olmam?z hasebiyle lisânlar?m?z? kelâm?yla süslemi? ve indirdi?i Kur’ân-? Kerîm ile lisân?m?z? dahî ?slah eylemi?tir. Tekrar mevzuumuza dönersek; kilitlemek ve örtmek tabiri dervi?in lisân?nda olmaz. “Oca?? yak, ate?i yak.” denmez. “Ate?i uyand?r, oca?? uyand?r.” denilir. Eskiler ne der bilirsin. Beddua ederken “Oca??n yans?n!” derler. ?imdi seyr u sülûkunda zarafeti me?k eden bir ki?i sözlerinde kabal?k etse ho? mu? Ho? de?il. “Ate?i söndür!” de denmez. “Mumu söndür, kandili söndür!” tâbirleri de ho? tâbirler de?ildir. Onun yerine “Ate?i veya mumu dindir!” denir.

Efendim, “Böyle söylense ne olur? Günah m?d?r? Maksad?m?z anla??lm?? olmuyor mu?” diye itiraz edilirse biz yine iyi taraf?ndan bakarak ?öyle cevap veririz: “Efendim, böyle güzel söyledi?i zaman olmuyor mu, neden güzel taraf?ndan konu?mayal?m? ?nsanlar kaba saba konu?arak kabala??r. Ruh kemâle ermez, hamla??r. Ham ervah olur. Günlük hayat?nda bu nezakete dikkat etmeyen ki?i Kur’ân-? Kerîm’deki ve hadîs-i ?erîflerdeki nezaketi nas?l anlar? Sonra âyet-i kerîmeyi okur, kendisi âyât-? beyyinât?n ahlâkî güzelli?ine eri?ece?i yerde o güzellikleri kendi çirkinli?ine benzetir. Ondan sonra da olan olur. Bak evliyâullah?n sözlerine, hakikatten nasîbdâr olan âlimlerin eserlerine… Üslûblar? ne kadar zarif, ne kadar nazik, ne kadar kerîmdir! O üslûb ile tan??an insanlar âdetâ Kelâmullah’? ve kelâm-? Resûlullah’? anlamaya haz?r hale getirilir. Hadîs-i kudsîde ne buyruluyor: Allah Teâlâ’ya bir ad?m yakla?ana Cenâb-? Hakk on ad?m yakla??r. Ki?i kendi hayat?nda konu?tu?u lisâna ve tav?rlar?na Allah için dikkat ederse Cenâb-? Hakk da o ki?iye kendi kelâm?n?, zarafetini, Habîbi’nin edebini on kat daha fazla onun üzerinde müessir k?lar. Ki?i Kur’ân’? ve hadîsi daha iyi anlamaya muvaffak olur. Allah Teâlâ’n?n kelâm?ndan ve Efendimiz’in sünnet-i seniyyesinden feyz alarak bu ahlâk ile ziynetlenen ki?i daha güzel bir hale, daha ulvî makamlara elbet ula??r. Bizler seyr u sülûkumuzda dâimâ kemâl üzre hareket etmek ve en güzeli tercih etmek ile mükellefiz. Dervi? hem haliyle hem sözüyle numûne olmal?, mensûbu oldu?u yola, büyüklerine kendi üzerinden ta? att?rmamal?d?r.

K?ymetli ?hsan Efendi o?lum, mektûbunda sordu?un suâllere cevap vermeye kalkar isem bu sat?rlar epeyce uzayacak amma in?âallah söz veriyorum birkaç güne kadar hem bu mevzuun devam?n? hem de senin suâllerine cevab? di?er mektûbda yazmaya gayret edece?im. Ya?mur sa?nak sa?nak ya?arsa topra??n içine nüfuz etmeden üzerinden ak?verir. Azar azar inerse topra??n içine nüfûz eder. Biz de bu arifane malûmât? ?imdilik burada b?rakal?m.

Cenâb-? Hakk râz? oldu?u amellerimizi tamamlamaya muvaffak eylesin. Eksiklerimizi tamam eylesin. Noksanl?klar?m?z? kemâliyle, küsûru kusurumuzu settâriyetiyle, günahlar?m?z? af ve ma?firetiyle, seyyiât?m?z? dahî ihsan eyledi?i hasenât?yla ikmal eylesin. Her halimizi r?za-i ?erifini tahsile vesile eylesin. Cenâb-? Hakk’?n selâm?, rahmeti, inayeti, muvaffakiyeti dâimâ üzerine olsun ?hsan Efendi o?lum…

Vesselâm.

4

23/09/2018 Ēingene Ali

4

23/09/2018 Avrupa ?lahiyat Fakültesi - Gent

4

18/09/2018 Cem Olmu? Dervi?leri

4

18/09/2018 Müslümanlar zamane yatl? oldu,

4

18/09/2018 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 21. Mektubu

4

09/03/2018 Tasdik ve ?nkār Bak?m?ndan ?nsanlar - Ömer Nesefī

4

09/03/2018 Kudüs Davas? Sahipsiz De?ildir!

4

09/03/2018 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 20. Mektubu

4

09/03/2018 Hz. Peygamber, Bar?? ve Sava?

4

09/03/2018 Peygamberimiz, Efendimize Hitap!- Divān-? Kebīr“den

4

29/10/2017 Kabir Azab?n? ?nkār Edenlere Güzel Bir Cevap

4

29/10/2017 Sular?n K?s?mlar?

4

29/10/2017 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 20. Mektubu

4

29/10/2017 Bir Mucize, Süheyl b. Amr (r.a)

4

29/10/2017 Olmay?nca

4

29/10/2017 Gel Papaz Efendi!

4

17/07/2017 Oruē yüzünden bizim can?m?z dirilik elde edecektir!

4

23/02/2017 es-Selāmü Aleyküm

4

23/02/2017 Abdesti Bozmayan ?eyler

4

23/02/2017 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 18. Mektubu

4

23/02/2017 Himmetini Ālī Tut - Pir Abdulkādir Geylāni Hazretleri

4

02/11/2016 es-selāmü aleyküm ve rahmetullāh - TAKD?M

4

25/10/2016 Bize Ula?an Haberler

4

25/10/2016 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 16. Mektubu

4

25/10/2016 Sünnetsiz ?slam Aray??lar?

4

09/03/2016 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 11. Mektubu

4

09/03/2016 Mü?min Kul ve Dünyan?n Hali - Pīr Abdülkādir Geylānī (k.s)

4

31/01/2016 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 5. Mektubu

4

31/01/2016 Bir Kāmil Mür?ide Varmasan Olmaz

4

31/10/2015 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 12. Mektubu

4

31/10/2015 Mustafa Hayri Ö?ÜT Efendi (k.s) Hazretlerini Rahmet ve Minnet ile An?yoruz (1895 ? 1979)

4

31/10/2015 Rab?ta

4

26/10/2015 Āhireti Dü?ününüz! - Pīr Abdülkādir GEYLĀNĪ

4

26/10/2015 Osmanl??n?n Manevi Kurucusu ?eyh Edebālī (k.s)

4

30/07/2015 Namazda Huzur ve Hu?uyu Yakalamak

4

30/07/2015 Köstendilī Halīl Efendi?nin Tūti ?hsan Efendi?ye 5. Mektubu

4

30/07/2015 Seyyidü\'l-?sti?fār - ?mam GAZALĪ

4

30/07/2015 Abdullah b. Mes?ūd (r.a) Müslüman Olu?u

4

30/07/2015 Tāif Duas?

4

01/03/2015 O Günden Beri Bu Haldeyim

4

27/02/2015 Baz?lar?na Ne Oluyor ki!

4

27/02/2015 Ebū Hanife\'nin Tasavvufi Hayat?

4

27/02/2015 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 5. Mektubu

4

26/02/2015 Olgun Müslüman??n Vas?flar?

4

26/02/2015 Tasavvuf, Havāssa Ait Ledün ?lmidir

4

06/11/2014 ?efaati Ve Vesile (Arac?) K?lmay? ?irk Olarak Görme Hastal???

4

06/11/2014 Āriflerin ?lāhī Huzurdaki Edepleri

4

06/11/2014 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 5. Mektubu

4

06/11/2014 ?ntisāb Niēin Gereklidir?

4

06/11/2014 Gerēek Teslimiyet -Abdülkādir Geylānī (k.s)

4

25/09/2014 Zilhicce Ay? Nas?l ?hya Edilmeli

4

03/06/2014 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 9. Mektubu

4

08/02/2014 Kendimizi Nas?l Aldat?yoruz? ?mam GAZALĪ

4

08/02/2014 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 5. Mektubu

4

08/02/2014 Asr-? Saādette Mescid-i Nebevī ve Di?er Mescidler

4

08/02/2014 es-selāmü aleyküm

4

17/09/2013 Mustafa Hayri Ö?üt (ks.)

4

17/09/2013 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 6. Mektubu

4

17/09/2013 Esmā?ya Babas?ndan Mektup

4

25/05/2013 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (39. Mektub)

4

25/05/2013 ?eyh Abdurrahman Hālis et-Tālebānī

4

16/02/2013 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (38. Mektub)

4

03/11/2012 GEYLANĪ TEFS?R? - Kitap Tan?t?m?

4

03/11/2012 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (1. Mektub)

4

03/11/2012 es-selāmü aleyküm

4

11/08/2012 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (17. Mektub)

4

11/08/2012 Sūfīlerden Esintiler - Cüneyd-i Ba?dadi (k.s)

4

11/03/2012 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (30. Mektub)

4

11/03/2012 Sūfīlerden Esintiler-Ku?eyrī Risālesi

4

11/03/2012 Tasavvuf-Abdülkadir GEYLANĪ (k.s)

4

11/03/2012 Mehmet Ākif ve Sudanl? Genē

4

11/03/2012 Merhabalar Efendim

4

29/12/2011 Temizleme Yollar?

4

29/12/2011 Anadolu Selēuklu Dönemi, Müslim-Gayr-i Müslim ?li?kileri

4

29/12/2011 Mesnevīden - Mür?id-Mürid-?lāhī A?k

4

29/12/2011 On Dört As?r Evvel

4

29/12/2011 Kalbin Māhiyeti

4

29/12/2011 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (28)

4

29/12/2011 Sūfīlerden Esintiler

4

29/12/2011 es-selāmü aleyküm

4

05/10/2011 Sūfilerin Ahlak?

4

05/10/2011 ?evvāl Orucunun De?eri

4

05/10/2011 Peygamberimizin K?lmam?z? ?stedi?i Namaz

4

05/10/2011 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (25)

4

05/10/2011 Alt?n Ö?ütler - Abdülkādir Geylānī (k.s)

4

05/10/2011 Sūfīlerden Esintiler

4

05/10/2011 es-selāmü aleyküm

4

28/06/2011 Kitap Tan?t?m? - Dostluk Üzerine

4

28/06/2011 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (15)

4

28/06/2011 Mesnevī?den - Benli?in ??mart?lmas?

4

28/06/2011 K?ssadan Hisse

4

28/06/2011 Sohbet, Abdülkādir GEYLĀNĪ (k.s)

4

28/06/2011 es-selāmü aleyküm

4

15/04/2011 Röportaj - Rektör Abdullah Demircio?lu

4

15/04/2011 Müslüman Kimleri Sever?

4

15/04/2011 Köstendilli Ārif-i Billāh Halil Efendi?den (k.s) Müridi ?hsan Efendiye Mektup (4)

4

15/04/2011 Geēmi?ten Günümüze Naat-? ?erifler

4

15/04/2011 Abdulkadir Geylani Hz.nin Hicrī 18 Zilkade 545 Tarihli Konu?mas?

4

15/04/2011 Yeniliklere Aē?k Olu?u

4

15/04/2011 ?aka ve Latīfe Yapmas?

4

15/04/2011 Ashab?yla Münasebeti

4

15/04/2011 ?ecāat ve Necdeti

4

15/04/2011 Allah?? Zikretmesi

4

15/04/2011 Cömertli?i

4

15/04/2011 Do?ru Sözlülü?ü

4

15/04/2011 Zühdü

4

15/04/2011 Hayās? ve Tevāzuu

4

15/04/2011 Peygamberimizin ?emāili

4

26/02/2011 Hadislerle Kabir Azab?

4

26/02/2011 Serdār-? Hakan

4

26/02/2011 Köstendilli Ārif-i Billāh Halil Efendi?den (k.s) Müridi ?hsan Efendiye Mektup (3)

4

26/02/2011 Erzurumlu ?brahim Hakk? ve ?smail Fakirullah (k.s) Türbesi

4

26/02/2011 es-Selāmü Aleyküm

4

25/12/2010 Aziz Okuyucular?m?z;

4

25/12/2010 Köstendilli Ārif-i Billāh Halil Efendi?den (k.s) Müridi ?hsan Efendiye Mektup (2)

4

25/12/2010 Hz. Ali?nin (k.v) Zühdü

4

25/12/2010 Hz. Mevlānā?dan

4

25/12/2010 Muharrem Orucu ve A?ūre Günü

4

25/12/2010 Hz. Āi?e-i S?ddīka (r.anhā) Annemizden Peygamberimize (as.)

4

12/10/2010 Aziz okuyucular?m?z;

4

12/10/2010 Köstendilli Halil Efendi?nin (k.s) Müridine Mektubu

4

12/10/2010 Zamana De?er Verenler - Lādikli Hac? Ahmet A?a (k.s)

4

08/08/2010 Aziz okuyucular?m?z;

4

08/08/2010 Tasavvufi ?iir ?erhi

4

08/08/2010 Hikmet Deryās?

4

22/07/2010 Ey Gönül

4

22/07/2010 Gönül Ālemi

4

22/07/2010 Kitap Tan?t?m?

4

03/04/2010 es-selāmü aleyküm ve rahmetullāh

4

31/03/2010 Kalbin ?ikayeti

4

31/03/2010 Nas?l Sevdiler?

4

31/03/2010 Rasūlullāh??n (s.a.v.) Toplum ?ēindeki Ahvali
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemirciošlu Facebook/7KubbeSufiGenēlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Haklarż Saklżdżr © 2010 (Müžteri Hizmetleri Telefon Numarasż : (0 533) 474 70 26 ) Tasarżm & Yazżlżm : Networkbil.Net