SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din kardeşlerimiz, gönül dostlarımız!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Lale (Lala) Camii
Yusuf SELİM
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

 Hz. Peygamber (aleyhissalâtü vesselâm) Efendimizin rûhaniyetinin manevî toplantı idare eylediği Camii Şerîf…

“Lala Paşa Camii” veya “Lale Camii” olarak bilinmektedir. Tipik bir Selçuklu dönemi eseridir.

Kiçikapı Meydanı’nın hemen güneyinde, Kayseri lisesinin güney doğusunda bulunmaktadır. İnşa tarihi hakkında kesin ve aydınlatıcı bir bilgi yoktur. Halk arasında “Lale Camii” olarak bilinmekle beraber, tarihi kayıtlarda “Lala Musluhiddin Camii” olarak geçer.

Ahmed Nazif Efendi, Mirât-ı Kayseriyye (Kayseri’nin Aynası) adlı eserinde caminin bir ismini de “Lala Muhlisiddin Paşa Camii” olarak zikretmiştir.

Mimarî özellikleri itibariyle tipik bir Selçuklu dönemi eseri olan caminin 13. yüzyılda inşa edildiği sanılmaktadır.

Çeşitli tarihlerde onarım görerek günümüze ulaşmıştır. Ahmed Nazif Efendi, camiin 1239 (M.1823) ve 1273 (M.1856) tarihlerinde bir ölçüde tamir edildiğini, hayli vakıf gelirinin bulunduğunu, bitişiğinde bir sıbyan mektebi ve bir çeşmesinin bulunduğunu belirtmektedir. Çeşme bugün hala ayaktadır, sıbyan mektebi ise yok olmuştur.

829 metrekare olan cami, dikdörtgen planlı olup, ilk yapılışında üzeri toprak damlı idi. Sonradan ibadet mekânının üzerine büyük ölçekli bir kubbe inşa edilmiştir. Ayrıca kalın sütunlar üzerinde tonozlarla tamamlanmış bir tavana sahiptir.

Caminin ahşap minberi ağaç oyma tekniği ile yapılmış olup, Selçuklu ağaç işçiliğinin en güzel örneklerinden birisidir. Taklit kündekâri olan bu minberin üzerinde Âyetü’l Kürsî yazılıdır.

Orijinal mihrap günümüze gelememiş, ancak sonradan aslına uygun olarak yenilenmiştir.

Geç Osmanlı dönemine ait minaresi, kare kaide üzerinde yuvarlak kaideli ve tek şerefelidir.

Caminin doğu tarafına bir türbe, kuzey tarafına da bir hamam eklenmiştir.

Bu mübarek mekân, günümüzde ibadete açık tutulmaktadır.

 

Manevî Bir Toplantı / Meclis-i Rûhâniye

Bu Cami-i Şerif’te, bir gece Peygamberler Sultanı (a.s) Efendimizin evliyâ-i kirâm ile manen/rûhanî olarak toplanıp meclis kurdukları bilinmektedir. Bu mümkündür çünkü onlar ruhanî hayat ile diridirler.

Bu konuda pek çok eserde evliyanın hayatta olanları ya da ölüm ötesi hayata intikal etmiş olanlarının bazı zamanlarda izn-i İlâhî ile bir araya geldikleri zikredilir. Genelde zamanın tasarruf ehli velisi, yani Kutbu toplantıya başkanlık eder.

Buluştukları yer malum değildir fakat bir hikmete binaen Lale Camii bu toplantıya ev sahipliği etmekle meşhur olmuştur. Rasûlullah (s.a.s) Efendimizin böyle bir toplantıya bizzat başkanlık etmesi harikulade bir hadisedir. Nitekim Cami içindeki Osmanlı döneminde konulmuş kitabede de bu husus belirtilmiştir. Osmanlıcadan çevirisinde aynen şu ifadeler yer almaktadır.

“Burada Fahr-i Risâlet Meâb Efendimizin bir meclis-i rûhaniyeye riyâset buyurdukları mütevâtiren mervîdir.”

Günümüz Türkçesine aktarırsak:

“Bu mekânda Peygamber (s.a.s) Efendimizin ruhanî bir toplantıya başkanlık eyledikleri, çok sağlam bir şekilde rivayet edilmiştir.”

Daha başka harikulade hadiselerin de meydana geldiği, canlı şahitleri ile halen anlatılmaktadır.

Restorasyon yapılırken yanında bulunan türbe restorasyona alınmamıştır. Burada yatan zat birkaç gece bu mahallenin muhtarının rüyasına girer ve türbenin de onarılmasını ister. Hatta türbe duvarlarının sıvalarının altında türbeyle ilgili bir yazı olduğunu da bildirir. Bunun üzerine harekete geçen muhtar konuyu ilgililere bildirir. Türbe duvarlarının iç kısmında sonradan yapılmış olan sıva kaldırılır ve gerçekten bir yazı olduğu ortaya çıkar. Bunun üzerine türbe de onarıma alınır.

Lale Camii ya da Lala Camii olarak ta bilinen bu güzide mekânın maneviyatı çok yüksektir. İçinde her camide olanın dışında daha başka ruhanî bir koku ve hava mevcuttur.

Camii bakımsız kalmış olması yönüyle yetkililerin ve hayır sahiplerinin ilgisini beklemektedir.

Yolunuz Evliyâ diyarı Kayseri’ye uğrarsa, Lale Camii’ne uğrayıp iki rek‘at namaz kılıp, kendiniz ve cümle mü’minler için dua ve niyazda bulunsanız gayet güzel ve hoş olmaz mı?

                               

4

29/10/2017 Ahî Evran (k.s) ve Ahîlik

4

23/02/2017 Dîvân-ı Kebîr’den…

4

25/10/2016 Divan-ı Kebir´den...

4

09/03/2016 Ben çok eskiden sana gönül vermiştim, şimdi gel de sana canımı vereyim

4

31/01/2016 Gönül Dokuyan Bir Güzelin Huzurunda

4

31/10/2015 Ey Derviş, Ey Tâlib!

4

27/02/2015 Peygamberleri, Evliya-yı Kiramı Hatırlama ve Rabıta

4

06/11/2014 Dîvân-ı Kebîr’den /Mevlânâ (k.s)

4

03/06/2014 Dîvân-ı Kebîr’den -Bize Doğru Gel, Bize

4

08/02/2014 Biz, orucumuzu gök sofrası ile açarız!

4

17/09/2013 Allah\'ım! Bizi, Bedenimize Ait İsteklerden, Şehvet ve Hiddetten Kurtar!

4

25/05/2013 Dîvân-ı Kebîr’den…

4

16/02/2013 Divân-ı Kebîr’den…

4

03/11/2012 Tarikat-ı Kâdiriyye ve Sıdk

4

03/11/2012 İhvan İle Hasbihal

4

11/08/2012 Güneş ve Ayı Görür Gibi - Abdülkadir GEYLANÎ (k.s)

4

11/03/2012 Mehmed’i FATİH Yapan AKŞEMSEDDİN

4

11/03/2012 Divan-ı Kebir den / Nasıl Oluyor da Seni Bu Kadar Seviyoruz!

4

29/12/2011 Lale (Lala) Camii

4

08/08/2010 Ey insanlar, ben sizi sizsiz isterim / Divan-ı Kebir den
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net