SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din karde?lerimiz, gönül dostlar?m?z!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Ana, Biz Dilenci De?iliz; Senin O?ullar?n?z!
Edebali KARABIYIK
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

Bir zamanlar bizim olan, endi?eyle ve elemle and???m?z Yemen say?s?z gencimize mezar oldu. Y?llarca “Gece bir ses geldi derinden derinden / Beni mi ça??rd? Yemen çöllerinden” diyen ya?makl? k?zlar?m?z?n yürekleri orada çarpard?.

Cihan biliyor ki hiçbir milletin evlâtlar? onlar?n ?artlar?nda, onlar gibi sava?mad?; destanlar?n en dokunakl?s?n? arkas?nda b?rakmad?. Ne hazindir ki ?imdi o ?ss?z vadilerde, engin çöllerde ne mezar ta?lar? ne de ziyaretçileri var…

Âdil ile Hüseyin…

Hüseyin, Âdil’in a?abeyi. Suriye’deki Dördüncü Ordunun emrinde Sina Çölü’nde sava??rken ?ngilizlerin kulland??? hardal gaz?ndan gözleri kör oldu. Karde?i Âdil’in ise Yemen’de bir top mermisi sa? aya??n? al?p götürdü.

Birbirlerinden ve vatanlar?ndan ayr? geçen on y?l iki ayl?k bir süreden sonra Kahire’de “Heliopolis Esir Kamp?”nda kar??la?t?lar. ?ngilizler sava? sona erdi?inde esir Osmanl? askerlerini bu kampta toplam??t?. Uzun süren kamp hayat?ndan sonra nihayet bir gün memleketlerine dönme ümitleri gerçek oldu. Bir sabah ko?u?lar? dola?an kamp yetkilileri “Önce ?skenderiye’ye oradan da vapurla memleketlerinize gideceksiniz.”dedi.

Günlerce süren vapur yolculu?uyla ?zmir’e geldiler. Pek çoklar?yla beraber Âdil ve Hüseyin de burada indiler. Her bakt?klar? yerde Yunan askeri görüyorlard?; iskelede, yollarda s?k? kontrole tabi tutuluyorlar, esirlik belgelerini göstererek geçiyorlard?.

Hüseyin, Âdil’in kolunu hiç b?rakm?yordu; tren istasyonuna geldiler; Kad?nhan?’ndan geçecek trene bindiler. Vagonlarda ana baba günü ya?an?yordu; kompart?manlar, koridorlar, tuvaletin önleri esaretten dönen, bir uzvunu kaybetmi?, bir deri, bir kemik kalm?? insanlarla t?kl?m t?kl?m doluydu. Âdil ile Hüseyin, koridorun bir kenar?nda yer bulup oturdular; ac? bir düdük sesiyle tak?rt? ba?lad?; herkes gibi onlar da uykuya dal?p dal?p ç?k?yorlard?.

Kad?nhan? istasyonunda indiler; ellerinde bavul, e?ya, hiçbir ?ey yoktu; üzerlerinde parça parça olmu? y?rt?k yerlerinden dizleri, bald?rlar? d??ar? f?rlayan, kirden renkleri tan?nmaz hâle gelmi? asker elbiseleri, ayaklar?nda delik de?ik olmu? çar?klar vard?.

Tatl? bir güne?in alt?nda Kad?nhan? seslerden, canl?l?ktan ar?nm??, sanki kabu?una çekilmi?ti. Her yerde bir fânilik göze çarp?yor, belli belirsiz bir rüzgâr sararm?? yapraklar? ok?uyor, kimisini dü?ürüyordu. Mahallelerden geçip eve do?ru giderlerken tozlu kald?r?mlarda Âdil kolundaki a?abeyi Hüseyin’in bir ta?a, bir a?aca çarpmamas?na dikkat ederek koltuk de?neklerini ileriye at?yor, bir tak?rt?yla yol al?yorlard?.

Bahçeye girdiklerinde, anneleri samanl???n merdivenlerine oturmu? Ekim ay?n?n ikindi güne?inde yün e?iriyordu. Pis partallar içinde bir körün, bir topal?n avludan içeriye girdiklerini görünce, onlar? dilenci zannederek seslendi.

“Ev sahibi burada de?il.”

Âdil görünce onu tan?m??, Hüseyin de sesini te?his etmi?ti. Âdil ona bak?yordu; siyah ba?örtüsünün sarmalad??? yüzünün çizgileri derinle?mi?, yanaklar? çökmü?, a?z?nda di? kalmam??t?. Üzerindeki entariyi de tan?d?; üç entarisinden biriydi, solmu?, iyice renk de?i?tirmi?ti.

Ona do?ru yürüyorlard?. Sesini yükseltti, sinirlendi?ini de aç?kça belli ediyordu.

“Ne ars?z adamlars?n?z! Ev sahibi yok diyorum, anlam?yor musunuz? Ba?ka kap?ya gidin. B?kt?m sizlerden.”

Hüseyin kendini tutamad?; kör gözlerinden iri ya?lar f?rlarken bulan?k sesi zehirli bir ok gibi annesinin yüre?ine saplant?.

“Ana biz dilenci de?iliz; senin o?ullar?n?z!...”

Anneleri yerinden f?rlad?; yüzünde ç?lg?n bir k?yamet koptu. Yüre?inden gelen sesi de ac? ve merhamet yüklüydü.

“Ne!... Hüseyin, Adil!... Hüseyin, Adil!...”

Kucakla?t?lar, anneleri onlar?n yüzünü, kör gözlerini öpüyor, feryat figanla dökülen gözya?lar? birbirine kar???yordu.

Ansiklopediler “Yemen’de ölen Türklerin say?s?n? tarih bilmiyor, ö?renmekten de korkuyor” derlerken nesillerle süren dram?m?z? anlat?yorlar; fakat hiçbir dram unutmak ve unutulmak kadar dramatik de?ildir…

 

(Mehmet Niyazi Beyefendinin “Ah!Yemen!...” isimli kitab?ndan derlenmi?tir.)

4

18/09/2018 Manevî Yükseli? Kudüs?ten Ba?lar*

4

09/03/2018 Mest kim Hu?yâr kim

4

29/10/2017 Muhabbet Yükünün Kervan?: Surre Alay?

4

23/02/2017 Hanyal? Nûri Dîvan??nda Hz.Peygamber (s.a.v)

4

09/03/2016 Hanyal? Nuri Osman Divan??nda ?eriat, Tarîkat, Hakîkat, Ma?rifet

4

31/10/2015 Girit?teki Kadirî Tekkeleri

4

30/07/2015 Kâdirîli?i, Anadolu?ya Ta??yan Velî E?refo?lu Rûmî (k.s)

4

27/02/2015 Bayezid-i Bistâmî Hazretleri Kimdir? (777-848)

4

06/11/2014 Korkma!

4

03/06/2014 Kutadgu Bilig ve Bilgelik Kavram?

4

16/02/2013 Tarihimizden?

4

03/11/2012 Yâ Nureddin!

4

11/08/2012 Osmanl?n?n Erdemli ?nsanlar?

4

11/03/2012 Çanakkale Sava?lar?ndan

4

29/12/2011 Ana, Biz Dilenci De?iliz; Senin O?ullar?n?z!

4

28/06/2011 Senin ?stifa Ettirdi?ini Biz de ?stifa Ettirdik!
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net