SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din karde?lerimiz, gönül dostlar?m?z!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Osmanl?n?n Erdemli ?nsanlar?
Edebali KARABIYIK
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

Edebâli KARABIYIK

 

Öncelikle faziletli, adaletli, iffetli, izzetli, cesur, vakur, ho?görü sahibi, dost, mütevaz? ve mütebessim, gösteri ve gösteri?ten kaç?nan k?ble yürekli insanlard?…

Osmanl? atalar?m?z, tan?s?nlar tan?mas?nlar, “Gülümseyiniz, müminin mümine gülümsemesi sadakad?r.” hadisi ve “Selam? yay?n?z!” tavsiyesi çerçevesinde, kar??la?t?klar? herkese gülümseyerek selam verirler, tan?d?klar?na ayr?ca hal-hat?r sorarlar ve ailenin di?er bireylerine selam yollarlard?. Böylece gönüller birbirine ?s?n?r, geni? anlaml? toplumsal bir mutabakat olu?urdu. Osmanl? gerçek anlamda bir bar?? ve karde?lik toplumuydu. Nefsine yenilip birbiriyle kavga edenleri, mahallenin önde gelenleri birkaç gün içinde bar??t?r?rd?. Olmaz da küslük uzarsa, dört gözle bayram beklenir, bayramlar bar???n ve karde?li?in vesilesi yap?l?rd?.

Bu durumu Avrupal? gezginlerden Villamont, takdir hisleriyle kaydeder:

“Her kimin bir dü?man? varsa, bayramlarda ona gidip af dilemek zorundad?r. Öteki de el öpmeden ve tokala?madan önce affetti?ini söylemek mecburiyetindedir. Aksi takdirde bayramlar?n?n mübârek olmas? mümkün de?ildir.” 

Yine ba?ka bir Avrupal? gezgin Du Loir, görüp inceledi?i toplumsal yap?dan o kadar etkilenmi?tir ki, Osmanl? Türk toplumunun baz? kötülüklerden haberdar olmad???n? dü?ünmekten kendini alamam??t?r:

“Osmanl?lar, herhangi bir intikam hissi beslemekten son derece çekinirler. Dinlerinin bu hususa ait hükmü gere?ince Cuma namaz?na ba?lamadan önce dü?manlar?n? affettiklerini adeta ilan etmek durumundad?rlar. Aksi halde namazlar?n?n kabul edilmeyece?ine inan?rlar. Ayr?ca her bayram?n birinci günü onlar için umumi bir bar?? günüdür. Birbirlerine rastlad?klar?nda el s?k???rlar. Küçükler büyüklerin elini öptükten sonra ba??na koyup ‘Bayram?n mübârek olsun!’ der.”

Böyleydi, çünkü ki?isel ve toplumsal ili?kilere henüz “menfaat” hükmetmiyordu. “Karde?lik” en belirleyici unsurdu. Bu yüzden insanlar aras?nda k?yas?ya bir rekabet olu?maz, en az?ndan rekabet, k?r?c? ve incitici boyutlara ula?mazd?.

Osmanl? edebi ve nezaketi dünyaca me?hurdur. ?slâm’la yo?rulan yürekler bugünkü halimizle mukayese edilemeyecek kadar duyarl?yd?. “Tevazu” ve “do?all?k” s?radan meziyetler say?l?rlard?. Hayata “alçakgönüllük” ve “yard?mseverlik” hâkimdi. “Küstahl?k” nedir bilinmez, büyüklerin sözü kesilmez, bilgiçlik taslanmaz, ar, namus ve hayâ gibi ulvî de?erlere büyük önem verilirdi.

Kad?nlara kar?? umdesini imandan alan derin bir hürmet beslenirdi. Erkek ve kad?n aras?nda mutlak surette bir mesafe vard?. Bunun belirleyicisi “Zinaya yakla?may?n.” mealindeki ayetti. Sokakta kar??la??lan kad?na asla dik dik bak?lmaz, derhal ba?lar öne inerdi. Kad?n?n sokakta rahatça yürümesi için, erkekler kendilerini hafif alargaya çekerler, kad?na yol verirlerdi. (Sonra nas?l olduysa bu durum tersine döndü. Köylerde kad?nlar erkeklere yol vermek için kenara çekilip çömelmeye ba?lad?lar.)

Her kad?n toplumsal edebin bir gere?i olarak anne, teyze, hala ve bac? olarak görülürdü. Onlar? rahats?z edecek en küçük davran??ta bile bulunulmaz, bulunan? toplum müthi? yad?rgar, büyükler derhal müdahale ederlerdi.

Lady Craven, erkeklerin kad?nlara kar?? sayg?s?n? “a??r?” bile buldu?unu itiraf ettikten sonra, Osmanl? Devleti’nin kad?nlara kar?? tavr?n? hayretler içinde ?öyle dile getiriyor:

“Türklerin kad?nlara kar?? olan muameleleri bütün milletlere örnek olmal?d?r. Mesela bir erkek a??r bir suçtan dolay? idam edilip bütün mal varl???na el konsa bile kar?s?na ve çocuklar?na gayet iyi muamele edilir. Kad?nlar?n mücevherlerine dokunulmaz. Çocuklar devlet himayesine al?n?p bak?l?r.” (Zaman?n Avrupa’s?nda idam edilen erke?in tüm mal varl??? ile birlikte yak?nlar?n?n tak?lar?na da el konulur, kar?s? ve çocuklar?na bak?lmazd?.)

Osmanl? toplumunda “nemelaz?mc?l?k” yoktu. En az?ndan günümüzdeki kadar yayg?n bir hastal?k de?ildi. Tüm toplum, kayna?? din olan geleneklerin bekçisiydi. Bunlar?n bozulmamas? için herkes üzerine dü?eni yapar, bir bak?ma her vatanda? “gönüllü polis” gibi çal???r, herkes “vatanda?l?k” sorumlulu?unu yerine getirirdi. O kadar ki, mahalle kabaday?lar? bile, toplumsal düzene bekçilik ederlerdi.

Me?hur Frans?z gezgin Brayer ?unlar? söylüyor:

“Türk halk?n?n üstü ba?? çok temizdir. Hâl ve tav?rlar?nda büyük bir asalet, yüzlerinde tatl? bir sükûnet ve nezaket vard?r. Konu?tuklar? dil, ho? ve ahenklidir. Sohbet edenlerin ifadeleri veciz, telaffuzlar? tertemizdir. Tebessümlerine incelik, el hareketlerine zarafet ve sadelik hâkimdir…”

Brayer, hayranl?kla devam ediyor:

“Yabanc?lar? en çok hayrette b?rakan ?ey, bir kaç?n?n birden konu?may?p, yaln?z birinin söz söylemesidir. Konu?an, umumiyetle sözünü k?sa tutar. Dinleyen de söz bitene kadar sabreder. Birbirlerine kar?? fikirlerini hürmetle savunurlar. Söylenen sözlerde herhangi bir fenal?k, kovuculuk, iftirâ gibi kötülükler ve edebe ayk?r? lâubâlilikler yoktur.”

Sözü Avrupa’da e?ine rastlanmayan bir konuya getiriyor:

“Ya?l? ve büyüklere kar?? hürmetle onlar?n hakk?na riayet, hayal edilemeyecek bir nezaket içindedir. Diyebilirim ki Osmanl?lar?n ahlâkî hususiyetleri, insana adeta tesir eder, büyüler. Yürüyü?lerinin serbestlik ve ihti?am?, misafir kabullerindeki güler yüzlülükleri ve nihayet selâml??a girip ç?karken riayet ettikleri te?rîfat kurallar?n?n zarafeti kar??s?nda hayran olmamak elde de?ildir.”

?imdi s?ra tekrar Du Loir’de. Y?llarca inceledi?i toplumsal yap?m?z? bize ?öyle anlat?yor:

“H?ristiyan memleketlerinde pek yayg?n olan küfürbazl?k, öfke ve intikam hissi Osmanl?larda yoktur. Çünkü bunlar içki ve kumar?n k??k?rtt??? al??kanl?klard?r. Osmanl?lar için içki ve kumar da meçhuldür. Sokaklar?nda da evlerinde de hiçbir küfür sözü i?itilmez. Bunun yüzümüzü k?zartacak ve bizi hayrete dü?ürecek taraf? ise, Osmanl?lar?n yaln?z a??zlar?nda de?il, lisanlar?nda da küfür kelimelerinin bulunmay???d?r. Onlar yaln?z ‘Vallahi’  ?eklinde Allah’a yemin ederler.”

Du Loir, hakl?. Osmanl?lar?n hayreti bile zikirdi. ?imdi oldu?u gibi “Vaaaav yaaa” diye Amerikan k?rmas? ç??l?klar? at?lmazd?. Hayretlerini “Allah Allah”, “Fesubhanallah”, “Lailahe ?llallah”, “Tövbe esta?furullah” gibi kelimelerle ifade ederlerdi. Sak?nmak istediklerinde “Neûzübillah” çeker, her i?e “Bismillah” ile ba?larlard?. Öfkelenmeleri halinde “Ya sab?r” der, haks?zl??a u?ramalar? kar??s?nda “Hasbünallahü ve ni‘me’l-vekil!” diyerek Allah’? kendilerine vekil ederlerdi.

Toplum “ya?amak” ve “ya?atmak” temelinde yücelmi?ti. Bu yüzden cinayete pek rastlanmazd?. Oysa ayn? dönemde düello (iki ki?inin vuru?arak birbirlerini öldürmeleri) Avrupa hükümetleri taraf?ndan yasal say?l?rd?. Paris sokaklar?nda ve meydanlar?nda düello edenlere çok s?k rastlan?rd?.

H?rs?zl?k, soygun, kapkaç gibi suçlar da meçhul say?l?rd?. Bu tür vakalara senede sadece birkaç kez rastlan?rd?. 1700’lerde ?stanbul’a gelen Frans?z müellif Motray, an?lar?nda ?unlar? yaz?yor:

“Türk dükkânlar?nda hiçbir zaman tek meteli?im kaybolmam??t?r. Ne zaman bir ?ey unutsam, hiç tan?mad???m dükkânc?lar arkamdan adam ko?turmu?lar, hatta birkaç kere Beyo?lu’ndaki ikametgâh?ma kadar gelmi?lerdir.”

?imdikinin aksine, eski ?stanbul sokaklar? genel olarak sakindi. Her yer güven içindeydi. Herkes günün her saatinde istedi?i yere hiçbir endi?e duymadan gidebilirdi.

“Bu muazzam payitahtta” diyor Frans?z tarihçi M. A. Ubicini, “Dükkânc?lar, namaz saatlerinde dükkânlar?n? aç?k b?rak?p camiye gittikleri ve geceleri evlerin kap?s? basit bir mandalla kapat?ld??? halde, senede dört h?rs?zl?k vakas? bile olmaz. Ahalisi s?rf H?ristiyan olan Galata ve Beyo?lu’nda ise h?rs?zl?k ve cinayet vakalar? olmadan gün geçmez.”

 Çevreyi kirletmek ise bir Avrupal? al??kanl???yd?. Osmanl? insan? “kul hakk?” sayd??? için yerlere çöp atmaz, ortam? kirletmezdi. Hatta “A?açlar zikreder” dü?üncesiyle a?açlar? ye?ertmeye çal???rlard?. Mesela kurak günlerde ücretle adam tutup sokaktaki ulu ç?narlar? sulat?r, göçmen ku?lar?n yorgunluk atmas? için saçak altlar?na ku? saraylar? yaparlard?.

Osmanl?da aile kavram? temel kavramd?r. Her zaman ba? tac? edilmi?tir. Osmanl? toplumunun olu?umunda aile terbiyesinin özel bir yeri vard?. Anne babadan evlada ?efkat ve muhabbet, evlattan ana-babaya sevgi, sayg? ve itaat Osmanl? dinami?inin özü idi.

?nsan merkezli olarak e?itilen Osmanl? insan? din, dil, renk, ?rk fark? gözetmeden insanlara hizmeti ibadet telakki eder, “?nsanlar?n en hay?rl?s?, insanlara faydal? oland?r.” prensibi içinde, iyilikte yar???r, bu ulvî yar???n bir sonucu olarak da büyük hay?r müesseseleri (vak?flar) vücuda getirirdi.

Geçmi?le gelece?i bulu?turabilirsek yeniden “Osmanl? ?nsan?” karakterli insan yeti?tirebilece?imize inan?yoruz…

 

(Yavuz Bahad?ro?lu Beyefendinin “Muhte?em Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan” isimli eserinden derlenmi?tir.)

4

18/09/2018 Manevî Yükseli? Kudüs?ten Ba?lar*

4

09/03/2018 Mest kim Hu?yâr kim

4

29/10/2017 Muhabbet Yükünün Kervan?: Surre Alay?

4

23/02/2017 Hanyal? Nûri Dîvan??nda Hz.Peygamber (s.a.v)

4

09/03/2016 Hanyal? Nuri Osman Divan??nda ?eriat, Tarîkat, Hakîkat, Ma?rifet

4

31/10/2015 Girit?teki Kadirî Tekkeleri

4

30/07/2015 Kâdirîli?i, Anadolu?ya Ta??yan Velî E?refo?lu Rûmî (k.s)

4

27/02/2015 Bayezid-i Bistâmî Hazretleri Kimdir? (777-848)

4

06/11/2014 Korkma!

4

03/06/2014 Kutadgu Bilig ve Bilgelik Kavram?

4

16/02/2013 Tarihimizden?

4

03/11/2012 Yâ Nureddin!

4

11/08/2012 Osmanl?n?n Erdemli ?nsanlar?

4

11/03/2012 Çanakkale Sava?lar?ndan

4

29/12/2011 Ana, Biz Dilenci De?iliz; Senin O?ullar?n?z!

4

28/06/2011 Senin ?stifa Ettirdi?ini Biz de ?stifa Ettirdik!
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net