SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din kardeşlerimiz, gönül dostlarımız!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Tayy-i Zamân, Tayy-i Mekân
Zül-Cenâheyn
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

Bu tabir iki ayrı kelimeden meydana gelmektedir. Bunlar “tayy” ve “zaman” kelimeleridir.

Tayy; dürülmek, kat etmek gibi anlamlara gelir. Zaman da Türkçemize de geçmiştir, manasını bilmeyen yoktur.

İkisini birleştirip de yalın olarak tercümesini verdiğimizde; zamanı kat etmek, zamanı dürmek anlamına gelir.

Tasavvufta; bir velinin, yaşadığı zamanın dışına çıkarak daha önce meydana gelmiş hadiselerin yaşandığı döneme gitmesidir.

Böyle bir kimsenin, belki birkaç yüz sene önce cereyan eden hadiseleri aynen görmesidir.

Bu bir savaşsa o andaki savaşı, askerleri, kimlerin ölüp kimlerin kaldığını… kendisine lütfu İlâhî olarak gösterilen miktara kadar ne gösterilmişse onu görür. Bu da çok kısa bir anda olur.

Diyelim ki asrımızda yaşayan bir veli, böyle bir nimete nail kılındı ise bu Cenâb-ı Allah’ın kudretini gösterir. Akla hiç uzak değil, hele iman ve itikada hiç mi hiç uzak değildir.

Düşünelim ki, CD ve kasetler vasıtasıyla bugün düğünler, dernekler, toplantılar ve benzeri cemiyetler kayda geçiriliyor, elli-yüz sene sonra bunların seyredilmesi mümkün oluyor.

“Teşbihte hata olmaz” demişlerdir. Kâinatın, yerin-göğün ve din gününün sahibi olan Allah, fâni olan kulun yaptığının en güzelini yapmaya muktedir değil midir?

Eskiden veliler için öyle denilirdi. Hasır üzerinden Mısır’ı seyrederdi.

Yani seccadesinde oturur, Mısır veya başka yerler kendisine gösterilirdi. Oralara gider, çarşı-pazarlarında gezer dolaşırdı. Evliyâullâh menkıbelerinde bunun gibi birçok misal bulmak mümkündür.

Tayy-ı mekân ile ilgili bir olay zamanın büyük velisine atfen şöyle anlatılır.

Yer Trabzon… Büyük veli “Haçkalı Hoca” veya “Haçkalı Baba” diye bilinen zat… (kuddûse sırruh)

Çok tayy-i mekân yapan bir veli.

Sâlih bir arkadaşın rüyasında görüp anlatışına göre “münâkalât vekili” yani ulaştırma, nakliye bakanı.

Bugünkü kullanılan anlamda değil. Çok yer değiştirdiği için o arkadaşımıza rüyasında öyle gösterilmiş. Çok tayy-ı mekân yapan bir zat.

Tarihi tam tespit edemedim. Ama ağızlarından, güvenilir şahitlerden hem de yüzlercesinden dinlenmiştir.

Belki tarih 1940-1950 veya 1955 araları olabilir.

Trabzon’un iki önemli meşhur camisi var. Birisi Çarşı Camii, diğeri Meydan Camii diye bilinen ama asıl adı İskenderpaşa Camii olan cami ki, İstanbul’da aynı ad ile anılan bir cami vardır. Yaptıranlarına nisbeten bu ad ile anılmıştır.

Günlerden Cuma… O gün iki camide de vaaz vardır. İki caminin cemaati Cuma çıkışında yolda birbirleriyle karşılaşırlar. Müthiş bir vaaz dinlemişlerdir. Öyle ki tüyleri ürpermiş, heyecan dorukta… Tam manasıyla ruhları saran bir konuşmadır bu. İki ayrı camide namaz kılan cemaatin birbirleriyle konuşmaları şu tarz içerisinde geçer:

“Bugün çarşı Camii’nde Haçkalı Hoca’nın vaazını dinledin mi?” Diğeri ise:

“O, bugün Meydan Camii’nde idi. Ben onun konuşmasını dinledim. Ama ne konuşma idi! Keşke sen de bulunsaydın!”

Mesele sonradan tahkik edilince anlaşılmıştır.

Hoca bir keramet göstermiş, ateşli bir konuşma yapmış, aynı anda ayrı iki camide, tayy-ı mekânla bulunmuştur.

Daha sonraları bu, âdeta bir darb-ı mesel halinde, olmayacak gibi görünen bazı işlerde;

“Yoksa sen bir anda iki ayrı yerde olan filanca hoca mısın ki, o yerlerde olabiliyorsun” şeklinde hem ibretli, hem de hayret veren olaylar için kullanılır olmuştur.

Yeri gelmişken aynı zat; telsiz, telgraf ve telefonun icat edilip yaygın hale gelmesinden sonra şöyle derdi:

“Rabbim! Adına, kudretine kurban olduğum Allah’ım! Aldı kullarından, verdi tellerine. Çünkü şeyh-i kâmil, müridleriyle çok uzaklarda bile olsa Cenâb-ı Allah’ın izin ve müsaadesiyle, telefon telsizin olmadığı dönemlerde kalpten kalbe haberleşme imkânına sahip idiler.”

Bunları okuyunca “nerde öyle şeyh, öyle derviş” diyesi geliyor insanın.

Bazen şeyh-i kâmil, müridde bu evsaf yoksa bunları tahakkuk ettirmez.

Yine bir diğer olay…

Ulaşım imkânlarının çok kısıtlı olduğu sahil şehirlerinde, bu zamanda ulaşım vasıtası olan gemi ile ulaşım yapıldığı dönemlerde, bir liman şehrinden şeyhini görmeye giden müridinin kokusunu alan şeyhi, yanındaki dervişlerine müridinin ismini söyleyerek,

“O geliyor, onun kokusunu alıyorum” der ve bir keramet izhar ederdi.

Hakikaten hesap olunur, iki şehir arasındaki mesafe hesaplanır, 7-8 gün sonra mezkûr mürid çıkagelirdi.

4

29/10/2017 Zikir Ehline Bazı Önemli Hatırlatmalar - 1

4

17/07/2017 Cenâb-ı Allah’ı Sesli/Cehrî Zikir - 6

4

17/07/2017 Nasıl Yaşarsan

4

25/10/2016 Bir Nasihat; Temiz Ol, Temiz Öl!

4

25/10/2016 Cenâb-ı Allah’ı Sesli Zikir (Cehrî Zikir) – 5

4

09/03/2016 Cenâb-ı Allah’ı Sesli Zikir (Cehrî Zikir) – 4

4

31/01/2016 Cenâb-ı Allah’ı Sesli Zikir - 3 (Cehri Zikir)

4

31/01/2016 Gel Seninle Dost Olalım!

4

26/10/2015 Cenâb-ı Allah’ı Sesli Zikir - 2 (Cehri Zikir)

4

31/07/2015 CENÂB-I ALLAH’I SESLİ ZİKİR- 1- (CEHRİ ZİKİR)

4

30/07/2015 DAVET

4

27/02/2015 Seher Vakti Gördüklerim

4

06/11/2014 Rabbime Yalvardım

4

03/06/2014 Ölüm Ötesi

4

08/02/2014 Mevlânâ ve Müsamaha

4

08/02/2014 Allah’ı Zikredelim

4

17/09/2013 Hayata Bakış

4

17/09/2013 Cenâb-ı Allah, Sekîneyi Müminlerin Kalplerine İndirdi

4

18/07/2013 Rahmet ve Merhamet Ayı

4

25/05/2013 Fikir Yağmuru

4

16/02/2013 Yâ Resûlallah

4

16/02/2013 Mevlid Kandili

4

03/11/2012 Kırk Yaşın Düşündürdükleri

4

03/11/2012 Ey Allah’ım

4

11/08/2012 Sana Sığınırım

4

11/08/2012 Tayy-i Zamân, Tayy-i Mekân

4

11/03/2012 Akşemseddin

4

11/03/2012 Ölüm Anının Dehşeti

4

29/12/2011 Zelzeleye Çare Bulundu (mu?)

4

29/12/2011 EY RABBİM! SANKİ BEN İBRAHİM’İM

4

05/10/2011 Bayram Gününde Hasret

4

05/10/2011 Kur’ân-ı Kerîm ve İlim

4

28/06/2011 Tokyo’da Deprem

4

28/06/2011 Zikrullâh’ın Bereket Ve Üstünlüğü

4

15/04/2011 İbrahim Gibi

4

26/02/2011 Toprağın (Ananın) Dilinden

4

26/02/2011 Zikir ve Sohbet Meclisleri

4

25/12/2010 Ledünnî İlim

4

12/10/2010 Ne Olurdu

4

12/10/2010 Mehdî Hakkında

4

08/08/2010 Mahşer Yolu Tutacaksın

4

08/08/2010 Muhâsebe

4

22/07/2010 Üç Ayların Manevi İklimine Doğru

4

06/04/2010 Tasavvuf

4

31/03/2010 Sünnetin Önemi
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net