SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din kardeşlerimiz, gönül dostlarımız!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (17. Mektub)
Editör
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

Esselâmü aleyküm İhsan Efendi oğlum,

 

Derviş İhsan Efendi oğlum,

Sohbet edeb üzeredir. Edeb yolunun meşki sohbetledir. Bu sebepten sohbetteki edeb, şeyhe mukabelede bulunmak, ihvanla hem-meclis olmak husûsî dikkat ister. Sohbet meclisinin sahibi Hazret-i Allah’tır. Allah için sohbete oturuldu mu artık onun falancası filancası olmaz. Cenâb-ı Hakk’ın nazar ettiği, hatta o meclistekilerle beraber oturduğu, Efendimiz (s.a.s)’in ruhaniyetinin o sohbet halakası üzerinde olduğu bir an bile unutulmamalıdır. Zaten bu nevî nisyan (unutmak) kişiyi sohbetten ve huzurdan düşürür. İnşâallah sohbet hakkında tafsilatlı malûmatı sizlere bilâhare arz edeceğiz. Şimdi sana lâzım olan, bu mevzuuyla alâkalı, şeyhe yani mürşide rüya arz etme bahsidir. Çünkü mânânın mürşide arz edilmesi de sohbet kabilindendir.

Nefsanî tarîklerde yani hem nefsi hem ruhu terbiye dairesine alan ve o şekilde kalbin tasfiyesini ve ruhun tahliyesini, yakîn derecede sâliklerine gösteren tarikatlar rüya ilmine ve tâbirine çok dikkat ederler. Rüya sâlikin durumunu çok bâriz bir şekilde ortaya koyar. Bu ortaya çıkan ahvâlden şeyh de, mürîd de kendince alması gerekeni almalı, işaret edilene âgâh olmalıdır. Mürşide mânâyı arz etmek hem sohbete dâhildir, hem sohbetin mahsulüdür. Bir derviş hem esma tâlimini, hem zikrini, hem sohbeti hem de şeyh ile arasındaki ülfet ve terbiyeyi bu mânâların zuhûruyla hangi derecede olduğunu anlar. Rüyayı şeyhe arz etmenin en başta zâhirî şartları vardır. Bu zahir edebe riayet fevkalâde önemlidir. Bir kere şeyh, rüya dinlemek için bir vakit tayin ettiyse ol vakte mülâzemet etmeli. Sâir vakitte rüya arz etmeye kalkışmamalı. Eğer husûsî bir vakit tayin edilmemiş ise kendisinin teklifi üzere yani “Rüyanız var ise dinlerim.” gibi bir söz sarf etmesi üzerine diğer mecliste bulunan zevatı ve şeyh efendinin halini gözeterek yapmalı. Bu ikisi haricinde eğer bir vakit tayin olunmamış lâkin münasib olduğu kanaati sizde uyanmışsa usulcacık şeyh efendinin yanına, belki bir hizmet vesilesiyle de olabilir, yaklaşıp “Efendim, bir şey gösterildi.” veyahut “Rüyalarım var, arz edebilir miyim?” gibi izin alarak şeyh efendinin müsait olup olmadığı anlaşıldıktan sonra mânâlar arz edilmeli. Lâkin dervişe lâzım olan irfandır. Şeyh efendinin hem lisânından hem de simasından bu destur alınmalı, “Olur.” dediği halde çehresi o desturu vermez ise “Başka bir zaman anlatsam fakîr için daha uygun olabilir, fakîr için hiçbir mahsuru yok.” gibi gönlü hoş tutan sözlerle mürşidin rızası tahsil edilmeli. Bundan sonra eğer mürşid “Anlat” derse sözü çok uzatmadan hemen rüya arz edilmeli. Mürşid ile konuşurken hatta dervişân arasında “ben” sözü mümkün mertebe telaffuz edilmemeli. Ya “bendeniz” yahut “fakîr” kelimesi isti’mâl olunmalı. Husûsiyle rüyada “ben” tâbiri hiç kullanılmamalı. Hatta “Gördüm, yaptım ettim.” gibi ta’rifler yapılmamalı. “Gösterildi, yaptırılmış, olmuşum, ağlamışım.” gibi rivayet eder tarzda tavsif edilmeli. Bir başka husus, rüyayı anlatırken tâbir eder gibi konuşmamalı. Diyeceksin ki, bu nasıl olur? Oluyor efendim, bal gibi oluyor! Meselâ adam geliyor, “Efendim, ben gündüz şu şu şu işi yapmıştım, akşam da şunu okumuştum, geceleyin de şu rüyayı gösterdiler.” diyor. Şimdi ne oldu? E rüyayı zaten kendin tâbir buyurdun mübarek! Bunun mânâsı bundan ibaret deyiver de bize de hâcet kalmasın, diyoruz içimizden. Amma ne yaparsın, bu sahada adam yetişecek diyerek îkaz etmekle iktifa ediyoruz. Bazen ikaz da yetmiyor artık onlar da kuru kuruya gelip rüya tâbiri bekliyorlar.

Evlâdım, mürşidlik ve bu yolda şeyhlik rüya tâbir etmek demek değildir. Bazı şeyh efendiler rüya tâbirinde de meleke kesbetmişler, her nev’î rüyayı, etraftan gelen her nev’î müracaatı tâbir ve tefsir ederek şöhret bulmuşlardır. Mürşid yolda lâzım olan kadarıyla dervişin rüyasını tâbir ve tefsir eder. Yoksa her görülenin muhakkak bir mânâsı vardır. Ama dervişe ne lâzımdır? Rüya dinlenildiğinde ibadet taatındaki çirkinlik, güzellik, gerek iyi gerek kötü düşünceler hatta midendeki hazım sıkıntısı bile fark edilebilir. Sana gösterilen o mânânın bir tefsiri ve şerhi olabilir. Amma bunların içinden sana lâzım olanı mürşid ayıklar, senin düşündüğünü değil kendisine ilham olanı o mânâ üzre söyler. İşte bu sebebden şeyhleri rüya tâbircisi zannetmek çok büyük bir hatadır. Muabbirlik/tabircilik ayrı, şeyh mesleğinden dolayı hâdisatı ve rüyayı te’vil etmek ayrıdır.

Güzel İhsan Efendi oğlum, Cenâb-ı Hakk seni kemâl ve cemâl üzre terbiye eylesin. Şunu unutmayasın ki: Şeyhe sen gidip rüyanı anlattığında esasında kendini anlatır ve arz edersin. Şeyhe rüya arz etmeden evvel sendeki mânâ zaten mürşide yansır. Senden dinlenilen rüya mürşidin indinde (katında) ma’lûm olan halin sana nasıl aktarılacağının mürşide bildirilmesi demektir. Yani mürşid bilir ki falanca zât şu haldedir. Sonra o zât gelir, ona rüyayı arz eder, rüyayı arz etmeden evvel onun mânâsı zaten arz edilmiştir. Ama mürîd bunu bilmez. Sonra o rüyayı konuşurken sen idrak dereceni, seviyeni mürşidine arz etmiş olursun. Mürşidin de senin o anlayışına göre kendisine daha evvel ma’lûm olmuş hali senin mânânın tâbiriymiş gibi sana arz eder. Yani rüya en ziyâde müride kendisini bildirmek içindir. Ayrıca mürşid, o derviş üzerindeki terbiyenin, sohbetten aldığı feyzin ve idrakin ne seviyede olduğunu dervişinin rüyalarını dinleyerek yakînen anlamış olur. Bundan dolayı tâbir edilmeyen her rüya şeytanî demek değildir. Bazı mânâlar da vardır ki, sadece mürşide aittir. Sâdık ve hâdim dervişlerin mânâlarında, mürşidlerine havadis verilir. Mürşid onları alır “Bu bize aittir.” der ve tâbir eylemez. Tâbir olunmadığı zaman “Efendim, iyi mi oldu yoksa şer mi oldu, başka bir şey daha söyler misiniz?” gibi lüzumsuz lakırdıdan uzak durmalı, şeyh efendi ile rüya arzı hususunda konuşurken simasına aval aval bakılmamalıdır. Çünkü lüzumsuz mimikler, yüzdeki ifadeler ve boş sözler şeyhe gelen ilhâmât durumuna mâni olmasa da rahatsızlık verir. Bu sebebden, husûsî konuşmalarda, duyabileceği şekilde olmak şartıyla şeyh efendinin birazcık uzağında, baş öne eğik, o konuştuğu zaman susmak ve dinlemek üzere rüya hemencecik arz edilmeli sonra da ayrılırken ya eli ya dizi öpülerek hafif bir şekilde geri çekilmelidir. Mürşidin oturuşu müsait değilse illa el diz öpmeye gayret etmek de irfansızlıktır. Yani evlâdım, illa şu kalıp olacak diye bir şart yoktur. Kalıplar belli beyândır. Lâkin nerede hangisinin yapılacağı irfanla ma’lûm olur ve o ilim üzre amel olunur.

Rüya anlatılırken ifade şekline çok dikkat etmeli, mümkün mertebe görüldüğü şekil üzere anlatılmalı, nezaket göstereceğim derken mânânın şekli değiştirilmemelidir. Mânâda menfî ve çirkin bir halde gösterilen bilindik bir şahıs varsa ilk önce o şahsın adı söylenmemeli, mürşid sorarsa ismi söylenmeli, onun haricinde gammazlarmış gibi konuşulmamalıdır. Rüyanın tâbiri veya tefsiri yapıldıktan sonra hemen tutulmalı, tebşirât verilirse etrafa anlatmamalı, bir îkaz olur ise üzüntüye kapılmamalı. Zaten derviş ona derler ki, müjde alsa da korkutulsa da büyüklerine karşı ve yolundaki hizmetine karşı asla kendinde bir değişiklik olmaz. Hatırlarsan zât-ı âlinize demiştim ki derviş şeyhi tarafından övülse de, zemmedilse de(kötülense de) itikadı hiç değiştirmez, muhabbeti ne artar ne eksilir. Bu hal bilmeyenlere çok acayip gelir. Lâkin erbabına malûmdur ki hakikattir.

4

29/10/2017 Kabir Azabını İnkâr Edenlere Güzel Bir Cevap

4

29/10/2017 Suların Kısımları

4

29/10/2017 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 20. Mektubu

4

29/10/2017 Bir Mucize, Süheyl b. Amr (r.a)

4

29/10/2017 Olmayınca

4

29/10/2017 Gel Papaz Efendi!

4

17/07/2017 Oruç yüzünden bizim canımız dirilik elde edecektir!

4

23/02/2017 es-Selâmü Aleyküm

4

23/02/2017 Abdesti Bozmayan Şeyler

4

23/02/2017 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 18. Mektubu

4

23/02/2017 Himmetini Âlî Tut - Pir Abdulkâdir Geylâni Hazretleri

4

02/11/2016 es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh - TAKDİM

4

25/10/2016 Bize Ulaşan Haberler

4

25/10/2016 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 16. Mektubu

4

25/10/2016 Sünnetsiz İslam Arayışları

4

09/03/2016 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 11. Mektubu

4

09/03/2016 Mü’min Kul ve Dünyanın Hali - Pîr Abdülkâdir Geylânî (k.s)

4

31/01/2016 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 5. Mektubu

4

31/01/2016 Bir Kâmil Mürşide Varmasan Olmaz

4

31/10/2015 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 12. Mektubu

4

31/10/2015 Mustafa Hayri ÖĞÜT Efendi (k.s) Hazretlerini Rahmet ve Minnet ile Anıyoruz (1895 – 1979)

4

31/10/2015 Rabıta

4

26/10/2015 Âhireti Düşününüz! - Pîr Abdülkâdir GEYLÂNÎ

4

26/10/2015 Osmanlı’nın Manevi Kurucusu Şeyh Edebâlî (k.s)

4

30/07/2015 Namazda Huzur ve Huşuyu Yakalamak

4

30/07/2015 Köstendilî Halîl Efendi’nin Tûti İhsan Efendi’ye 5. Mektubu

4

30/07/2015 Seyyidü\'l-İstiğfâr - İmam GAZALÎ

4

30/07/2015 Abdullah b. Mes’ûd (r.a) Müslüman Oluşu

4

30/07/2015 Tâif Duası

4

01/03/2015 O Günden Beri Bu Haldeyim

4

27/02/2015 Bazılarına Ne Oluyor ki!

4

27/02/2015 Ebû Hanife\'nin Tasavvufi Hayatı

4

27/02/2015 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 5. Mektubu

4

26/02/2015 Olgun Müslüman’ın Vasıfları

4

26/02/2015 Tasavvuf, Havâssa Ait Ledün İlmidir

4

06/11/2014 Şefaati Ve Vesile (Aracı) Kılmayı Şirk Olarak Görme Hastalığı

4

06/11/2014 Âriflerin İlâhî Huzurdaki Edepleri

4

06/11/2014 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 5. Mektubu

4

06/11/2014 İntisâb Niçin Gereklidir?

4

06/11/2014 Gerçek Teslimiyet -Abdülkâdir Geylânî (k.s)

4

25/09/2014 Zilhicce Ayı Nasıl İhya Edilmeli

4

03/06/2014 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 9. Mektubu

4

08/02/2014 Kendimizi Nasıl Aldatıyoruz? İmam GAZALÎ

4

08/02/2014 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 5. Mektubu

4

08/02/2014 Asr-ı Saâdette Mescid-i Nebevî ve Diğer Mescidler

4

08/02/2014 es-selâmü aleyküm

4

17/09/2013 Mustafa Hayri Öğüt (ks.)

4

17/09/2013 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 6. Mektubu

4

17/09/2013 Esmâ’ya Babasından Mektup

4

25/05/2013 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (39. Mektub)

4

25/05/2013 Şeyh Abdurrahman Hâlis et-Tâlebânî

4

16/02/2013 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (38. Mektub)

4

03/11/2012 GEYLANÎ TEFSİRİ - Kitap Tanıtımı

4

03/11/2012 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (1. Mektub)

4

03/11/2012 es-selâmü aleyküm

4

11/08/2012 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (17. Mektub)

4

11/08/2012 Sûfîlerden Esintiler - Cüneyd-i Bağdadi (k.s)

4

11/03/2012 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (30. Mektub)

4

11/03/2012 Sûfîlerden Esintiler-Kuşeyrî Risâlesi

4

11/03/2012 Tasavvuf-Abdülkadir GEYLANÎ (k.s)

4

11/03/2012 Mehmet Âkif ve Sudanlı Genç

4

11/03/2012 Merhabalar Efendim

4

29/12/2011 Temizleme Yolları

4

29/12/2011 Anadolu Selçuklu Dönemi, Müslim-Gayr-i Müslim İlişkileri

4

29/12/2011 Mesnevîden - Mürşid-Mürid-İlâhî Aşk

4

29/12/2011 On Dört Asır Evvel

4

29/12/2011 Kalbin Mâhiyeti

4

29/12/2011 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (28)

4

29/12/2011 Sûfîlerden Esintiler

4

29/12/2011 es-selâmü aleyküm

4

05/10/2011 Sûfilerin Ahlakı

4

05/10/2011 Şevvâl Orucunun Değeri

4

05/10/2011 Peygamberimizin Kılmamızı İstediği Namaz

4

05/10/2011 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (25)

4

05/10/2011 Altın Öğütler - Abdülkâdir Geylânî (k.s)

4

05/10/2011 Sûfîlerden Esintiler

4

05/10/2011 es-selâmü aleyküm

4

28/06/2011 Kitap Tanıtımı - Dostluk Üzerine

4

28/06/2011 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (15)

4

28/06/2011 Mesnevî’den - Benliğin Şımartılması

4

28/06/2011 Kıssadan Hisse

4

28/06/2011 Sohbet, Abdülkâdir GEYLÂNÎ (k.s)

4

28/06/2011 es-selâmü aleyküm

4

15/04/2011 Röportaj - Rektör Abdullah Demircioğlu

4

15/04/2011 Müslüman Kimleri Sever?

4

15/04/2011 Köstendilli Ârif-i Billâh Halil Efendi’den (k.s) Müridi İhsan Efendiye Mektup (4)

4

15/04/2011 Geçmişten Günümüze Naat-ı Şerifler

4

15/04/2011 Abdulkadir Geylani Hz.nin Hicrî 18 Zilkade 545 Tarihli Konuşması

4

15/04/2011 Yeniliklere Açık Oluşu

4

15/04/2011 Şaka ve Latîfe Yapması

4

15/04/2011 Ashabıyla Münasebeti

4

15/04/2011 Şecâat ve Necdeti

4

15/04/2011 Allah’ı Zikretmesi

4

15/04/2011 Cömertliği

4

15/04/2011 Doğru Sözlülüğü

4

15/04/2011 Zühdü

4

15/04/2011 Hayâsı ve Tevâzuu

4

15/04/2011 Peygamberimizin Şemâili

4

26/02/2011 Hadislerle Kabir Azabı

4

26/02/2011 Serdâr-ı Hakan

4

26/02/2011 Köstendilli Ârif-i Billâh Halil Efendi’den (k.s) Müridi İhsan Efendiye Mektup (3)

4

26/02/2011 Erzurumlu İbrahim Hakkı ve İsmail Fakirullah (k.s) Türbesi

4

26/02/2011 es-Selâmü Aleyküm

4

25/12/2010 Aziz Okuyucularımız;

4

25/12/2010 Köstendilli Ârif-i Billâh Halil Efendi’den (k.s) Müridi İhsan Efendiye Mektup (2)

4

25/12/2010 Hz. Ali’nin (k.v) Zühdü

4

25/12/2010 Hz. Mevlânâ’dan

4

25/12/2010 Muharrem Orucu ve Aşûre Günü

4

25/12/2010 Hz. Âişe-i Sıddîka (r.anhâ) Annemizden Peygamberimize (as.)

4

12/10/2010 Aziz okuyucularımız;

4

12/10/2010 Köstendilli Halil Efendi’nin (k.s) Müridine Mektubu

4

12/10/2010 Zamana Değer Verenler - Lâdikli Hacı Ahmet Ağa (k.s)

4

08/08/2010 Aziz okuyucularımız;

4

08/08/2010 Tasavvufi Şiir Şerhi

4

08/08/2010 Hikmet Deryâsı

4

22/07/2010 Ey Gönül

4

22/07/2010 Gönül Âlemi

4

22/07/2010 Kitap Tanıtımı

4

03/04/2010 es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh

4

31/03/2010 Kalbin Şikayeti

4

31/03/2010 Nasıl Sevdiler?

4

31/03/2010 Rasûlullâh’ın (s.a.v.) Toplum İçindeki Ahvali
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net