SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din kardeşlerimiz, gönül dostlarımız!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Kur’ân ve Sünnet’te Veli Kavramı
Abdullah DEMİRCİOĞLU
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

Üçler, yediler ve kırklar tasavvufî tabirlerden olup, kültürümüze yerleşmiş olan sözlerdir.

Bunlar kademe kademe, Cenâb-ı Allah’ın sevdikleri, dost edindikleridir.

Sevdikleri, dost edindikleri ifadesinden aykırı anlamlar çıkaranlar var. Onlar;

“Hiç Cenâb-ı Allah dost edinir mi?” veya “Sever mi?” yaklaşımıyla olaya bakarak buna “küfür, şirk” diyorlar.

Kur’ân-ı Azîmüşşân’da ulü’l-azm peygamberlerden Hz. İbrahim’e; Halîl/Dost, yâran, sevgili (Nisâ, 4/125) diye hitap edildiği malûmdur.

Bunun yanında hem Kur’ân-ı Kerîm’de hem de hadislerde veli, bunun çoğulu evliya tabirleri geçmekte ve bu mutlu kişilerin nasıl vasıfta oldukları belirtilmektedir.

Resûlullâh’ın (s.a.s) hadisinde:

“Cenâb-ı Allah bir kimseyi severse Cibrîl’i çağırır ve ona şu şekilde de emir ve ferman eder: ‘Ben filan kişiyi seviyorum, onu sen de seveceksin. Sonra gök ehline sevmelerini emredeceksin. Sonra da yerdekilere onu sevmelerini emredeceksin…” (Riyâzü’s-Sâlihîn, hadis no: 387; Müslim, Birr ve Sıla, 2637) şeklinde bu sevme, sevgi ve veli-evliya olayı haber verilmektedir.

Bu emir gereği Cibrîl’in, göktekilerin ve yerdekilerin o kişiyi sevdikleri bu vakıa, “kendilerine emredilenler tarafından kabul görür (fe tudeu’l-kabûl)” ifadesiyle perçinlenmiştir.

Peki, bu durumda “veliyyullâh” ne demektir denilecek olursa…

Kısaca;

“Allah’tan korkan, temiz ve amel-i sâlih işleyen, itaatkâr/mut‘î kul, Cenâb-ı Allah’ın dostu” diye tarif olunmuştur.

Cenâb-ı Allah,

“Dikkat ediniz, Allah’ın veli kulları için asla korku yoktur ve onlar mahzun bile olmayacaklardır.” (Yûnus, 10/62) buyurur.

Ve yine, bunun gibi başka ayetlerde de dolaylı olarak, cennete giren amel-i sâlih işleyen kullardan razı olduğunu ve onların da bahsedilen nimetler sebebiyle mutlu ve hoşnut olacakları ifade edilmektedir.

Hadislere gelince;

“Kulun nâfilelerle Allah’a (c.c) yaklaştığı, bu sebeple O’nun sevgisine nail olacağı ve bu sevgiden sonra da böyle bir kulun gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, yürüyen ayağı olacağı…” (Buhârî, Rikâk/38) belirtilmektedir. Buna benzer hadisleri çoğaltmak mümkündür.

Bunlardan yola çıkarak tasavvufta çok kullanılan üçler, yediler, kırklar ile abdal, budelâ ve benzeri olanları görmekteyiz.

Şüphesiz ki Resûlullâh’ın, kendi arkadaşlarından bazılarını, layık olduklarından dolayı bazı sıfatlarla tavsif ettikleri olmuştur.

Hevâdan konuşmayan Peygamber’in, Ali’ye (r.a):

“Harun, Musa’ya nasılsa sen de bana öylesin!” demesi gibi olan diğer örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Bir de Allah Teâlâ’ya yakın, sevgili kullardan bir kısmı manasında “Ebdâl” olan kullar vardır. Bunları halk açık olarak bilemez. İçlerinden biri vefat edince yerine bir başka veli geçer. “Dünyanın düzeni ile vazifelidirler”, denilmiştir.

Adetleri bilinemeyecek kadar çoktur.

Biri vefat edince diğeri onun yerine geçtiğinden dolayı “bedel”, bunun çoğulu olan “ebdâl” olarak bilinirler.

Ümmet arasında her zaman kırk kişinin bulunduğu ve bunların kalplerinin İbrahim (a.s) gibi olduğu,

Belâ ve musibetlerin onlar sebebiyle def edildiği beyanla,

Kendilerinin bu seviyeye yetişmelerindeki en etken olan şeyin cömertlikleri yanında müslümanlara bol bol nasihat ettikleri… hadis diye Hilyetü’l-Evliyâ’da nakledilmiştir.

Her ne kadar sayılarının bilinemeyecek kadar çok olduğu söylenirse de; bazıları bunların yedi, kırk veya yetmiş kişi olduğunu söylemiştir.

4

29/10/2017 Tasavvuf yolunu tuttum giderim

4

29/10/2017 Doğru ve Sağlam İtikad

4

17/07/2017 Dua Üzerine

4

23/02/2017 Kandiller ve Hadiselere Bakış

4

23/02/2017 Bütün Müslümanlar, Bütün Maneviyat Erleri, Kardeşlerim

4

26/10/2016 Zaman Gelecek ki…

4

25/10/2016 DİYALOG

4

09/03/2016 Emaneti Yüklenmek

4

31/01/2016 Beşeriyetin İhtiyaçları; İlim ve Kur’ân-ı Kerîm

4

31/10/2015 Bir Hadîs-i Şerîf Üzerine

4

30/07/2015 Şehr-i Ramazan

4

28/02/2015 Rabıtanın Mahiyeti?

4

16/11/2014 Kul Hakları

4

03/06/2014 Mekke Ve Medine’nin Fazileti

4

09/02/2014 Doğru Söylediyse Kurtuldu

4

17/09/2013 Biz Neredeyiz?

4

25/05/2013 İlim Üzerine

4

16/02/2013 Temel İki Kaynak

4

03/11/2012 Dinî Hassasiyet

4

11/08/2012 Kur’ân ve Sünnet’te Veli Kavramı

4

11/03/2012 O’ndan Af Dileyiniz!

4

29/12/2011 Zikrullâhın Feyz ve Bereketleri

4

06/10/2011 Hasb-i Hâl / İntibalarım

4

28/06/2011 Üç Aylar ve Oruç

4

15/04/2011 Kutlu Doğum ve Kaside-i Bür`e

4

26/02/2011 Hayat Veren Davet

4

25/12/2010 Zamânı Durdurun

4

25/12/2010 M⠑Adette Lehâ

4

12/10/2010 Eğitim ve Öğretim Yılı Münasebetiyle

4

08/08/2010 Rahmet ve Mağfiret Ayı

4

22/07/2010 Dört Unsur

4

22/07/2010 Ne Olurdu

4

04/04/2010 Hz. Peygamber\'in Yüksek Ahlâkı
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net