SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din karde?lerimiz, gönül dostlar?m?z!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Tarikat-? Kâdiriyye ve S?dk
Yusuf SELİM
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

     “Evvelkilerin güne?leri söndü, gitti. Bizim güne?imizse sönmez ebedî. Gökyüzünün en yüce yerinde...”

?slâm tasavvuf ve tarikat kültürü denilince Abdülkadir Geylanî ismi ilk olarak kar??m?za ç?kan isimlerdendir. Hazreti Pir Seyyid Abdülkadir Geylanî´nin ?ahsiyeti ve Kadirî kültürü, gerek ilim gerekse kültür hayat?m?z?n ve manevi tarihimizin önemli unsurlar? aras?nda yer almaktad?r.

Gavsu’l-Azam Hazretleri zâhir ve bât?n ilimlerde zirve yapm??, binlerce ki?inin ?slâm’la mü?erref olmas?na vesile olmu? ve evliya mektebi olarak nitelendirebilece?imiz dergâh?nda binlerce müridini kemâlâta erdirmi? abide bir ?ahsiyettir. Medrese ile tekkenin yan yana bulundu?u iki kanatta da hizmetini sürdüren Pir, ömrünün son nefesine kadar Hakk’a hizmet etmi? ve hayat?n?n son anlar?nda  o?lu Abdülvehhab´a ?u tavsiyelerde bulunmu?tur:

“Takvaya ve tâata sar?l. Allah´tan ba?ka hiç kimseden korkma. O’ndan ba?ka hiç kimseden isteme. ?htiyac?n? Allah´tan iste. Her ?eyi O’ndan talep et. O’ndan ba?ka hiçbir kimseye ba?lanma. Sadece O’na güven. Tevhid, tevhid, tevhid !... Her ?eyin ba?? tevhid…”

 

?ki âlem padi?ah? ?âh Abdülkâdir,

Âdemo?lunun serveri ?âh Abdülkâdir.

Ar?, Kürsü ve Kalem´in ay ve güne?i.

Nur-i azamdan bir kalp nuru ?âh Abdülkâdir.

Bahaeddin Nak?ibend

 

Abdülkadir Geylanî küçüklü?ünden itibaren ilme ve tasavvuf büyüklerine kar?? derin bir heves ve i?tiyak duymaktad?r. Zaman?n ilim ve kültür merkezi olan Ba?dat´a gidip ilimle i?tigal ve sâlihleri ziyaret etme hususunda annesinden izin ister. Bunun üzerine annesi babas?ndan kalan bir miktar paray? o?luna verir ve ondan her ne olursa olsun yalan söylemeyece?ine dair söz alarak, gözya?lar? ile onu u?urlar. Yolda Abdülkadir Geylanî´nin de içerisinde bulundu?u kafileyi haramiler basar. Herkesten k?ymetli e?yas?n? al?rlar. Haramilerin reisi Abdülkadir Geylanî´ye nesi oldu?unu sorar. O da elbisesinin alt?na dikilmi? bir kese içerisinde k?rk dinar? oldu?unu söyler. Reis önce kar??s?ndaki gence inanmak istemez. Ama olay? tetkik edip de gencin tarif etti?i yerde paran?n hakikaten var oldu?unu görünce, onun dürüstlü?üne hayran kal?r ve yapt??? i?ten pi?manl?k duyarak tevbe eder.

Bu menk?beyi bekli de bilmeyenimiz yoktur. Ancak ilim için yola ç?kan ve kemalâtta “gavs” olan Abdülkadir´in, özü ile sözü ile daha yolun ba??nda do?rulu?u ilke edinmesi büyük hikmetler gizlemektedir. Bu ya?ananlar tabiî ki de alelade ?eyler de?ildir.

Peki; s?dk, do?ruluk nedir? Pirimizin hayat?n?n mihenk ta?? olan “s?dk” pirimiz taraf?ndan nas?l aç?klanm??t?r? Dilaver Gürer Hocan?n ara?t?rmalar?ndan istifadeyle siz okurlar?m?zla payla?mak isteriz.

“Efendim, tasavvufta s?dk; özüyle, sözüyle, fiil ve hareketleriyle, k?sacas? bütün yönlerden dosdo?ru olmak, en küçük bir yalan ve nifak izi ta??mamakt?r. Sadakat, felah?n müjdesidir.

Tevbe sûresinin 121. âyetinde Allahü Teâlâ:

“Ey iman edenler! Allah´a kar?? takva sahibi olun ve sad?klarla birlikte bulunun.” buyurarak, inananlara hem kendi aralar?nda bulunan sad?k, do?ru, yalandan uzak ki?ilerle beraber bulunmay? emretmi?, hem de s?dk?n kolay bir hadise olmad???n? beyan etmi?tir.

Âyetten s?dk?n bir meleke i?i, bir temrin ve riyazet i?i oldu?u anla??lmaktad?r. Rasûlullah´?n (s.a.s) ?u sözleri de bunu do?rulay?c?d?r:

“Kul do?rulukta devam eder ve do?ru olman?n yollar?n? arar. Ta ki, Allah kat?nda s?ddîk yaz?l?r; yalan söylemekten geri durmaz ve onun da yollar?n? arar. Nihayet Allah kat?nda yalanc? yaz?l?r.” (el-Buhârî, Edeb/68)

Sadakat; s?rr?n, kalpte olan?n dilden ç?kan söze uymas? ?eklinde de tarif edilir. Ancak i?in bir de halvet taraf? vard?r. Yani insan, insanlardan uzak, yapayaln?z kald???nda da Hakk´? unutmamal? ve her halinde ona sad?k kalmal?d?r.

Bundan dolay? s?dk, tarikat?n dire?idir. Tarikat s?dk ile tamam olur ve onunla düzen bulur. Yine s?dk nübüvvetten sonraki ilk derecedir. “??te bunlar Allah´?n kendilerine nimet verdi?i nebiler, s?ddîklar, ?ehitler ve sâlihlerle beraberdirler.” ayetinde s?d?klar nebilerden sonra ve ?ehitlerden önce zikredilmi?lerdir.

Sad?k olman?n baz? ?artlar? vard?r. Evvela sad?k, dönek de?ildir. Sözünden dönmez. Hakl? oldu?u karar?ndan vazgeçmez. “Allah´? tevhid de sad?k olan nefsinin, hevas?n?n ve ?eytan?n?n sözüyle, vesvesesiyle dönmez. Muhabbetullah’ta sad?k olan ay?p ?eyleri i?itmez. Onlar?n kula??na girmesine müsaade etmez. Muhabbetullah´ta muhabbet-i Rasûl´de sad?k olan salih bir kul ise münaf???n sözü ile fikrinden caymaz.”

S?dk?n tevhid, ihlas, verâ ve tevekkül ile yak?ndan ili?kisi vard?r. ?nsanlardan hay?r i?leyenler pek çoktur. Fakat günah? yaln?zca s?ddîklar terk eder. S?ddîk büyük ve küçük, bütün günahlar? terk eder ve verâya ula??r. Sonra verâs? daha da titizle?ir ve önce arzu ve istekleri, ard?ndan da mubah ve halleri talep etmeyi terk eder. Gece ve gündüzünün büyük bir k?sm?n? ibadet ile geçirir. Halk âdetlerini y?rtar. Bu bak?mdan s?dk, verâ ve tevekküle temel te?kil eder. S?dk olmadan verâ ve tevekkül gerçekle?mez.

S?ddîklar da di?er insanlar gibi zaman zaman bela ve musibetlerle kar?? kar??ya gelebilir, bela ve musibetlere düçar olabilirler. Fakat onlar?n ba??na gelen bu gibi hadiselerin özelli?i vard?r. “Hakk, kalplerini terbiye etmek için küçüklüklerinden ya?l?l?klar?na kadar s?ddîklara, türlü belalar verir. Ne zaman ki onlar? bir belaya maruz b?raksa, onlar?n sab?rlar?n? ve ünsiyetlerini artm?? bulur. Belalar, s?ddîklar? küçültüp kötü durumlara dü?üremez, onlara yeti?emez. Nas?l yeti?sin ki? Bela yürüyerek gider; onlar?n kalpleri ise ku?lar?n kanatlar? üzerinde uçar. Vah, o, s?ddîklar?n kalplerine eziyet edenlere!

Hakk yolunda yürümek için sadakat ve marifet nuruna ihtiyaç vard?r. Çünkü marifet güne?i ancak s?ddîklar?n kalplerinde sürekli parlar. Ne gece, ne de gündüz, hiçbir zaman batmaz. Sâlik bu nur vas?tas?yla emin ad?mlarla yolunda yürümeye devam eder. Hak tarikinin tamam? s?dkt?r, do?ruluktur. Sufilerin sadakatinde asla yalan olmaz. Yalan söyleyen, sözünde, özünde, fiilinde do?ru olmayan?n sufilikle alakas? yoktur.” (Dilaver Gürer, Abdülkadir Geylanî, ?nsan Yay?nlar? - 2009)

4

19/09/2018 Rüzgâr â??k olmasayd? böyle esip durmazd?. (c.7, tercî? 4)

4

18/09/2018 Siz Hiç Çocu?unuza Böyle Bir Mektup Yazd?n?z m??

4

09/03/2018 Ey Ahâlî, Rükû ve Secdelerimizle Hakk?a Meylimizi Art?ral?m

4

29/10/2017 Ahî Evran (k.s) ve Ahîlik

4

23/02/2017 Dîvân-? Kebîr?den?

4

25/10/2016 Divan-? Kebir´den...

4

09/03/2016 Ben çok eskiden sana gönül vermi?tim, ?imdi gel de sana can?m? vereyim

4

31/01/2016 Gönül Dokuyan Bir Güzelin Huzurunda

4

31/10/2015 Ey Dervi?, Ey Tâlib!

4

27/02/2015 Peygamberleri, Evliya-y? Kiram? Hat?rlama ve Rab?ta

4

06/11/2014 Dîvân-? Kebîr?den /Mevlânâ (k.s)

4

03/06/2014 Dîvân-? Kebîr?den -Bize Do?ru Gel, Bize

4

08/02/2014 Biz, orucumuzu gök sofras? ile açar?z!

4

17/09/2013 Allah\'?m! Bizi, Bedenimize Ait ?steklerden, ?ehvet ve Hiddetten Kurtar!

4

25/05/2013 Dîvân-? Kebîr?den?

4

16/02/2013 Divân-? Kebîr?den?

4

03/11/2012 Tarikat-? Kâdiriyye ve S?dk

4

03/11/2012 ?hvan ?le Hasbihal

4

11/08/2012 Güne? ve Ay? Görür Gibi - Abdülkadir GEYLANÎ (k.s)

4

11/03/2012 Mehmed?i FAT?H Yapan AK?EMSEDD?N

4

11/03/2012 Divan-? Kebir den / Nas?l Oluyor da Seni Bu Kadar Seviyoruz!

4

29/12/2011 Lale (Lala) Camii

4

08/08/2010 Ey insanlar, ben sizi sizsiz isterim / Divan-? Kebir den
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net