SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din karde?lerimiz, gönül dostlar?m?z!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Namazda Hu?û
Dr. Durak PUSMAZ
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

Yüce kitab?m?z Kur’ân-? Kerim’de, Bakara sûresinin 45. ayetinde sab?r ve namazla Allah’tan yard?m istememiz emredilmekte, devam?nda namaz?n hu?û içerisinde olanlardan ba?kas?na a??r gelece?i ifade edilerek: “Sab?r ve namazla Allah’tan yard?m dileyin. ?üphesiz namaz, hu?û içerisinde bulunanlardan ba?kas?na a??r gelir” buyrulmaktad?r.

Mü’minûn sûresinin ilk ayetlerinde ise kurtulu?a erecek olan mü’minlerin bir tak?m vas?flar? say?lmakta, bunlardan ilkinin namazlar?n? hu?û içerisinde k?lanlar oldu?u bildirilmektedir: “Mü’minler kurtulu?a ermi?lerdir. Onlar namazlar?n? hu?û içerisinde k?larlar.” (Mü’minûn, 23/1-2)

Namaz?n k?yam, k?raat, rükû ve sücut gibi d?? organlarla yerine getirilmesi gerekli olan farzlar? bulundu?u gibi, hu?û, huzû ve ihlâs gibi kalbe ait bir tak?m özellikleri de bulunmaktad?r. Nitekim yukar?daki ayetler bunu ifade etmektedir.

Hu?û sözlükte; insan?n kendisini üstün görmemesi, alçak gönüllülük, tevazu, kalbin yumu?akl???, inceli?i, daima Allah’tan korkup ona kar?? sayg?yla dolmas? gibi manalara gelir. Namazda hu?û demek; namaz k?larken insan?n, kalbini dünya sevgisi ve me?galelerinden uzak tutarak Allah’a ba?lamas?, kendisini tam manas?yla namaza vermesi, namaz?n d???ndaki her ?eyi unutmas?, zihni ve kalbi sadece namaza teksif etmesidir.

Namazlar?n? hu?û içerisinde k?lanlar Allah’?n huzurunda bulunman?n, bütün benlikleriyle O’na yönelmenin hazz?n? tadarlar, bundan büyük bir zevk al?rlar, dünyan?n gam ve kederinden, s?k?nt? ve eleminden kurtularak sükûna ererler, büyük bir rahatl?k ve ferahl?k duyarlar. Kalplerinde hissettikleri bu ferahl?k, huzur ve sükûn bütün vücutlar?n? kaplar. ?badetlerinde ve namazlar?nda sadece Allah’? dü?ünürler, zihinlerindeki bütün me?guliyetler silinir. Gönülleri sadece Rablerine ba?lan?r. ?nsan can? s?k?ld???, bunald??? zaman ibadete sar?l?r, namaza yönelirse ruhu aç?l?r, s?k?nt?s? gider, içi rahatlar. Peygamber Efendimiz namazla me?gul oldu?u zaman dinlenir, içindeki gam, keder, tasa gider huzura kavu?urdu. Onun için içinde bir s?k?nt? hissetti?i zaman hemen namaza kalkarak Allah’a s???n?r, “Gözümün ayd?nl??? namazdad?r” derdi. Biz de öyle yapmal?y?z. ?air Vehbi ne güzel söylemi?:

Yüzünü sür o ulu dergâha

K?l hu?û ile niyaz Allah’a

Kalbin hu?û içerisinde olmas? di?er organlara da tesir eder, bunun eseri di?er organlarda da görülür. Nitekim Peygamber Efendimiz, namaz k?larken sakal?yla oynayan birini görünce: “Bunun kalbi hu?û içerisinde olsa idi, organlar? da hu?û içerisinde olurdu” buyurmu?tur. (Sübülü’s-Selâm, I, 147)

Hu?û ibadetlerimizi anlaml? k?lar, hu?û namaz?n ruhudur. Hu?ûsuz k?l?nan namaz da sahih olur, fakat hu?û ile k?l?nan namaz?n sevab? daha fazla olur. Kur’ân-? Kerim’de Peygamber Efendimize hitaben: “Kitaptan sana vahyolunan? oku, namaz? da usulüne uygun ?ekilde k?l. Çünkü bu ?ekilde k?l?nan namaz insan? her türlü fenal?k ve kötülükten al?koyar” (Ankebût, 29/45) buyrulmu?tur. Ayetinin s?rr?n?n tecelli etmesi, namaz?n zahirî farzlar?ndan ba?ka, hu?û, huzû ve ihlâs gibi kalbî hususlar?n da yerine getirilmesine ba?l?d?r.

Namaz? hu?û içerisinde k?lanlar denilince hiç ?üphesiz ilk akla gelen Peygamber Efendimiz olur. Peygamber Efendimiz namazlar?n? son derece hu?û ve huzû içerisinde k?lar, her hususta oldu?u gibi bu hususta da ümmetine örnek olurdu. Onun namaz?ndan bahseden sahabîler ?öyle diyorlar: “Rasûlullâh namaz k?larken (Allah’?n huzurunda bulunmaktan dolay?) gö?sünden, dönmekte olan de?irmen ta??n?n veya kaynamakta olan tencerenin sesi gibi ses i?itilirdi.” (Ebû Davud, Salât, 156)

Fiiliyle ümmetine örnek olan Peygamber Efendimiz sözleriyle de onlar? namazlar?n? hu?û içerisinde k?lmaya te?vik ederdi. Hadis-i ?eriflerinde ?öyle buyurmu?tur:

“Yüce Allah be? vakit namaz? farz k?ld?. Kim güzelce abdest al?p namazlar? vakitlerinde k?lar, hu?û ve rukûunu tam yaparsa, Allah’?n onu ba???layaca??na dair vaadi vard?r. Böyle yapmayan kimse için ise Allah’?n bir vadi yoktur; dilerse onu ba???lar, isterse azap eder.” (Ebû Davud, Salât, 9)

“Bir müslüman namaz vakti girince güzelce abdest al?r, hu?û içerisinde rukûunu tam yaparak namaz?n? k?larsa, büyük günah i?lemedi?i müddetçe, geçmi? küçük günahlar?na kefaret olur. Bu ömür boyunca böyle devam eder.” (Müslim, Tahâret, 7).

Görüldü?ü gibi adab?na uygun bir ?ekilde hu?û içerisinde k?l?nan be? vakit namaz, vakit aralar?nda i?lenen küçük günahlara kefaret olmaktad?r. Büyük günahlara gelince, onlar için ayr?ca tevbe edilmesi gerekir.

?hlâs ve hu?û kalple ilgili özellikler olup namaz ve di?er ibadetlerde çok önemlidir. Namazda ihlâs ve hu?ûdan uzak olan kimse, onun di?er ?artlar?na da riayet etmez, eksik yapar. Nitekim Peygamber Efendimiz bir defa ashab?na kötü davran??lardan ve h?rs?zl?ktan bahsederken:

“H?rs?zl???n en kötüsü ki?inin namaz?ndan çalmas?d?r” buyurdu. Bunun üzerine onlar:

“Ya Rasûlallâh, ki?i namaz?ndan nas?l çalar?” diye sordular. Efendimiz ?u cevab? verdi:

“Rükûsunu ve secdelerini tamamlamaz, yani namaz?n? adap ve erkân?na riayet ederek k?lmaz.” (Muvatta, Kasru’s-Salât, 72)

?slâm büyükleri de namazda hu?ûa büyük önem verirler, namazlar?n? tam bir hu?û içerisinde k?larlar, böylece kendilerinden sonra gelenlere örnek olurlard?. “Bir defas?nda ensârdan biri harp esnas?nda namaz k?larken üç defa oklara hedef olmu?, fakat namaz?n? bozmam??t?. Onun Kur’ân okurken duydu?u zevk, oklar?n verdi?i azaba galip gelmi?ti.”(1)

Hz. Ali’nin Namaz?

Rivayet edildi?ine göre Hz. Ali namaz vakti gelince yüzünün rengi sarar?r, titremeye ba?lard?. Kendisine:

“Ey mü’minlerin emiri! Ne oluyor sana?” denilince:

“Allah’?n yere, göklere ve da?lara arz edip kabul etmedikleri ve insan?n kabullendi?i emanetin ifas? vakti geldi. Korkum bu emaneti gere?i gibi yerine getirememektir” derdi.(2)

Hz. Ali bu sözü ile Ahzab sûresinin 33/72. ayetine i?aret ediyordu. Ayetin anlam? ?öyledir: “?üphesiz ki biz emaneti göklere, yere ve da?lara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, sorumlulu?undan korktular. Onu insan yüklendi. ?üphesiz ki o, çok zalim ve çok cahildir.”

Emanetin birçok anlam? vard?r. Burada söz konusu olan i?lenmesinde sevap, terk edilmesinde azap olan ibadet ve benzeri sorumluluklard?r. Sorumluluk insanlara mahsus bir meziyettir, di?er yarat?klar için söz konusu de?ildir.

 

?mâm-? Azam’?n Namaz?

Di?er ?slâm büyükleri gibi ?mâm-? Azam da ibadetlerini hu?û ile ifa eder, namaz?n? hu?û içerisinde k?lard?. Biri ?mam-? Azam’a gelerek:

“Ey ?mam! Ben namazlar?m? hu?û içerisinde k?lam?yorum. Namazda iken develerimi otlat?yor, onlarla ilgileniyorum. Oysa siz benden daha zenginsiniz. Peki, siz ibadet zevkine nas?l eri?iyor, ibadetlerinizi hu?û içerinde nas?l yap?yorsunuz?” diye sormu?.

?mam Azam Ebû Hanife Hazretleri ?öyle cevap vermi?ler:

“Ben develerimi kalbime ba?lamam ki, ah?ra ba?lar?m...”

Peki, namazda hu?ûu nas?l elde edece?iz? Hoca Bahaeddin Nak?ibend Hazretleri (ö.791/1389) namazda hu?û elde etmek için ?u dört ?art?n yerine getirilmesi gerekti?ini söyler:

Helal lokma, Allah'?n huzuruna ç?kaca?? ?uuruyla abdesti dikkatlice almak, iftitâh tekbiri getirirken Allah’?n huzurunda oldu?unu hissetmek ve namaz d???nda da namazdaym?? gibi hareket etmeye çal??mak.

 

Di?er ?badetlerde Hu?û

Kalbi hu?û içerisinde olmayan insan ibadetlerinden zevk almaz. Hu?û hem ibadetlerin de?erini art?r?r, hem de insana ibadetlerinin zevkini tatt?r?r. Onun için hu?û sadece namaza mahsus de?ildir, di?er ibadetlerde de söz konusudur. Peygamber Efendimiz ibadet ve bütün davran??lar?nda hu?û içerisinde bulunur, dualar?nda hu?ûdan mahrum kalpten Allah’a s???n?rd?. Efendimiz ?öyle dua ederdi: “Allah’?m! Hu?û içerisinde bulunmayan kalpten, kabul olmayan duadan, doymayan nefisten ve faydas?z ilimden sana s???n?r?m.”(3)

Hu?û ve ihlâsla ibadet yapmak, hadisi ?erifte belirtilen ihsan derecesine yükselmek demektir. Peygamber Efendimize ihsan?n ne oldu?u sorulunca ?öyle cevap vermi?tir: “Allah’? görüyormu? gibi ibadet etmendir, sen her ne kadar O’nu göremiyorsan da O seni görüyor.” Demek ki ihsan, dünyevi duygulardan s?yr?larak sanki Allah’? görüyormu? gibi ibadet etmektir. Buna Kur’ân’da da i?aretler vard?. Yüce Rabbimiz ?öyle buyurur:

“Çok güçlü ve çok merhametli olan Allah’a güven. O, namaza kalkt???n zaman seni görüyor. Secde edenler aras?nda dola?man? da görüyor. Çünkü her ?eyi i?iten ve bilen O’dur.” (?uara, 26/217-218)

“Ey Muhammed! Ne i?te bulunursan bulun, Kur’ân’dan ne okursan oku ve siz ne i? yaparsan?z yap?n, ona dald???n?z anda sizi mutlaka görürüz. Gerek yerde ve gerekse gökte zerre kadar bir ?ey bile Rabbinden gizli kalmaz. Bundan küçük veya büyük hiçbir ?ey yoktur ki apaç?k bir kitapta bulunmas?n.” (Yunus, 10/61)

Hu?û genellikle ihlâs gibi kalple ilgili bir i?tir. Nitekim Kur’ân-? Kerim’de:

“?man edenlerin kalplerinin Allah’? zikretmek için hu?û içerisinde bulunmalar? ve ondan inecek gerçe?e içten ba?lanmalar? zaman? hâlâ gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilip de üzerlerinden uzun zaman geçmi? ve kalpleri kat?la?m?? kimseler gibi olmas?nlar. Onlardan birço?u yoldan ç?km?? fâs?klard?r” (Hadîd, 57/16) buyrulmu?tur. Hazreti Ali de: “el-Hu?û‘u fi’l-kalb / Hu?û, kalptedir” demi?tir.(4)

Ashaptan Huzeyfe (r.a.), dinimizden ilk kaybedece?imiz ?eyin hu?û oldu?unu, Sehl b. Abdullah da hu?û sahibi olan kimseye ?eytan?n yana?amayaca??n?, söylemi?tir.(5) 

Mutlu Bir Olay

Ferîdüddin Attar’?n “Tezkiretü’l-evliyâ” isimli eserinde nakletti?ine göre bu âyet-i kerime Horasan’da yeti?mi? olan me?hur sûfî Fudayl b. Iyaz’?n (ö.194/809) gaflet uykusundan kurtulup hak yola girmesine sebep olmu?tur. ?öyle ki; Fudayl önceleri yollardan gelip geçen kervanlar? soyan haramilerin/haydutlar?n, yol kesenlerin ba?? idi. Haramiler, gelip geçen kervanlardan soyduklar? mallar? Fudayl’a getirirlerdi, aralar?nda o taksim ederdi. Bir gün yine bir kervan geliyordu. Fudayl ve adamlar? kervan? soymak için pusuya girmi?lerdi. Kervan içerisinde bulunanlardan biri yukar?daki ayeti (Hadîd, 57/16) okuyordu. Ayet, Fudayl’i çok etkilemi?ti. Kendi ifadesiyle “ayet sanki onun için okunuyordu.” Her ?eyin bir zaman? vard?, art?k Fudayl için de gelip geçen kervanlar? soyup insanlara zulmetmeyi terk etme zaman? gelmi?ti. Nitekim öyle de oldu. Fudayl ba??n? secdeye koydu, yapt?klar?ndan dolay? pi?manl?k duydu, içtenlikle tevbe etti, herkese hakk?n? vererek helallik diledi.

Yüce Rabbimiz cümlemizi kendisine ihlâsla, hu?û ile ibadet eden kullar?ndan eylesin. Cümlemizi riyadan, gösteri?ten muhafaza buyursun.

 

(1)  Mevlânâ ?iblî, Asr-? Saadet (trc. Ömer R?za Do?rul), I, 476.

(2)  H.Kamil Y?lmaz, Tasavvuf ve Tarikatlar, ?st. 2000, s.94; Maverdî, Edebü’d-Dünyâ ve’d-Dîn, 71.

(3) Tirmizî, Daavât, 69; Nesâî, ?stiâze, 2

(4) Bk. Sübülü’s-Selâm, I, 147.

(5) Bkz. Osmanl? Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlü?ü, I, 859.

4

18/09/2018 Dualar?m?z Kabul Olmuyor mu?

4

09/03/2018 Mü?min E?ini ?ncitmez

4

29/10/2017 Hassas Bir Ortam

4

17/07/2017 Bir Olay

4

23/02/2017 Allah Sevgisi

4

09/03/2016 Ki?i Noksan?n? Bilmek Gibi ?rfan Olmaz

4

27/02/2015 Hayra Anahtar, ?erre Kilit Olabilmek

4

03/06/2014 Bir Kez Gönül Y?kt?n ?se

4

26/02/2011 Kalbin Ar?-Duruluk K?vam?, ?hlâs

4

25/12/2010 Allah??n R?zas?

4

12/10/2010 Allah Bes Bâkî Heves

4

22/07/2010 Namazda Hu?û
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net