SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din karde?lerimiz, gönül dostlar?m?z!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Sohbet
Prof. Dr. Süleyman ULUDAĞ
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

Bir gün evinden ç?kan Hz. Peygamber, iki meclis görmü?. Birinde Allah’a dua, di?erinde ilim talim ediliyormu?. Buyurmu? ki:

?unlar Allah’a dua ediyor ve O’ndan bir ?eyler istiyorlar. Yüce Allah dilerse istediklerini verir, dilerse vermez. Berikiler ise halka ilim ö?retiyorlar ve Allah beni muallim olarak gönderdi.” (Dârimî, Mukaddime/32; ?bn Mâce, Mukaddime/17)

Hz. Peygamber daha sonra gidip ilim ö?retilen meclise i?tirak etmi?, bu gibi maksatlarla kurulan meclisler, Hz. Peygamber taraf?ndan her zaman te?vik edilmi?tir.

Sohbet; yolda?l?k, arkada?l?k, dostluk, ahbapl?k, hasbihal, yarenlik ve söyle?ide bulunmak anlamlar?na gelir. Her sohbet herkese göre de?ildir.

Ümmet içinde en üstün ve en erdemli nesil sahâbedir. Sahâbeye bu yüksek payeyi kazand?ran husus Hz. Peygamber’in sohbetinde bulunarak O’ndan ilim ve feyz alm?? olmalar?d?r.

Usame b. ?ureyk’in rivayetine göre sahâbe, sanki ba?lar?na ku? konmu? da onu kaç?rmak istemeyen bir ki?i gibi hiç k?p?rdamadan büyük bir istek ve dikkatle Rasûlullâh’? dinler, kendilerini sohbetin havas?na kapt?r?rlard?.

Hz. Peygamber, Mekke döneminde müminlere dini bilgileri genellikle sohbetlerde verir, dini hayat?n nas?l ya?anaca??n? da bu yolla ö?retirdi. Medine’ye geldikten sonra Mescidinde vaaz eder, Cuma günleri hutbe okur, ama yine de sohbetle sahâbeyi e?itme ve bilgilendirme faaliyetlerine devam ederdi.

Dini mahiyetteki sohbetlerde genellikle sohbetinde bulunulan âlim, ârif, deneyimli, basiretli, firâset ve fikir sahibi, ahlakl?, edepli, hu?u ve hal sahibi muhterem bir zat vard?r. Buna; rehber, k?lavuz, mür?id, pir ve ?eyh gibi isimler verilir. Bir de sohbetine kat?lan ve onu seven, sayan, ona inanan ve güvenen bir cemaat vard?r.

Tasavvufta sohbete büyük önem verilir. Bir ârifin, bir hakîmin, bir velinin ve bir Hakk dostunun sohbetinde bulunmak, hatta sadece onu görmek insana çok ?ey kazand?r?r, bazen insan?n yönünü de?i?tirir, onu tepeden t?rna?a dönü?türür. Hakk erenlerin sohbeti, bak?r? alt?na dönü?türen bir kimya, bir iksir gibidir.

Erenlerin nazar? topra?? güher eyler

Erenler kademinde toprak olas?m gelir

Erenlerin sohbeti, art?r?r marifeti

Cahilleri sohbetten, her dem süresim gelir

Yûnus böyle diyor…

Mevlânâ da ?öyle:

Yek-demi sohbet be-Merdân-? Hüdâ

Bihter ez Sad Sale buden der tüka

“Hak erenlerle bir an sohbet yüz sene takva ile ömür geçirmekten daha iyidir.”

Bahaeddin Nak?ibend de bu konuda buyururlar:

“Bizim yolumuz sohbettir. Halvette/yaln?z olmakta ?öhret vard?r. ?öhret ise afatt?r. Hay?rl? olan toplumla olmakt?r. Toplum halinde bulunan dostlardan her birinin: ‘Ben yokum, di?erleri var’ anlay???nda olmalar? gerekir. Ululardan biri: ‘Beri gel, bir an iman edelim’ sözüyle ?una i?aret etmi?tir: E?er bu yolun taliplerinden bir cemaatle sohbet edeler, pek çok hay?r ve bereket hâs?l olur. Umulur ki buna devam etmek ki?iyi hakiki iman noktas?na götürür.”

Attar, Tezkiretu’l- Evliya’da: “Cennetteki nimetlerin en büyü?ü Allah dostlar?yla sohbet etmektir. Sohbet olmasa cennet neye yarar!” demi?tir.

Bir hadis-i ?erifte mümin ?öyle tarif edilmi?tir: “Mümin, ülfet eder, ülfet etmeyen ve ülfet edilmeyen kimselerde hay?r yoktur.” (?bn Hanbel, Müsned, II, 400) ?nsan?n ünsiyet ve ülfet etti?i ki?iye enis/can dostu, can yolda?? denir. Peygamberimiz: “Allah’?m! Kalplerimize ülfet ver” (Ebû Dâvûd, Salât/178) diye dua ederdi. Yüce Allah: “Hat?rlay?n, birbirinizin dü?man? idiniz, Allah kalplerinizi te’lif etti de Onun nimeti sayesinde karde? oldunuz” (Âl-i ?mrân, 3/103) buyuruyor. Buras? telif ‘ülfet ve ünsiyet eder hale getirme’ anlam?na gelir ve çok önemli bir ?eydir. Nitekim ba?ka bir ayette: “Sen, yeryüzünde ne var ne yok tümünü harcasayd?n onlar?n kalplerini telif edemez, kayna?t?ramazd?n, ama Allah onlar?n aralar?n? telif etmi? ve bulmu?tur.” (Enfâl, 8/63) ??te ?slam’?n hedefi: Dostluklar ve arkada?l?klar kurmak, yani sohbet, muhabbet, ünsiyet, ülfet. Geçimsiz olmak, huylar?n en kötüsüdür.

Sohbetine kat?ld???m?z veya arkada? olarak seçti?imiz ki?inin ak?ll?, zeki, ahlak sahibi, dindar, gayretli ve fedakâr olmas? ?artt?r. Kötü, cahil, bencil, ç?karc?, ?öhret dü?künü, gösteri? merakl?s?, kendini öven ve nefsin a?a?? arzular?na tutsak dü?en macerac? ki?ilerle arkada? olmak ya da böylelerinin sohbetine kat?lmak insana yarar de?il zarar verir.

Müm?ud Dineveri: “?yilerle sohbet insan? iyi, kötülerle sohbet kötü yapar.”

Yahya b. Muaz Razi: “Üç çe?it insan?n sohbetinden sak?n?n?z: Gaflet halindeki âlimler, ya?c? haf?zlar ve cahil mutasavv?flar.”

Ebu Ali Sakafi: “Büyüklerin sohbetinde bulunanlar?n çok sayg?l? olmalar? gerekir. Sayg?l? olmayanlar onlar?n feyzinden, bak??lar?ndaki bereketten ve saçt?klar? nurlardan mahrum olurlar.”

Sayg?de?er bir büyü?ün sohbetinde bulunan bir ki?i kendini bo?, onu dolu, kendini cahil onu âlim, kendini gafil, onu ârif/agâh bilip sözlerini can kula??yla dinlemelidir ki sohbetten faydalans?n, feyz als?n. Kendini dolu gören kibirli ve inatç? ki?iler sohbetten istifade edemezler. Baksan?za Ebû Cehil, Ebû Leheb, Allah Rasûlünün sohbetinden nas?l mahrum kald?lar…

?mam Gazali ?eyh-mürid, ö?retmen-ö?rencide bulunmas? gereken nitelikleri ?öyle s?ralar:

1. ?efkatli ve merhametli olmal?d?r. Allah Rasûlü; “Çocu?una kar?? baban?n konumu neyse size kar?? benim konumum da odur.” buyurmu?tur.

2. Hz. Peygamber’i örnek alarak ö?rettiklerine kar?? hiçbir ?ey talep etmemeli, yapt??? hizmet, s?rf Hak r?zas? için yapmal?, hasbi olmal?d?r.

3. Samimi surette ö?ütlerde, gerekti?inde de uyar?larda bulunmal?d?r.

4. Çe?itli usullerle terbiye etmeli, onlara edeb-erkân ö?retmeli, sadece bilgi vermekle yetinmemelidir.

5. Bir ilim dal?n? överken di?erlerini yermemelidir.

6. Anlayacaklar? bir dille hitap etmeli, bilgi ve zekâ düzeylerini dikkate alarak konu?mal?d?r. Hadiste: ‘?nsanlara zekâ seviyelerine göre konu?unuz’ buyrulmu?tur.

7. Önce kolay, sade ve basit konular? anlatmal?, sonra a?ama a?ama basitten daha az basite, kolaydan zora do?ru giden bir yöntemle muhataplar?n? bilgilendirmelidir.

8- ?lmiyle amel etmeli, davran??lar? söylediklerine uygun olmal?, k?saca iyi bir örnek olmal?d?r. Sözleriyle oldu?u kadar haliyle ve tav?rlar?yla da muhataplar? etkilemeli ve yönlendirmelidir.

Ö?renci, talip ve cemaat ö?retmen, hoca ve mür?id kar??s?nda:

1. Ahlak?n? düzeltmeli, kalbini temizlemelidir. Kötü huylarla ilim tahsil edilemez.

2. E?itim-ö?retim d???ndaki i?lerini azaltmal? ve en a?a?? düzeye indirmelidir.

3. Bilgisiz oldu?unu kabul etmeli, hocas?na üstünlük taslamamal?, onu hafife almamal?, gereksiz sorular sormamal?, Kehf sûresinde anlat?lan Musa-H?z?r k?ssas?n? göz önünde bulundurmal?d?r.

4. Ba?lang?çta tart??mal? konulara, ihtilafl? meselelere, anla??lmas? zor ve derin bahislere girmemeli, ö?retmenlerin ve hocalar?n verdikleri bilgileri iyice bellemek ve onlar?n yöntemlerini izlemekle yetinmeli, derin meselelere daha sonra girmelidir.

5. Her ilim dal?ndan vaktin imkân verdi?i ölçüde bir ?eyler ö?renmelidir. Çünkü ilim bir bütündür.

6. Gerekli ilim dallar?n?, bölümlerini ve konular?n? bir s?raya göre ve a?ama a?ama ö?renmelidir.

7. Bir ilim dal?n? tam olarak ö?renmeden öbürüne geçmemelidir.

8. ?lim dallar?ndaki önceli?i ve önemi bilmelidir. En ?erefli ve öncelikli bilgi Allah, s?fatlar?, isimleri, fiilleri, Peygamberleri, melekleri, kitaplar? ve ahiret hakk?ndaki bilgidir.

9. ?lk öncelikli hedefi edep-erkân ö?renip güzel bir ahlak sahibi olmak, nihai hedefi ise Allah’?n yak?nl???n? kazanmak olmal?d?r.

10. ?limlerle amaçlar? aras?ndaki ili?kiyi iyi kavramal?d?r. Niçin ilim tahsil etti?inin bilincinde olmal?. ?lmin nihai hedefi edebi mutlulu?u kazan?p Cemali ?lahi’yi seyr ve tema?a etmektir.

?slam’da ak?l ve onun ürünü olan ilim çok önemli ve de?erlidir. ?lim ö?renmek zihinsel/kalbi bir ibadettir. O halde ders halindeki ö?retmen-ö?renci, nasihat eden ve dinleyen hoca-cemaat, mür?it-talipler, ibadet halindedirler. ?badetteki ihlas?n, disiplinin, dikkatin, hu?unun, burada da bulunmas? gerekir.

21. yüzy?l?n bir bilgi, bir bili?im ve ileti?im ça?? oldu?u söylenmektedir. Bilgi de ancak ö?retimle kazan?l?r. E?itim ise, yani edep ve terbiye hem ö?retimin ?art? ve temeli hem de gayesi ve hedefidir. Edepsiz ve terbiyesiz ki?ilerin bilgisinden toplum ve insanl?k yarar de?il, zarar görür. Edep ve terbiyenin kayna?? ise dindir, inançt?r, ailedir, gelenektir, erdemli ve ergin insanlar? örnek almakt?r. Bu da geni? ölçüde konusu din, ahlak, edep ve terbiye olan sohbetlerle gerçekle?ir.

4

06/11/2014 Dervi?

4

17/09/2013 Risâlet/Peygamberlik

4

25/05/2013 Sohbet

4

16/02/2013 Gönlün Fethi

4

03/11/2012 Tarikatlar?n Zuhûru

4

11/08/2012 Tasavvufta Semâ

4

11/03/2012 Din-Ahlâk-Hukuk

4

29/12/2011 Ahlâk ve Âdâb

4

05/10/2011 Hz. Mevlana\'da Ak?l, Nakil, Vahiy ?li?kisi

4

28/06/2011 Sûfî Yolunun Genel Esaslar?

4

15/04/2011 Niyet-Ahlak ?li?kisi

4

26/02/2011 Olgun Mü?min

4

25/12/2010 Ahlâk ve Huy De?i?ir mi?

4

12/10/2010 Ne Zaman Kopacak!

4

08/08/2010 Mür?id-i Kâmilin Vas?flar?

4

22/07/2010 Ölüm ve Mahiyeti

4

31/03/2010 Allah-?nsan Rab?tas?
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net