SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din kardeşlerimiz, gönül dostlarımız!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Şeyh Abdurrahman Hâlis et-Tâlebânî
Editör
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

Tarikat kelimesi, Arapça bir kelimedir. Bunun çoğulu, “turûk” veya “tarâık” olarak kullanılmıştır. Yol, metot, usul, tarz, şekil, san, hayat hikâyesi, bir milletin şereflisi manalarına gelir. Ayrıca vurmak anlamına gelen bir fiilden türetilmiş bir kelimedir. Bu anlamda tasavvufta kullanılır olmuştur. Bağlı olduğu ilim dalında ise; “Sûfîyi, Allah’a götüren yol” manasına gelmektedir. Yani menzilleri aşmak ve makamlara yükselmek suretiyle Allah’a gidenlerin hususî haline “tarikat” denir.

Hicri 2. yy.’dan itibaren belirginleşen tasavvufî hayat, hicri 4. asırlarda sistemli bir şekilde kuralları, metotları belirlenmiş olarak “tarikat” haline gelmiştir. İlk zuhûr eden tarikat, “Kâdiri tarikatı”dır.

Zâhiri ilimlerde âlimler ictihâd ederek, Kur’ân ve sünnetteki hükümleri açıklamışlar ve bu suretle de mezhepler ortaya çıkmıştır. Bunun gibi mana büyükleri ârifler, mürşid-i kâmiller de Hakk’a giden yolda usuller tesis ederek temeli Kur’ân ve sünnete dayanan tarikatları kurmuşlardır.

Tarikatın kurucusu “Pîr” olarak anılır. Bağlı bulunduğu tarikte yetişen bazı büyük mürşid-i kâmiller, manevi işaretlerle; tarikatın aslı sabit kalmak şartıyla yeni usuller ortaya koymuşlar, böylelikle tarikatların kolları meydana gelmiştir. Yani asıl bir olmak üzere füru, yani dallar oluşmuştur. Bir tarikatta ictihâd yapan mürşid-i kâmillere de, şube kurucusu manasına “Pîr” denilmiştir.  “Kadiri tarikatı Hâlisiye kolu, Eşrefiye kolu” gibi…

Hâlisiye kolu; eş-Şeyh Ziyâuddin Abdurrahman Hâlis Kerkükî (k.s) Hz.leri tarafından kurulmuş ve “Hâlis” ismine izâfeten “Hâlisiye” olarak tanınmıştır. Şeyh Abdurrahman Hz.leri; kelime-i tevhîd ve lafza-i celâl zikirlerinin yapılışında bazı yeni usuller koymuş ve bu ictihâdıyla “Pir” unvanını almıştır. Sefine-i Evliyâ’da şu şekilde geçmektedir:

Şeyh Abdurrahman Hâlis (k.s) Hz.leri kelime-i tevhîd ve ism-i celâli kasr etmek suretiyle yeni bir şube meydana getirmiştir.

Tarikat-ı Kâdiriyye’nin usulü üzere zikir cehrîdir. Sadece bazı ekler ya da kısaltmalar yapılmıştır. Hâlisiye kolunda zikir; kıyâmen ve ku‘ûden, yani ayakta ve oturarak yapılır.

Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allâh'ı anarlar.(Âl-i İmrân, 3/191) kelâm-ı ilâhisi gereğince Allâh (celle şânühû) zikredilir.

Zikir, cemaat halinde ve ferdî olarak icra olunur. Cemaat halinde yapılan zikirlerde müridân; halka/daire şeklinde oturur. Zikrin bir kısmı oturarak, büyük bir bölümü ise ayakta yapılır. Evvelâ mürşid zikri açar, onun söylediği esmâyı, cemaat sesini aşırı yükseltmeden, cehren tekrar eder. Âhenk ve düzene çok dikkat edilir.

Bu kısa açıklamadan sonra, araştırmacı-yazar Müfid Yüksel´in “Kadiriyye'nin Hâlisiyye Şubesi” başlıklı makalesini okumanızı tavsiye edip, ilgili makaleden istifadelerimizi şükran duygularıyla belirterek, Abdurrahman Hâlis Talebanî Hazretleri ve günümüze uzanan bu nurlu yolla ilgili de bilgiler verelim.

Abdurrahman Hâlis ibn eş-Şeyh Ahmed bin eş-Şeyh Molla Mahmud ez-Zengenî, Kadiriyye’nin Hâlisiyye şubesinin kurucusu olup, Şeyh Ahmed et-Talebanî’nin oğludur. Kerkük’ün Tâlebân köyünden ve Kürtlerin Zengene aşiretindendir. 1212/1797 tarihinde Tâlebân köyünde doğmuştur. Şeyh Abdurrahman Hâlis Kerkükî (k.s) Hz.leri henüz gençlik çağlarında iken iyi bir medrese eğitimi almış, fevkalade bir ilim ve irfan seviyesine yükselmiştir. Kürtçe ve Arapça’nın yanı sıra Farsça ve Türkçe’ye de hâkimdir. Kadirî şeyhlik icâzetini pederinden almıştır. Pederi Şeyh Ahmed Efendi de icâzetini ceddi Şeyh Mahmud’dan almış, o ise Şeyh Ahmed el-Hindî el-Lahorî’nin halifesidir. Bu şekilde silsile Şeyh Abdülkadir-i Geylânî’ye vasıl olur.

Her dört lisanda dîvânı vardır. Mesnevî’nin ilk 18 beytine Farsça manzum bir şerh yazmıştır ki matbudur. (Kitâbu’l-Ma’ârif Fi şerhi Mesnevi-yi Şerîf, Rızâ Efendi Basmahanesi, 1284. Bağdat) Türkçe ve Farsça gazelleri ile şöhret bulmuştur. Bu gazellerin bir bölümü aynı kitabın ikinci kısmı olarak basılmıştır. Şiirlerinde HÂLİS mahlasını kullanmışlardır.

Abdurrahman Hâlis’in Türkçe bir muhammesi şu şekildedir:

Acabâ dehre salan şûr-ı kıyâmet bu mudur

Âleme şu’le veren ârız u kâmet bu mudur

Mest edüb câzib-i erbâb-ı kerâmet bu mudur

Acabâ gönlümü sayd eyleyen âfet bu mudur

Beni mecrûh u perîşan eyleyen âfet bu mudur.

(Şeyh Abdurrahman Hâlis et-Tâlebânî, 1284, 57)

Abdülkadir-i Geylânî’nin menâkıbı olan Behcetü’l-Esrar kitabını Türkçe’ye tercüme etmiştir. 

1275/1859 tarihinde vefat etmiştir. Kerkük’teki hankâhında medfundur. Birçok halifesi olup oğulları; Şeyh Ali, Şeyh Abdülkadir, Şeyh Rıza Talebânî ve Abdulvâhid Tâlebânî’dir. Bu aile ile ilgili olarak Başbakanlık Osmanlı Arşivlerinde bir hayli belge bulunmaktadır.

Şeyh Abdurrahman Hâlis et-Talebânî’nin oğullarından Şeyh Ebu’l-Muhsin Ali et-Talebânî pederinin makamına postnişîn olmuştur. Kuvvetli bir medrese eğitimine sahipti. Fıkhi alanda basılmamış bir hayli eseri vardır. 1330 tarihinde vefat etmiş olup, Kerkük’te babasının yanına defnedilmiştir. O'nun da birçok halifesi olmuştur.

Pek çok mürşid-i kâmil görmüş, aynı zamanda kendisi de bir mutasavvıf olan şeyhülislâm Hayderizade İbrahim Fasih Efendi, haftalık tasavvuf mecmuasının 4’üncü sayısındaki yazısında, Şeyh Abdurrahman Hâlis Kerkükî (k.s) Hz.leri’ni şöyle övmektedir:

Şeyh Abdurrahman Hâlis (k.s) Hz.leri, Cenab-ı Peygamber’in (s.a.v) alemleri aydınlığa gark eden nurlu mühründen hissesini tamamıyla almış, âriflerin en mükemmellerinden biridir. Bu cihetle sufilere mahsus yüceliklerle meşgul oldukları zaman himmetinin ve ruhaniyetinin alilikleri o kadar yükselirdi ki, lisan onun hakikatini beyandan aciz kalırdı. Fevkalade kamil bir mertebeye, ikram ve saygı gösterilen bir makama vasıl olmuştu. Yaranıyla sohbet ettikleri zamanlarda gayet hoş sözlü, tatlı dilli ve karşısındakine hürmetli idi. Tekkesinde her sabah ve akşam, müslüman yada gayr-i müslim bir kaç yüz muhtaç insan bulunurdu. Bazısına üzerindeki elbisesini dahi çıkarıp verirdi. Bir mecusi seyyah, o Hazretin bu insani davranışlarından etkilenip müslüman olmuştu. Müntesipleri arasında valiler, paşalar, âlim ve veliler, halktan ve idarecilerden yani her sınıftan insan vardı. Huzurunda vali ile köylü, zengin ile fakir eşit idi. Padişah Abdülmecid Han’ın haremi Sultane Hatun, mana aleminden aldığı işaretlerle Hz. Şeyh’e müride olmuştu. Gönderdiği hediyeleri Hz. Şeyh muhtaçlara dağıtırdı. Söz, insanlık kitabının hangi sayfasına intikal ettirilse Şeyh Abdurrahman Hâlis (k.s) Hz.leri’nin muttasıf olduğu ahlaki faziletlerin şerh ve tafsilinin mümkün olmadığı görülür. Kendisinin hakikat âleminin ne kadar büyük bir Merd-i Kamil’i olduğu anlaşılır.”

Ben öyle bir kuşum ki her akşam ve sabah

Benim ıslığımla (ötüşüme karşı) arş dile gelir

diyerek ariflere yakışan bir övünme ile şakır, bir olgunluk derecesine ve bir yüce makama yükselirdi.

Hele soyluluk ve el açıklığında; “Nazar sahiplerinin yanında Süleyman’ın mülkü hiçtir, belki Süleyman, mülkten azade olan kişidir” sözlerine tam uygun olup, onun yanında dünya ile ilgili mal ve süslerin zerre kadar üstünlüğü ve değeri yoktu. Çok kereler iyilik ve bağış eteğini arayıp bulma ümidi ile yüksek huzurlarına yüz süren ihtiyaç sahiplerine verecek para bulunmadığı zamanlar, dünyaya ilgisine sebep olarak gördüğü elbiseden bile vazgeçerek bağış buyururlardı.

Peygamber (s.a.v) Efendimiz’in güzel ahlakının parlak bir temsilcisi olan Abdurrahman Hâlis (k.s) Hz.lerinin huzurunda yüzlerce talebe bulunurdu. Hakk aşıkları, onun huzurlu sohbetlerinde aradıklarını bulmanın verdiği neşe ve süruru içinde otururlar, feyz ve nur saçılan kelamlarından istifade ederlerdi. Her sene Bağdat’a gider, Gavsu’l-Azam Hz. Pir Abdülkadir-i Geylani (k.s) Efendimiz’in türbesindeki devrana başkanlık eder, halaka-i zikri yönetirdi. Kendisi zamanın en büyük Kadiri şeyhi idi. Dünyanın her tarafında tekkeleri, halifeleri ve sayısız müridleri vardı. Türkiye, Türkistan, Çin, Afganistan, Herat, Hindistan, Hicaz, Mısır, Filistin, Yemen, İran Horasan, Avrupa kıtası… O hazretin manevi evlatları sayesinde nurlanmıştır.

Anadolu’daki en önemli halifelerinden biri Urfalı Seyyid Hacı Osman Dede Efendi’dir. Hâlisiye kolu; Türkiye’ye Dede Osman Avni Baba Urfevî (k.s) Hz.leri vesilesiyle gelmiştir. Diğer bir halifesi de Urfalı Şeyh Abdülkâdir Sıddîkî Efendidir ki Urfa Mebusu Şeyh Safvet Efendi’nin kayınpederidir. 1315/1897 tarihinde 91 yaşında vefat etmiştir.

Bunun yanı sıra Harputlu Hacı Muharrem Hilmi Efendi (v.1384/1964) , Besnili Halil Baba ile Malatyalı Mustafa Hayri Baba (v. İstanbul 1979) bu silsileye bağlıdır.

Arif-i Billah Mustafa Hayri Öğüt, Malatyalı olup, Yüzbaşı Mustafa Bey’in oğludur. 1311/1895 tarihinde Malatya’da doğmuş, İstanbul’da Rüşdiye mektebi ve Harbiye’de okumuştur. Birinci Dünya Harbi’nde Medine’de görev almış, akabinde Malatya’ya dönmüştür. Bilahare tasavvufa intisap edip, Kadirî-Hâlisî meşâyihinden, Ömer Hüdayî Baba’nın halifelerinden Hacı Muhammed Baba Kürkî’ye bağlanmış, ondan tarikat hilâfeti almıştır. Uzun yıllar şeyhlik yapmış olup şarkta ve garpta binlerce müridi olmuştur.  84 yaşında (17 Eylül 1979) İstanbul-Suâdiye’deki evinde Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. On kadar halifesi vardır. Önemli halifelerinden biri halen hayatta olan Abdullah Demircioğlu´dur.

Haci Mustafa Hayri Babamızın sağlığındayken çokça medh u sena ettiği ve kendisine “Zülcenaheyn” sıfatını verdiği, “Müftü Efendi” diye hitap ettiği, zaman zaman emriyle ihvanlara sohbet ettirdiği ve bizzat kendisinin de dinlediği, hayatta iken kendisine icazet verdiği ve baş halife olarak bıraktığı Abdullah Demircioğlu Hocaefendi onun bu emanetini ve yolunu sürdürmektedir.

Abdullah Demircioğlu Hocaefendi, “Şeriatsız/İslam'sız bir tasavvufun olamayacağını” vurgular ve “Şeriat-Tarikat-Hakikat-Marifet” dörtlüsünden her zaman bahseder. Önce “şeriat gemisi”ne binmek gerekir. Sonra “tarikat denizi”nde yol alıp “hakikat ve marifet”e ulaşmayı bu yolun yolcusu olan müridlerine sohbet meclislerinde hatırlatmaktadır.

Bereket ve mutluluk sebebi olsun diye Abdurrahman Hâlis Talebanî Hz.nin, o enfes şiirlerinden birkaç mısraile bitiriyoruz.

Cenab-ı Allah, bizi hidayetten ayırmasın ve hidayet verdikten sonra dalalete düşürmesin.

Tarikat-ı Aliyye nin feyz ve bereketinden cümlemizi hisseyâb eylesin.

Pirlerimizin ve meşâyih-i kiram efendilerimizin himmetleri, duaları bizimle olsun, şefaatleri nasip olsun.

Şah-ı iklim-i velayettir, güruh-ı Kadiri,

Rah-ı aşkta z’ül-keramettir güruh-ı Kadiri...

Cümle erbab-ı tarikat bülbül-i şüridedir,

Anlara bağ-ı letafettir, güruh-ı Kadiri...

Damenin tutmuş bular Sultan Abdülkadir’in,

Mazhar-ı lütf-ı hidayettir, güruh-ı Kadiri...

Gavs-ı Muhyiddin ihya eylemiş din-i Nebi,

Revnak-ı lütf-ı hidayettir, güruh-ı Kadiri...

Küntü kenzen kapısın, men aref miftahile,

Fetheden şah-ı velayettir, güruh-ı Kadiri...

Dahil ol dara, dil-i güruha, bi-teemmül Hâlisa,

Sahib-i emn-ü emanettir, güruh-ı Kadiri...

 

Vuslat-ı Yar isteyen Hicrane katlanmak gerek

Merhem-i Yar isteyenHicrane katlanmak gerek...

Her kim ister meydan-ı aşkta erlik göstere

Başını top eyleyip cevgane katlanmak gerek...

Gün gibi çekmek gerek her dem bulutlar kahrını

Ay gibi bedr olmaya noksane katlanmak gerek...

İster isen bir Züleyha talat ile yar ola

Yusuf-ı Mısri gibi zindane katlanmak gerek...

İster isen HALİSA kamınca ola her işin

Yar-ı taba cahil-i nadane katlanmak gerek...

 

KAYNAKÇA

Abdullah Demircioğlu, Zaman Yaklaşıyor

Müfid Yüksel, Tavila Şeyhleri, http://www.mufidyuksel.com

Hüseyin Vassaf, 2006. Sefîne-i Evliyâ, Cilt.1-5. Haz. Prof.Dr. Mehmet Akkuş- Prof.Dr. Ali Yılmaz, Kitabevi, İstanbul

Hâlisiye Kolu, http://www.muridan.com

Albayrak, Sadık, Son devir Osmanlı Uleması, Cilt. 1-5. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Daire Başkanlığı Yayınları, İstanbul 1996.

Sâdık Vicdânî, Tarikatler ve Silsileleri (Tomâr-ı Turûk-ı ‘Aliyye), Yay. Haz. İrfan Gündüz, Enderun Kitabevi, İstanbul 1995.

Şeyh Abdurrahman Hâlis et-Tâlebanî, Kitâbu’l-Ma’ârif fi Şerhi Mesnevî-yi Şerîf ve min Kelâmi eş-Şeyh Abdurrahman (Farsça-Türkçe Gazeller), Rıza Efendi Basmahânesi, Bağdat 1284.

4

29/10/2017 Kabir Azabını İnkâr Edenlere Güzel Bir Cevap

4

29/10/2017 Suların Kısımları

4

29/10/2017 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 20. Mektubu

4

29/10/2017 Bir Mucize, Süheyl b. Amr (r.a)

4

29/10/2017 Olmayınca

4

29/10/2017 Gel Papaz Efendi!

4

17/07/2017 Oruç yüzünden bizim canımız dirilik elde edecektir!

4

23/02/2017 es-Selâmü Aleyküm

4

23/02/2017 Abdesti Bozmayan Şeyler

4

23/02/2017 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 18. Mektubu

4

23/02/2017 Himmetini Âlî Tut - Pir Abdulkâdir Geylâni Hazretleri

4

02/11/2016 es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh - TAKDİM

4

25/10/2016 Bize Ulaşan Haberler

4

25/10/2016 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 16. Mektubu

4

25/10/2016 Sünnetsiz İslam Arayışları

4

09/03/2016 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 11. Mektubu

4

09/03/2016 Mü’min Kul ve Dünyanın Hali - Pîr Abdülkâdir Geylânî (k.s)

4

31/01/2016 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 5. Mektubu

4

31/01/2016 Bir Kâmil Mürşide Varmasan Olmaz

4

31/10/2015 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 12. Mektubu

4

31/10/2015 Mustafa Hayri ÖĞÜT Efendi (k.s) Hazretlerini Rahmet ve Minnet ile Anıyoruz (1895 – 1979)

4

31/10/2015 Rabıta

4

26/10/2015 Âhireti Düşününüz! - Pîr Abdülkâdir GEYLÂNÎ

4

26/10/2015 Osmanlı’nın Manevi Kurucusu Şeyh Edebâlî (k.s)

4

30/07/2015 Namazda Huzur ve Huşuyu Yakalamak

4

30/07/2015 Köstendilî Halîl Efendi’nin Tûti İhsan Efendi’ye 5. Mektubu

4

30/07/2015 Seyyidü\'l-İstiğfâr - İmam GAZALÎ

4

30/07/2015 Abdullah b. Mes’ûd (r.a) Müslüman Oluşu

4

30/07/2015 Tâif Duası

4

01/03/2015 O Günden Beri Bu Haldeyim

4

27/02/2015 Bazılarına Ne Oluyor ki!

4

27/02/2015 Ebû Hanife\'nin Tasavvufi Hayatı

4

27/02/2015 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 5. Mektubu

4

26/02/2015 Olgun Müslüman’ın Vasıfları

4

26/02/2015 Tasavvuf, Havâssa Ait Ledün İlmidir

4

06/11/2014 Şefaati Ve Vesile (Aracı) Kılmayı Şirk Olarak Görme Hastalığı

4

06/11/2014 Âriflerin İlâhî Huzurdaki Edepleri

4

06/11/2014 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 5. Mektubu

4

06/11/2014 İntisâb Niçin Gereklidir?

4

06/11/2014 Gerçek Teslimiyet -Abdülkâdir Geylânî (k.s)

4

25/09/2014 Zilhicce Ayı Nasıl İhya Edilmeli

4

03/06/2014 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 9. Mektubu

4

08/02/2014 Kendimizi Nasıl Aldatıyoruz? İmam GAZALÎ

4

08/02/2014 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 5. Mektubu

4

08/02/2014 Asr-ı Saâdette Mescid-i Nebevî ve Diğer Mescidler

4

08/02/2014 es-selâmü aleyküm

4

17/09/2013 Mustafa Hayri Öğüt (ks.)

4

17/09/2013 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye 6. Mektubu

4

17/09/2013 Esmâ’ya Babasından Mektup

4

25/05/2013 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (39. Mektub)

4

25/05/2013 Şeyh Abdurrahman Hâlis et-Tâlebânî

4

16/02/2013 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (38. Mektub)

4

03/11/2012 GEYLANÎ TEFSİRİ - Kitap Tanıtımı

4

03/11/2012 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (1. Mektub)

4

03/11/2012 es-selâmü aleyküm

4

11/08/2012 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (17. Mektub)

4

11/08/2012 Sûfîlerden Esintiler - Cüneyd-i Bağdadi (k.s)

4

11/03/2012 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (30. Mektub)

4

11/03/2012 Sûfîlerden Esintiler-Kuşeyrî Risâlesi

4

11/03/2012 Tasavvuf-Abdülkadir GEYLANÎ (k.s)

4

11/03/2012 Mehmet Âkif ve Sudanlı Genç

4

11/03/2012 Merhabalar Efendim

4

29/12/2011 Temizleme Yolları

4

29/12/2011 Anadolu Selçuklu Dönemi, Müslim-Gayr-i Müslim İlişkileri

4

29/12/2011 Mesnevîden - Mürşid-Mürid-İlâhî Aşk

4

29/12/2011 On Dört Asır Evvel

4

29/12/2011 Kalbin Mâhiyeti

4

29/12/2011 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (28)

4

29/12/2011 Sûfîlerden Esintiler

4

29/12/2011 es-selâmü aleyküm

4

05/10/2011 Sûfilerin Ahlakı

4

05/10/2011 Şevvâl Orucunun Değeri

4

05/10/2011 Peygamberimizin Kılmamızı İstediği Namaz

4

05/10/2011 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin, Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (25)

4

05/10/2011 Altın Öğütler - Abdülkâdir Geylânî (k.s)

4

05/10/2011 Sûfîlerden Esintiler

4

05/10/2011 es-selâmü aleyküm

4

28/06/2011 Kitap Tanıtımı - Dostluk Üzerine

4

28/06/2011 Ankâzâde Köstendilî Halîl Efendi’nin Tûti İhsan Efendi’ye Mektubu (15)

4

28/06/2011 Mesnevî’den - Benliğin Şımartılması

4

28/06/2011 Kıssadan Hisse

4

28/06/2011 Sohbet, Abdülkâdir GEYLÂNÎ (k.s)

4

28/06/2011 es-selâmü aleyküm

4

15/04/2011 Röportaj - Rektör Abdullah Demircioğlu

4

15/04/2011 Müslüman Kimleri Sever?

4

15/04/2011 Köstendilli Ârif-i Billâh Halil Efendi’den (k.s) Müridi İhsan Efendiye Mektup (4)

4

15/04/2011 Geçmişten Günümüze Naat-ı Şerifler

4

15/04/2011 Abdulkadir Geylani Hz.nin Hicrî 18 Zilkade 545 Tarihli Konuşması

4

15/04/2011 Yeniliklere Açık Oluşu

4

15/04/2011 Şaka ve Latîfe Yapması

4

15/04/2011 Ashabıyla Münasebeti

4

15/04/2011 Şecâat ve Necdeti

4

15/04/2011 Allah’ı Zikretmesi

4

15/04/2011 Cömertliği

4

15/04/2011 Doğru Sözlülüğü

4

15/04/2011 Zühdü

4

15/04/2011 Hayâsı ve Tevâzuu

4

15/04/2011 Peygamberimizin Şemâili

4

26/02/2011 Hadislerle Kabir Azabı

4

26/02/2011 Serdâr-ı Hakan

4

26/02/2011 Köstendilli Ârif-i Billâh Halil Efendi’den (k.s) Müridi İhsan Efendiye Mektup (3)

4

26/02/2011 Erzurumlu İbrahim Hakkı ve İsmail Fakirullah (k.s) Türbesi

4

26/02/2011 es-Selâmü Aleyküm

4

25/12/2010 Aziz Okuyucularımız;

4

25/12/2010 Köstendilli Ârif-i Billâh Halil Efendi’den (k.s) Müridi İhsan Efendiye Mektup (2)

4

25/12/2010 Hz. Ali’nin (k.v) Zühdü

4

25/12/2010 Hz. Mevlânâ’dan

4

25/12/2010 Muharrem Orucu ve Aşûre Günü

4

25/12/2010 Hz. Âişe-i Sıddîka (r.anhâ) Annemizden Peygamberimize (as.)

4

12/10/2010 Aziz okuyucularımız;

4

12/10/2010 Köstendilli Halil Efendi’nin (k.s) Müridine Mektubu

4

12/10/2010 Zamana Değer Verenler - Lâdikli Hacı Ahmet Ağa (k.s)

4

08/08/2010 Aziz okuyucularımız;

4

08/08/2010 Tasavvufi Şiir Şerhi

4

08/08/2010 Hikmet Deryâsı

4

22/07/2010 Ey Gönül

4

22/07/2010 Gönül Âlemi

4

22/07/2010 Kitap Tanıtımı

4

03/04/2010 es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh

4

31/03/2010 Kalbin Şikayeti

4

31/03/2010 Nasıl Sevdiler?

4

31/03/2010 Rasûlullâh’ın (s.a.v.) Toplum İçindeki Ahvali
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net