SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din karde?lerimiz, gönül dostlar?m?z!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Abdulkadir Geylanî?nin Tasavvufi Görü?leri -Seyr u Sülûk
Prof. Dr. Dilaver GÜRER
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

Tasavvufta, manevî yoldayürümeye ve bu alanda geçirilen manevî merhalelere genel olarakseyr u sülûk ismi verilmi?tir. Esâsen seyr ve sülûk kelimelerininlügat anlam? birbirinden pek farkl? olmay?p, her ikisi de “yoldayürümek” manas?na gelir. Ki?i, tarikata girerek (el alarak)seyr u sülûke ba?lam?? olur.

Konunun teferruat?na girmeden önce Abdülkâdir Geylâni’nin bu husustaki genel bir de?erlendirmesini vermek istiyoruz. O bu konuda ?öyle der:

“Bu tarikata nefis ve hevâ ile de?il, hüküm ve ilim ile güce ve kuvvete güvenmeyi terk ederek, selâmete sar?larak, aceleyi b?rakarak girilir. Bu yolda acele ile yürünmez. Onda elden tutan, yol gösteren birine, sabra, zorlu?a gö?üs germeye ve mücâhedeye ihtiyaç vard?r. Marifet pâdi?ahlar?yla arkada? olursan, onlar sana irfan ö?retirler, a??rl?klar?n? ta??rlar... Muhip isen atlar?nda yedeklerine al?rlar. Mahbup isen onlar senin yede?in olur. O zevki tadan bilir. Ehliyetli ki?ilerle oturmak bir nimettir. A?yar, yalanc? ve münâf?klarla oturmak ise bir cezad?r. Kendini murâkabe et. Hakk’?n ve halk?n hukukundan nefsine gerekenleri edâ et. Dünyada ve âhirette hayr? istiyorsan, kendi üzerinde Allah’?n ilmini gözle. Nefsini Allah’?n emretti?ini yerine getirmeye, nehy etti?inden kaçmaya al??t?r. Onun âfet ân?nda sab?r, kazâ ve kader ân?nda r?za, nimet ân?nda ?ükür yolunu tutmas?n? sa?la. Böyle yaparsan engeller önünden kalkar ve Allah ile senin aranda sohbet (yak?nl?k, dostluk) kurulur. Yol arkada??n?, yard?mc?y? bulursun. Her nereye dönsen, seni takip eden hazineyi yakalars?n.”el-Fethu’r-Rabbanî, 242.

Buradan da anla??ld??? gibi Abdülkâdir Geylânî seyr u sülûkun iki taraf? üzerinde durur. Birincisi ferdî yön -ki bu nefistir,- ikincisi de içtimâi yöndür -ki bu da çevre, yani arkada? ve yak?nlar grubudur. ?nsan, nefsini murâkabe alt?nda tutmaya çal???rken, onun destekçileri olabilecek, ona menfî yönde tesir edebilecek çevreden de, en az?ndan belli bir seviyeye gelinceye kadar uzak kalmal?d?r.

Bu genel çerçeveden sonra ?imdi biraz daha teferruata inebi­liriz.

Abdülkâdir Geylânî seyrin kalp ile yap?ld???naA.g.e.,314dikkat çekerek, Hak tarîk?na sülûk etmek isteyenin sülûkten önce niyeti­ni temizlemesi ve güzelle?tirmesi gerekti?ini, çünkü nefsin kötü edepli oldu?unu, kötülü?ü çokça emretti?ini (nefs-i emmâre)Yusuf Suresi, 53. belirtir.el-Fethu’r-Rabbanî, 210.

Yine “tarîkata yeni girmi? ki?iye en ba?ta gerekenlerden birisi de, tarîkat?n esâs? olan sahih bir itikatt?r. Bu itikat resûllerin, nebilerin, sahâbenin, tâbiînin, ehl-i sünnetin, selef-i sâlihînin, evliyân?n ve s?dd?klar?n itikad?d?r.”el-Gunye, II/163 “Bu itikat ile mübtedî ilm-i hakikati elde eder. Mücâhede ile hakîkat yolunda yürümeye muvaffak olur. Sonra da Allah’a ula??ncaya kadar aya??n? onun izniyle kald?r?p, onun izniyle basma derecesinde, Allah’a kar?? ihlâsl? olmal?d?r. K?nayanlar?n k?namas?yla maksad?ndan vaz­geçmemelidir. Sâd?k vaadinden asla dönmez.”A.y. “Hak yolda yürümek için imana, sebatl? olabilmek için de îkâna ihtiyaç vard?r. Bu tarîkatta sülûkun ba?? hemeyân (gözya?? dökmek) sonu ise gerçek imand?r.”el-Fethu’r-Rabbanî, 126.

Abdülkâdir Geylânî tasavvuf yoluna yeni sülûk etmi? ki?iyi ku? yavrusuna benzeterek, evvelâ ferdin kendi benli?inden s?yr?lmas?n?n önemine i?aret eder. Ona göre nas?l ki, ku? yavrusu yiyecek temini hususunda anne ve babas?na muhtaç ise, mübtedî de bu yolda kendi varl???ndan s?yr?larak, kendisini manevî bak?mdan g?daland?racak kimselere teslim etmek zorundad?r. Bu yolun ba?lang?c? sebeplere riayet etmek, sonu da müsebbibi görmektir. Güç, kuvvet ve esbâba güvenme ile ?slâm, iman, îkân ve tevhîd bir arada bulunamaz. Bu i? dava ile yürümez.A.g.e.,290

Sâlik bu yolun ba?lang?c?nda gayretlidir, çal??kand?r. Gayesine ula?maktan ba?ka bir dü?üncesi yoktur. Hedefine kendini tam anlam?yla teksif etmi?, ona ula?mak için çal???p, ç?rp?nmakta, onun u?runda kendisine verilen her görevi yerine getirmeye azamî çaba sarf etmektedir. Bu itibarla sürekli hareket hâlindedir. Sükûnet nedir, bilmez. Sükûnet ancak yolun sonunaula??nca olur.A.g.e., 241. Onun için yolun sonuna var?ncaya kadarkonu?mamal?d?r. “Konu?ma yolun sonunda olur. Yolun ba?? tamam?yla dilsizlik, sonu ise tamam?yla konu?mad?r.”A.g.e., 410. Ba?lang?çta sükûtgerek­lidir. Çünkü ba?lang?çta konu?mak hem ki?iyi hedefeula?maktan sapt?r?r -ya da en az?ndan yava?lat?r- hem de yeterli bilgiye sâhip olmamaktan dolay? bilgi verilen ki?iler eksik bilgilendirilmi?, hatta dinî tabirle sapt?r?lm?? olabilir.

Sâlik her hareketini kitap ve sünnet ile ölçmeli, bundan da öte kitap ve sünnete sar?lmal?, as?lda ve fürûda dinin emir ve nehiyleriyle hareket etmede son derece titiz davranmal?d?r. Kitap ve sünnet onun iki kanad? olmal?d?r. Sonra sadâkat ve gayret gelir. Bunlars?z hidayet dü?ünülemez.el-Gunye,II/163.

Mübtedî her hâl u kârda sâlih ameller i?lemeli ve zay?f olan iman?n? kuvvetlendirmeye çaba göstermelidir. Seyrin merhalelerinde bu ikisinin yâni iman? kuvvetlendirme ve sâlih amel i?lemenin önemi büyüktür. Çünkü iman sa?lamla?t?kça, s?ras?yla önce Marifet evine, sonra ilim vadisine, sonra halktan ve nefisten fenâ vadisine, sonra da hüznün kayboldu?u yer olan O’nunla var olma mertebesine ula??l?r.el-Fethu’r-Rabbanî, 272. Sâlih amel sâyesinde nefis kalbe tekallüb eder. Yâni kalp ile ünsiyet kurarak, onun emri alt?na girer ve kalbin idrak edebilece?i ?eyleri idrak eder. Bu hâlin bir sonraki safhas?nda da kalp s?rra, s?r da fenâya tekallüb eder. O merhalede ise vücut ve bekâ vard?r.Fütuhu’l-Gayb,162.

Mübtedî dünyevî nimetlerden, dünyevî zevklerden baz? ?eyleri terk eder. Ama onun bu terki maksats?z, bo? bir terk de?ildir. Aksine bir maksada yöneliktir: Mübtedî âhirette kar??l?k alabilece?i ameller ile me?gul olmay? birtak?m dünyevî zevklere dalmaya tercih eder. Bu aç?dan seyr u sülûku bir cümlede ifade etmek gerekirse “sûfîlerin i?i dünyada terk etmek ve âhirette almakt?rel-Fethu’r-Rabbanî, 131 sözü yerinde bir tespit olacakt?r.

 

Kaynak: Abdulkadir Geylanî Hayat?, Eserleri, Görü?leri, Prof. Dr. Dilaver Gürer

4

31/01/2016 Nefis, Kalb, Ruh, S?r

4

26/10/2015 Abdülkadir Geylânî?nin Tasavvufi Görü?leri ? RIZÂ

4

30/07/2015 Mücâhede ? Nefse Kar?? Sava?

4

06/11/2014 Abdülkâdir Geylânî?ye Göre Tevbe

4

03/06/2014 Abdulkadir Geylanî?nin Tasavvufi Görü?leri -Seyr u Sülûk

4

08/02/2014 Abdülkâdir Geylanî´ye Göre Nefis ( Nefs-i Emmâre)
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net