SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din karde?lerimiz, gönül dostlar?m?z!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Kur?ân Sünnet ?li?kisi
Yrd. Doç. Dr. Aynur URALER
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

   ?slâmiyet’te me?rûiyetin oldu?u gibi gereklili?in de as?l kayna??, Allah’?n Kitâb’? ve Rasûlü’nün (s.a.s) sünnetidir. Her alanda gerekli ve geçerli olan bu kâide sebebiyle “Sünnete sar?lma”y?, Kitâb ve sünnet nasslar? ile incelemek ?üphesiz tabiî bir durumdur.

Kur’ân-? Kerîm’de, sünnete sar?lmak gerekti?ini (sünnete i‘tisâm), sünneti bir bütün olarak kapsayacak tarzda çok genel ve öz bir biçimde ?u âyet ifâde eder:

Rasûl, size ne getirdi ise onu al?n, ona tutunun. Sizi neden nehyettiyse ondan kaç?n?n!” (Ha?r, 7)

Sahâbîler, bu âyetin sünneti kapsad??? inanc?ndad?r. Meselâ, Abdullah ?bn Mes’ûd, kendisine dövme yapma ve kad?nlar?n ka? tüyleri gibi baz? tüylerini alma yasa??n?n Kur’ân’da bulunup bulunmad??? sorusuna, Peygamberimizin ilgili hadîsiyle cevap vermi? ve bunu Kur’ân’a ait bir nehiy gibi de?erlendirme sadedinde de bu âyeti okumu?tur.(Buhârî, Libâs/82, 84, 85, 87, Tefsîr, 59/4)

Mevdûdî, fey’ taksimi münasebetiyle inen bu âyetteki hükmün umûmî ve as?l maksad?n, tüm münasebetlerde Hz. Peygamber’in (s.a.s) emirlerine teslimiyet oldu?unu belirtmi?, bunun sebebini de ?öyle izah etmi?tir:

Rasûl, size neyi getirdi ise onu al?n” denirken, cümlenin devam?nda ‘size neyi getirmediyse’ de?il, ‘neyi yasaklad?ysa ondan kaç?n?n’ ?eklinde bir ifade kullan?lm??t?r. Bu hüküm sadece fey’e ait mallar?n payla??m?n? ihtiva etseydi, o zaman ‘neyi getirmediyse’ denirdi. Fakat ‘neyi yasaklad?ysa’ denilmesinden anla??ld???na göre kast olunan, Hz. Peygamber’in (s.a.s) emir ve yasaklar?na uyulmas?d?r. Nitekim bizzat Hz. Peygamber (s.a.s) de:

Size emretti?imi mümkün oldu?unca uygulamaya çal???n, yasaklad???mdan da kaç?n?n”(Mevdûdî, Tefhimu’l-Kur’ân VI, 191) buyurmu?tur.

Hz. Peygambere (s.a.s) iman edilmesini ve O’na uyulmas?n? emreden âyetler, Hz. Peygamber’in ve sünnetinin konumunu belirlemek bak?m?ndan i‘tisâm?n gere?ini de ortaya koymaktad?r.

Allah’a ve ümmî peygamber olan Rasûlü’ne -ki o, Allah’a ve O’nun sözlerine inan?r- iman edin ve O’na uyun ki, do?ru yolu bulas?n?z” (A‘râf, 158) âyetinden anla??ld??? üzere Rasûlullâh’a iman ve O’na uyma, Allah Teâlâ’n?n istedi?i yola uymu? olmak için ?artt?r. Rasûle iman, O’nun getirdi?i vahye ve ortaya koydu?u sünnete i‘tisâm? gerektirirken, bunlar? tasdik etmemekten kaynaklanan i‘tisâms?zl?k da imans?zl??a delildir.

Hz. Peygamber’in Müslümanlar için en güzel örnek oldu?unu belirten;

Andolsun ki, Rasûlullâh’ta sizin için, Allah’a ve âhiret gününe kavu?may? umanlar ve Allah’? çok zikredenler için güzel bir örnek vard?r” (Ahzâb, 21) âyeti, ba?lan?lmas? gereken sünnetin ‘üsve-i hasene (güzel örnek)’ oldu?unu belirtmekte, dolay?s?yla i‘tisâm te?vikinde bulunmaktad?r. Zira “üsve”, bütün fiillerinde O’na uymay? ve de?er vermeyi, bütün ahvâlini önemsemeyi ihtiva eder.(Kurtubî, Câmi‘, VII, 5237) Ayr?ca âyetler, her devre hitap etti?i için, bütün müslümanlar onun muhatab?d?r. O (s.a.s), her devirde örnek al?nmal?d?r.

Rasûlullâh’a (s.a.s) itaat edilmesi emri de sünnete i‘tisâm? gerekli k?lar. Bilindi?i gibi, peygamberlere kar?? yerine getirilmesi gereken vazifelerden ve onlara uyma ?artlar?ndan biri itaattir. “Kim Rasûle itaat ederse Allah’a itaat etmi? olur” (Nisâ, 80) âyeti Peygambere itaatin neden gerekli oldu?unu ve itaatin zorunlulu?unu ortaya koyar. Âyetler, Rasûlullâh’a itaati, Allah’a itaat saym??t?r.(Kurtubî, Câmi‘, I, 32)

Peygambere (s.a.s) itaati, sadece ‘Kur’ân konusunda Peygambere itaat gerekir’ ?eklinde anlamak mümkün de?ildir. Zira bu ?ekilde anlamay? gerektirecek nassî bir delil bulunmamaktad?r. Hz. Peygambere itaat mecburiyeti, O’na (s.a.s) itaatin Allah’a itaat etme say?lmas?ndand?r. Çünkü Hz. Peygamber, Kur’ân’?n ifadesiyle, sadece Allah’?n yolu s?rât-? müstakime götürmekte (?ûrâ, 52) ve yaln?z Allah’tan kendisine vahyedilene uymaktad?r (En‘âm, 50). ?ayet Rasûle itaatten sadece Allah’a itaat murad edilmi? olsayd?, ‘Allah’a ve Rasûlüne itaati’ emreden âyetler bulunmazd?. Ona itaat, Kur’ân’da bulunan hususlarda farzd?r denilecek olursa bu, Rasûle mahsus bir itaat say?lmaz. Allah ve Rasûlü’ne itaat, ayr? ayr? zikredildi?ine göre, Hz. Peygambere mahsus bir ‘itaat alan?’ vard?r ve O, (s.a.s) Kur’ân’da yer almayan konularda hüküm veriyor demektir. ‘Allah Teâlâ, Peygambere itaat edin’ sözüyle ‘Peygamberle gönderdi?im âyetlere itaat edin, ama Peygamber’in bunun d???ndaki aç?klamalar?na ve yorumlar?na bakmay?n’ demeyi murad etseydi, bunu aç?kça söylerdi. Aksine mutlak bir ifadeyle ‘hiçbir ?eyle kay?tlamadan Rasûlullâh’a itaat edin’ buyuruyor. Öte yandan, ‘Rasûlullâh’a itaat edin’ buyru?unun anlam?, Allah Teâlâ’n?n O’nunla gönderdi?i âyetlere itaat edin demek olsayd?, o takdirde âyetlerin ba??ndaki ‘Allah’a itaat edin’ sözü gereksiz bir tekrardan ibaret olurdu. Allah Teâlâ’n?n emretti?i bu itaat, sadece Rasûlü’nün getirdi?i âyetleri kapsamamakta, âyetlerle birlikte sünnetine, hattâ ?ahs?na itaati de içine almaktad?r.(Bkz: M. Ya?ar Kandemir, ?ki Cihan Güne?i, s.245)

?slâm âlimleri, konuyla ilgili âyetlerden hareketle Peygambere itaatin, O’nun sünnetine sar?lmak ve getirmi? oldu?u emir ve yasaklara boyun e?mek oldu?unu söylemi?ler (Kâd? Iyâz, ?ifâ, II, 17), ‘Allah’a ve Rasûlü’ne itaat edin’ âyetlerinde Allah’a itaatin farzlarda, Rasûle itaatin ise ‘sünnetlerde itaat edin’ demek oldu?unu belirtmi?lerdir.(Kurtubî, Câmi‘, II, 1445; V, 3042; IX, 6473; Kâd? Iyâz, ?ifâ II, 18)

Hz. Peygambere ittibâ? emreden âyetler de sünnete uymay? gerektirir. “Allah’a ve ümmî Peygamber olan Rasûlü’ne -ki o, Allah’a ve O’nun sözlerine inan?r- iman edin ve O’na ittiba edin ki, do?ru yolu bulas?n?z” (A‘râf, 158) âyetinde Peygambere ittiba, O’na iman?n devam? ve gere?i say?lm??t?r. “De ki: Allah’? seviyorsan?z hemen bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlar?n?z? ba???las?n” (Âl-i ?mrân, 31) âyetinde ise Allah’? sevmenin ve O’nun taraf?ndan sevilmenin ?art?, Peygambere ittiba olarak gösterilmi?tir. Sevgi konusunda ittiba?n ?art ko?ulmas?, di?er konularda Peygambere ittiba?, tabiî olarak gerekli k?lar. Ayr?ca Allah Teâlâ’n?n, Rasûlü’ne (s.a.s) tâbi olmay? kullar?na farz k?lmas?, Rasûlullâh’?n (s.a.s) sünnetinin Allah Teâlâ taraf?ndan kabul edildi?ini gösterir.

Kur’ân-? Kerîm, Hz. Peygamber’in (s.a.s) hükmüne kay?ts?z-?arts?z kabul ve teslimiyet ile, zerre kadar ?üphe duymadan, kalpten inan?p raz? olmak gerekti?ini emrederken de hiç ?üphesiz sünnete ba?lanmay? da (sünnete i‘tisâm?) emretmi? olmaktad?r: “Allah ve Rasûlü bir meselede hüküm verdi?i zaman inanm?? bir erkek ve kad?na, o meselede kendi isteklerine göre bir tercih hakk? yoktur. Her kim Allah ve Rasûlü’ne kar?? gelirse, apaç?k bir sap?kl??a dü?mü? olur.” (Ahzâb, 36) ve “Hay?r, Rabbine andolsun ki onlar, aralar?nda ç?kan anla?mazl?klarda seni hakem tayin edip verdi?in hükmü içlerinde hiçbir s?k?nt? duymadan kabul edip ona teslim olmad?klar? sürece iman etmi? olmazlar.” (Nisâ, 65) âyetlerinde sünnete i‘tisâm?n gere?i aç?kça vurgulanmaktad?r. Zira bilinen bir gerçektir ki, Hz. Peygamber’in Kur’ân d???nda verdi?i birçok hüküm bulunmaktad?r. “Allah ve Rasûlü’ne inan?yorsan?z, anla?mazl??a dü?tü?ünüz konular?, Allah’a ve Rasûlü’ne arzediniz.” (Nisâ, 59) âyeti de sünnete müracaat emrini tekid eder. ?lk dönem ?slâm âlimlerinden Meymûn ?bn Mihrân, “Allah’a arz edin” k?sm?n?n Allah’?n Kitâb’?na, “Rasûlü’ne arz edin” k?sm?n?n ise, O (s.a.s) hayatta iken kendisine, vefat ettikten sonra da “sünnetine arz edin” demek oldu?unu söylemi?tir.(?bn Abdilber, Câmi‘, II, 190)

Rasûlullâh’?n (s.a.s) ça?r?s?na uyma gere?ini bildirmek de sünnete i‘tisâm? emretmek demektir. “Ey iman edenler! Sizi, size hayat verecek ?eylere sizi ça??rd??? zaman Allah’a ve Rasûlü’ne uyun.” (Enfâl, 24) âyetindeki ‘Peygamber’in ça?r?s?’nda bir s?n?rlama olmamas?, O’nun her emir ve yasa??na uyulmas? lâz?m geldi?ini gösterir. Hz. Peygamber’in ça?r?s?, tabiî ki sünneti de kapsamaktad?r.

Kur’ân-? Kerîm’de, Hz. Peygambere (s.a.s) isyan etmek ve O’na uymamak yasaklanm??t?r. Bu yasaklar, dolay?s?yla Hz. Peygambere ba?lanma gere?ini ortaya koyar:

Kim Allah’a ve Rasûlü’ne isyan eder ve O’nun koydu?u s?n?rlar? a?arsa Allah böylesini, devaml? kalaca?? bir ate?e sokar.” (Nisâ, 14) “O’nun emrine ayk?r? davrananlar, ba?lar?na bir belâ gelmesinden veya kendilerine çok elemli bir azap isabet etmesinden sak?ns?nlar” (Nûr, 63) ve “...Rasûle kar?? gelenler, Allah’a hiçbir zarar vere-mezler. Allah, onlar?n yapt?klar?n? bo?a ç?karacakt?r” (Muhammed, 32) âyetleri, konuyla ilgili âyetlerden birkaç?d?r. Son âyette, Hz. Peygambere kar?? gelmenin Allah’a kar?? gelme say?ld??? aç?kça görülmektedir. Buradan, “Sünnete i‘tisâm etmemek, Kitâb’a i‘tisâm etmemektir.” sonucunu ç?karmak da mümkündür.

Sünnetin kayna??n?n vahiy oldu?una delâlet eden “O, arzusuna göre konu?maz” (Necm, 3) âyetinin sünneti de ihtiva etti?i, âlimlerce de kabul görmü? bir hakikattir.(Bkz: Kurtubî, Câmi‘, IX, 6255;Elmal?l?, Hak Dini VII, 4572; Mevdûdî, Tefhîmu’l-Kur’ân VI, 13-14) Bu âyet, sünnete i‘tisâm?n önemli bir delilidir.

Hz. Peygamber’in (s.a.s) Kur’ân’? aç?klama görevi, O’nun Kur’ân d???ndaki söz ve uygulamalar?na da i‘tisâm? gerektirir. “Kur’ân d???nda, Hz. Peygambere vahiy veya ilham ile bilgi gelmesini inkâr etmeye imkân görünmemektedir. Kur’ân’?n aç?klamas? O’na verildi?ine göre, bu aç?klama herhalde Kur’ân’dan ayr? bir?ey olmal?d?r.” Ayr?ca beyân yetkisi, aç?klama ?ekillerinin tamam?n? kapsar. “?nsanlara kendilerine indirileni aç?klaman için ve dü?ünüp anlas?nlar diye sana da bu Kur’ân’? indirdik” (Nahl, 44) âyeti, Peygamber’in (s.a.s) aç?klamalar?n?n, Kur’ân kaynakl? oldu?unu gösterir.

Hz. Peygamber’in (s.a.s) te?ri yetkisi de, sünnete ba?l?l??? gerektirir. “O ümmî Peygambere uyanlar (var ya), i?te o Peygamber onlara iyili?i emreder, onlar? kötülükten meneder. Onlara temiz ?eyleri helâl, pis ?eyleri haram k?lar” (A‘râf, 157) ve “Allah’?n ve Rasûlü’nün haram k?ld???n? haram tan?mayan, hak dinini din olarak benimsemeyen kimselerle zelil bir vaziyette tam bir itaatle cizye verecekleri vakte kadar sava??n” (Tevbe, 29) âyetleri, Hz. Peygamber’in bu yetki ve görevini ortaya koymaktad?r.

Hz. Peygamber’in (s.a.s) tebli? görevi de sünnete i‘tisâm? gerektirir. Sünnet, Rasûlullâh’?n (s.a.s) Rabbi’nden ald??? risâleti tebli?den ibarettir. Allah O’na, bu risâleti tebli? etmesini emrederek ?öyle buyurmu?tur: “Ey Rasûl! Rabbinden sana indirileni tebli? et. E?er bunu yapmazsan O’na elçilik vazifesini yerine getirmemi? olursun.” (Mâide, 67) Hz. Peygamber (s.a.s), dini tebli? ederken sadece Kur’ân’? duyurmakla kalmam??, Kur’ân’?n yan?nda sünneti de bildirmi?, Kur’ân ve sünneti iç içe ya?am?? ve ashâb?na bu ?ekilde ö?retmi?tir.

Bütün bu âyetlerden ve yorumlardan anla??laca?? gibi “Sünnete ba?l?l?k (i‘tisâm bi’s-sünne)”, her ?eyden önce Kur’ân-? Kerîm’in müekked emridir. Kur’ân, sünnete uymay? herhangi bir ay?r?m yapmadan bir bütün olarak tavsiye eder. Hz. Peygambere iman edilmesi emri ve O’na inanman?n iman?n ?artlar? içinde yer almas?, O’nsuz iman?n tamamlanmamas?, sahîh olmamas?, Rasûlullâh’?n (s.a.s) konumunu belirler ve O’na uymay? gerekli k?lar. Sünnete i‘tisâm? emreden Kur’ân, Hz. Peygamber’i mutlak olarak müslümanlara örnek göstermi?tir. Çünkü ?slâm, insan hayat?n?n bütün k?s?m ve yönlerini birlikte de?erlendirir. Hz. Peygamber’in üstlenmi? oldu?u misyon, tabiî olarak O’nun bir sünnetinin bulunmas?n? gerekli k?lar. Peygamber’in (s.a.s) te?ri yetkisi vard?r. Ayr?ca sünnetinin vahye dayanmas? veya vahyin onay?ndan geçmi? olmas?, Sünnetin kayna??n?n vahiy oldu?unun göstergesidir. Kur’ân’?n, O’na kar?? gelmeyi ve emrine uymamay? yasaklamas? da sünnetin as?l kayna??n? gösterdi?i gibi, O’nun (s.a.s) yolu olan sünnete itaati de farz k?lar.

Bütün bu âyetler, Rasûlullâh’?n (s.a.s) de?erini göstermesi yan?nda sünnetinin de de?erini gösterir. Allah Teâlâ, Kur’ân’a uymay? nas?l farz k?lm?? ise, Peygamberinin (s.a.s) sünnetine de uymay? emretmi?tir.

4

09/03/2018 Hiçbir ?eyi Sünnet?e Tercih Etmediler

4

25/12/2010 Sünnete Ba?l?l?k ??tisâm

4

08/08/2010 Gönüllerin Gülü Hz. Muhammed (s.a.s)

4

22/07/2010 Sünnet?in, Sünnet?e Sar?lmay? Emretmesi

4

31/03/2010 Kur?ân Sünnet ?li?kisi
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net