SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din karde?lerimiz, gönül dostlar?m?z!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Mücâhede ? Nefse Kar?? Sava?
Prof. Dr. Dilaver GÜRER
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

Ey o?ul! Nefsini dünyaya, kalbini ukbâya, s?rr?n? ise Mevlâ´ya b?rak. Dünya ile mutmain olma, huzur duyma. O süslü bir y?land?r. Süsü ile insanlar? kendine çeker, sonra da helak eder. Kesin bir biçimde ondan yüz çevir. Rabbine (c.c) ibâdette, sâlih arkada?larla sohbette, ihvâna hizmette ve ?ehvetlerden yüz çevirmede samîmi ol. Hakk´? öylesine tevhîd et ki, kalbinde mahlûkattan bir zerre dahi kalmas?n. O zaman evi, bark? da gözün görmez. Tevhîd her ?eyi öldürür. Bütün deva Hakk´? tevhîdde ve dünya y?lan?ndan yüz çevirmektedir. Nefsini bilinceye, onu hazlar?ndan men edinceye ve onun müstahakk?n? verinceye kadar sende hay?r olmaz. O zaman kalb s?rdan, s?r da Hakk´tan huzur duyar.

Mücâhede sopas?n? nefis üzerinden kald?rmay?n! Onun tilkiliklerine aldanmay?n. Onun uyumas? sizi aldatmas?n. Vah?î hayvan?n uyumas? sizi aldatmas?n; o sizi gözetler, uyuyor görünür ama asl?nda bir f?rsat?n? bekliyordur. Uyan?kken ondan nas?l sak?n?rsan?z, uyurken de ondan öylece sak?n?n. Nefislerinizden sak?n?n! Silahlar?n?z? kalp boyunlar?n?zdan indirmeyin. Bu nefis hay?r için r?zâ, tevâzu ve ho?nutluk gösterir ama asl?nda o içinde bunun tersini saklar. Daha sonra ondan ne ç?kacak, sen ona dikkat et.

Hüznü art?r?n. Rahatl??? azalt?n. Bu i? (tasavvuf) hüzün ve tasa üzerine binâ edilmi?tir. Nebîler, resuller ve sâlihler hep bu hal üzerine ya?am??lard?r. Hz. Peygamber´in (s.a.s) hüznü uzun ve tefekkürü sürekli idi. Ancak tebessümle gülerdi. Rahat görünmek için kendini zorlard?. Ak?ll? olan kimse, dünyal?klar ile evlâd ü ?yâl, mal mülk, elbise, araba, han?m gibi ?eylerle ??marmaz. Bunlar?n hepsi bo?tur. Mü´minin ferah?, iman?n?n kuvveti sebebiyle olur, yakîni / sa?lam bilgi ve inanc?, kalbinin Rabbinin kurbiyet kap?s?na yakla?m?? olmas?ndan dolay? olur.

Nefsinin gözünü aç ve ona ?öyle de:

“Rabbinin seni gördü?ü gibi, sen de O´nu gör! O, zenginleri, pâdi?ahlar? nas?l helâk etti? Bir bak! Öncekilerin nas?l yok olup gittiklerinden ibret al! Onlar ki, bu dünyan?n hükmünü sürmü?ler ve nimetlerini tatm??lard?. Sonra onlar?n ellerinden dünya al?nd?. ?imdi ise onlar azap hapishânelerinde esir bir ?ekilde ya??yorlar. Kâ?âneleri harâbe oldu, mallar? mülkleri kayboldu gitti; geride yapt?klar? kald?. ?ehvetler gitti, yorgunluklar kald?! Rahat yok, rahatl?k vaktinde de?iliz.”

E?inin ve çocuklar?n?n güzelli?i, mal mülk çoklu?u seni ??martmas?n. Nebîleri, resulleri ve sâlihleri ??martmayan ?ey seni de ??martmas?n. Allahü Teâlâ ?öyle buyurmu?tur:

“Muhakkak ki, Allah ??mar?klar? sevmez.[Kasas 68/76]

Yâni dünyal?k ile mâsivâ ile ??maran? sevmez. Oysa kendisiyle feraha kavu?an?, kendine yak?nl?k duyarak rahatlayan? sever. Sûfîlerin özelli?i, seciyesi onlar?n isteklerinin âhirete müteallik olmas?d?r; ?ehvetlere, zevklere ve saçmal?klara de?il.

Ey hevesi pe?inde ko?an! Arzulad???n ?eyden sana hay?r yok. Ey gâfiller! Allahü Teâlâ´ya itaat etmeyenler için âhirette ?iddetli bir azap vard?r. Kulun kalbi istikâmet sâhibi olunca her ?eye veda eder. Her ?eyi kalbinin arkas?na atar. Âhiret mülküne kar??l?k dünyas?n?n helâk olmas?n? önemsemez. Ate? üzerinde yürür, vah?î hayvanlara kar???r, halktan kaçar. Kendini çöllerin susuzlu?una, açl???na b?rak?r da, ?öyle der: “Ey ?a?k?nlara yol gösteren! Bana senin yolunu göster!”

Allah´?m! Bütün gayretlerimizi, himmetlerimizi tek bir gayret, tek bir himmet yap.

Bu hâl ancak ve ancak, önce haramlara, sonra mubahlara ve sonra da helâllere kar?? zâhid olmakla, onlardan yüz çevirmekle tamamlanabilir. Kalbinde halktan bir zerre bile olmaks?z?n ak?amlamaya ve sabahlamaya bak. Ben seni ?ehvetlerle, zevklerle, halkla, dünyayla, sebeplere güvenmekle dopdolu görüyorum. O halde niçin sâlihlerin ahvâlinden bahsediyorsun? Niçin onlar?n hâlinin sende de oldu?unu iddia ediyorsun? Bize ba?kalar?n?n hâlini haber veriyorsun, bize ba?kalar?n?n kesesinden ikramda bulunuyorsun! Ba?kalar?n?n kitaplar?n? kurcal?yor, sözlerini ç?kar?yor ve onlardan konu?uyorsun; seni dinleyen de o konu?malar?n sana gelen ilhamlar oldu?unu, senin ne kadar ahvâl sâhibi oldu?unu, onlar? kendi kalbinden konu?tu?unu vehmediyor.

Yaz?klar olsun sana! Evvelâ, onlar?n dedikleriyle amel et, sonra konu?. Kelâm?n amelinin yavrusu olsun. Bu i? (tasavvuf) sâdece sâlihleri görüp onlar?n sözlerini ezberlemekle olmaz. Aksine, onlar?n dedikleriyle amel ederek, sohbetlerinde güzel edepli olmakla, onlara hüsn-i zan beslemekle ve bu hâli daima korumakla gerçekle?ir.

S?radan insanlar ayaklar?yla att??? ad?mlar kadar sevap kazan?rlar; havâs /özel kimseler ise himmetleri kadar sevap al?rlar. Kimin himmeti, gayreti bir tek olursa Cenâb-? Hakk da onun için bir tek olur; kul O´ndan gayri her ?eyden kalbiyle yüz çevirirse O da ona yüzünü döner.

Allahü Teâlâ Kur’ân-? Kerîm’inde ?öyle buyurmu?tur:

“Benim velim, kitâb? indiren Allah´t?r; O sâlihlerin velîsidir /onlar?n i?lerini üzerine al?r.[A´raf,7/196]

Böyle bir kulun kalbi Rabbine vâs?l oldu?unda O, onun tabîbi ve enîsi olur. O kul O´ndan ba?kas?ndan deva bulamaz, O´ndan ba?kas?yla ünsiyet edemez. Dâvûd (a.s) ?öyle dermi?:

“Yâ ?lâhî! Tabip kullar?na gittim, hepsi de beni Sana gönderdiler; ey ?a?k?nlar?n delîli, rehberi, bana Sen delillik, rehberlik et!”

Allahü Teâlâ´y? seven ki?inin kalbi tamamen ?evk olur, tam bir yüz çevirme dolar, her ?eyiyle fenâ bulur, yok olur. Ho?, onun bütün gayreti de tek bir gayret olur ya.

Hakîkî bir ke?if ancak hicaptan (perdeden)kurtulunca olur. Vuslat istersen dünyay?, âhireti ve yerin dibinden ar?a kadar ne varsa her ?eyi terk et.

Rasûlullah hâriç, her mahluk hicapt?r, Hakk´a perdedir; Rasûlullâh ise Hakk´?n kap?s?d?r. Allahü Teâlâ O´nun hakk?nda ?öyle buyurmu?tur:

“Resûl size ne verirse onu al?n, neyden nehyederse ondan da uzak durun.”[Ha?r, 59/7]O´na ittibâ etmek Hakk´tan perde de?ildir, aksine vuslata vesiledir.

Ey o?ul! Kalbin ne zaman gerçek hakîkati anlayacak? S?rr?n ne zaman tertemiz olacak? Sen halk? Hakk´a ?irk ko?uyorsun. Kalbin tavkâdan hâlî iken, kalbinde zerre kadar takvâ yokken nas?l felah bulursun? Sen her gece i?ini gördürecek birini gözlüyorsun, ?ikâyetini ona yap?yorsun, ondan dileniyorsun; tevhîdden yoksun olan kalbin nas?l saf ve tertemiz olacak? Tevhîd nurdur, ayd?nl?kt?r; halk? ?irk ko?mak ise zulümdür, karanl?kt?r. Sen Hakk´tan halk ile perdelenmektesin. Sebepler ile sebepleri yaratandan perdelenmektesin. Halka tevekkül edip güvendi?in, itimat etti?in için perdelenmektesin. Sen s?rf iddias?n. Hiçbir delilin olmaks?z?n, bombo? iddian ile seni kim kabul eder?

Tasavvuf yolu ancak iki ?ekilde kat edilir:

1- Mücâhede etmek, sava??p didinmek, me?akkate al??mak ve yorulmak ile – ki sâlihler aras?nda mâruf olan ve yayg?n olan yol budur-

2- Hakk´?n mevhibesi, kar??l?ks?z ba???? olarak -bu da nâdir olur ve çok az ki?iye nasip olur-

Ey o?ul! ?man?n zay?f oldu?u zaman nefsini k?s?tlamaya bakmal?s?n; e?i dostu, konuyu kom?uyu, ahâliyi milleti dü?ünmek senin neyine? ?man?n kuvvetlendi?i zaman e?ine dostuna, çolu?una çocu?una, halka bak. Takvâ z?rh?n? giyinmeden, kalbinin ba??na îman mi?ferini takmadan, eline tevhîd k?l?c?n? almadan, ok torbana kabul olan duâ oklar?n? koymadan, tevfîk at?na binmeden, sava? oyunlar?n? ö?renmeden onlara gitme. Ondan sonra Hâl?k´?n dü?manlar?na kar?? hamle yap. ??te o zaman sana Hakk´?n yard?m? ve zaferi alt? yönden, sa?dan, soldan, yukar?dan, a?a??dan, önden, arkadan… O zaman halk? ?eytan?n elinden kurtar?r ve onlar? Hakk´?n kap?s?na götürürsün. Bu makâma ula?an?n kalp gözünden perde kald?r?l?r. Alt? yönden hangisine yönelirse yönelsin, onun nazar? perdeyi y?rtar. Ona bir ?ey gizli kalmaz. Kalbinin ba??n? kald?r?nca ar?? ve gökleri görür. Nazar?n? yeryüzüne yöneltti?inde onun katmanlar?n? ve oralarda oturan cinleri görür.

Bu makâma ula?t???nda halk? Hakk´?n kap?s?na getir. Buna ula?madan senden hiçbir ?ey olmaz. Halk? Hakk´a dâvet edersen ve sen de Hakk´?n kap?s?nda de?ilsen, bu ça?r?n ancak senin için bir vebal olur; k?m?ldad?kça a?a?? inersin, yükselmek istedikçe alçal?rs?n. Sâlihlerden haberin yok! S?rf laklaks?n. Gönlü olmayan bir dilsin. ?çi olmayan d??s?n. Halvetsiz bir celvetsin. Özsüz bir kabuksun. K?l?c?n tahtadan. Okun kibrit çöpünden. Sen bir korkaks?n, cesaret sende ne gezer! Seni en basit ok bile öldürür. Küçücük bir hücum senin k?yâmetini koparmaya yeter.

Allah´?m! Dinimizi, iman?m?z? ve bedenimizi kurbiyetin ile koru.

“Bize dünyada da, âhirette de güzellik ver ve cehennem azab?ndan bizi koru.”

 

Kaynak: Cilâu´l-Hât?r, Yolun Esaslar?, Abdulkadir Geylani, Tercüme: Dilaver Gürer

4

31/01/2016 Nefis, Kalb, Ruh, S?r

4

26/10/2015 Abdülkadir Geylânî?nin Tasavvufi Görü?leri ? RIZÂ

4

30/07/2015 Mücâhede ? Nefse Kar?? Sava?

4

06/11/2014 Abdülkâdir Geylânî?ye Göre Tevbe

4

03/06/2014 Abdulkadir Geylanî?nin Tasavvufi Görü?leri -Seyr u Sülûk

4

08/02/2014 Abdülkâdir Geylanî´ye Göre Nefis ( Nefs-i Emmâre)
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net