SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din karde?lerimiz, gönül dostlar?m?z!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Beden Ülkesinin Sultan?
Zakir
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

Nu’man b. Be?ir’den rivayet edildi?ine göre Allah Rasulü (s.a.s) ?öyle buyurmu?tur:

“Dikkat edin! Vücutta öyle bir et parças? vard?r ki, o iyi/do?ru/düzgün olursa bütün vücut iyi olur; o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.”[Buharî, ?man/ 39]

Arapçada sadr, fuad, lübb, nüha; Türkçe’de gönül, yürek, dil gibi kelimelerle ifade etti?imiz kalp irfan gelene?imizde insano?lunun dinî, manevî, ilmî, fikrî, hissî, ahlakî ve vicdanî hayat?n?n merkezinde yer al?r. Kalp; insano?lunun bâtini ve deruni idraklerinin tamam?n? ihâta eden bir ilhamlar, anlamlar ve semboller kayna??d?r.

Varl??? maddeden, hayat? dünyadan, insan? bedenden ibaret zannetmek ne kadar eksik, ne kadar yanl?? bir dü?ünce ise, kalbi de sadece vücutta kan dola??m?n? sa?layan bir organ olarak tan?mlamak o kadar eksik, o kadar yanl?? olur. Bu sebepledir ki, Kur’an; kalbi, imana, hakikate, bilgiye ve hikmete dair kavramsal çerçevenin merkezine yerle?tirmi?tir. Her ?eyden önce Kur’an tabibu’l-kulûb olan bir be?erin kalbine nazil olmu? [Bakara, 97]ve bütün kalplerin basiretini açmay? gaye edinmi?tir. Kalp kelime olarak 131 yerde do?rudan, 36 ayette dolayl? olarak geçse de Kur’an’?n kalbe verdi?i önemi kelime say?s? ile izah etmek yanl?? olur. Kur’an’?n kalbe dair çizdi?i çerçeve bilgiye, sevgiye, hikmete ve hakikate dayal? bütün gönül felsefelerine vücut verecek enginlik ve zenginlikte olmu?tur.

Ayn? zenginlik ve derinli?i sevgili Peygamberimizin bize b?rakt??? hadis miras?nda görmek mümkündür. Hadis kaynaklar?m?zda yer alan onlarca hadis kalbe dair muazzam bir literatüre vücut vermi?, nice gönül âlimlerinin eserlerine, gönül yazarlar?n?n yaz?lar?na, nice gönül ?airlerinin m?sralar?na ilham kayna?? olmu?tur. ?slam bilginleri kâmil insan? in?a edecek gönül terbiyesini söz konusu hadis-i ?eriflerle yo?urmu?lard?r. Buhari’de yer alan bir rivayete göre:

Sadece sevgili Peygamberimiz de?il, bütün peygamberler gönderildikleri toplumlarda kat?la?m??, hakikatin önünde perdelenmi? kalpleri açmakla, karanl?klara gömülen marazl? kalplere ?ifa da??tmakla görevli kimselerdir. Onlar?n kazanmaya ve fethetmeye çal??t?klar? ilk ?ey insanlar?n kalbi olmu?tur. Bu ba?lamda Rasul-i Ekrem için en çok kulland???m?z s?fat “tabîbu’l-kulub” olmu?tur.

Kadim hadis kaynaklar?m?zda yer alan baz? rivayetlerde insan bedeni bir ?ehre yahut ülkeye benzetilir. Hem de s?n?rlar?, bekçileri, ordular? olan bir ülkeye. Sürekli sald?r?lara, taarruzlara muhatap olan bir ülkeye. S?n?rlar? sürekli ihlal edilmek istenen, hükümdar?n bir anl?k gafleti ile i?gal edilebilen bir ülkeye. Ancak cihad-? ekber ile ayakta durabilen bir ülkeye. Kalp de, ahsen-i takvim/en güzel k?vamda yarat?lan bu harikulade ülkenin sultan?na benzetilir.

Bu sultan da her hükümdar gibi hem çok zay?f hem çok güçlü bir sultan. Küçük bir öfke ile basit bir arzu ile ülkesini harabeye çevirecek kadar zay?f; ilim, iman ve hikmet nuruyla bütün kâinat? abat edecek kadar güçlü. Her sultan gibi hem çok küçük hem çok büyük. Kin, öfke, intikam, kibir, haset gibi basit bir duygu ile ülkesini zillete duçar edecek kadar küçük, sultanlar sultan?na ev sahipli?i yapacak kadar büyük.

Yere gö?e s??mayan

Bir müminin kalbindedir.

Melekût âlemine, müteâl olan?n vahyine, Rahmân’?n ilham?na aç?k olacak kadar mü’min ve âlim, ?er güçlerin desisesine, ?eytan?n vesvesesine sinesini açacak kadar münkir ve cahil bir sultan. Her sultan gibi hem çok sabit, çok azimli, çok kararl? hem de çok de?i?ken, çok dönü?ken, çok karars?z; hakikat denizinde hiçbir f?rt?naya kap?lmayacak kadar s?rat-? müstakim üzere sabit, her an her türlü ihtilale, her türlü ink?lâba, her türlü de?i?ime, dönü?üme, ba?kala?maya müsait olacak kadar karars?z. Zaten kalbe kalp denilmesi de bu özelli?indendir.

Ebû Musa’dan rivayet edilen bir hadis-i ?erife göre Allah Resulü ?öyle buyurmu?tur:

“Kalbe kalp denilmesinin sebebi çok de?i?ken oldu?undand?r. Kalbin misali çöldeki bir a?ac?n üzerinde as?l? kalan ku? tüyünün misali gibidir. Rüzgâr onu bir oraya bir buraya savurur.”[Ahmet b. Hanbel, Müsned IV. 409]

Mikdad b. Esved der ki; Allah Resulü’nden öyle bir söz i?ittim ki, sonunu görmeden hiç kimse hakk?nda iyi yahut kötü diyemez oldum. Allah Resulü ?öyle buyurdu: “Âdemo?lunun kalbi (ate?in üzerindeki) tencere gibi kaynayan ?eydir, sürekli de?i?ir.”

Ebû Hureyre’den rivayet edildi?ine göre Rasul-i Ekrem ?öyle buyurmu?tur:

“Kalp (bedenin)sultan?d?r ve onun ordular? vard?r. Sultan düzgün/iyi olursa askerleri de düzgün olur. Sultan bozuk/kötü olursa ordular? da kötü olur. Kulaklar bu sultan?n habercileridir. Gözler bekçileridir. Dil, sultan?n tercüman?d?r. Eller (tebaas?n? ku?atan)kanatlar?d?r. Ayaklar postac?lar?d?r. Ci?er ?efkat ve merhamet kayna??d?r. Dalak ve böbrekler (kendisine yönelen tehlikeleri bertaraf eden)tuzaklar?d?r. Akci?er (hayat?n kayna??) nefestir. Sultan iyi olursa askerleri de iyi olur, sultan kötü olursa askerleri de kötü olur.”[Abdurrezzak, Musannef, XI, 221]

Sembolik anlat?mlarla dolu bu rivayet sadece Ebû Hureyre taraf?ndan rivayet edilmemi?tir. Beyhakî, Abdullah b. Mübarek tarikiyle de rivayet etmi? (?uûbu’l-Îman I/122)ve Ebû Said’den de merfu olarak rivayet edildi?ini haber vermi?tir. Ebû Davud’a göre bu haber Ka’bu’l-Ahbar’?n mevkuf olarak nakil etti?i bir rivayettir. (Ebû Davud 2/18)Ba?ka bir rivayette ise Ka’b bunu Hz. Ai?e validemize anlatm??, Hz. Ai?e’de bu sözü Rasûlullah’tan i?itti?ini ifade etmi?tir. [Feyzu’l-Kadir 4/704]

Bu hadis isnat bak?m?ndan tart??mal? olsa da Peygamberimiz’in Numan b. Be?ir taraf?ndan rivayet edilen ve sahih oldu?unda hiç ?üphe olmayan “Dikkat edin cesette bir et parças? vard?r. O düzgün olursa bütün beden iyi olur o kötü olursa bütün beden kötü olur.” hadisiyle örtü?tü?ü içindir ki, ?slam gelene?inde kalbe dair bu sembolik anlat?m oldukça ra?bet görmü? ve bu rivayet gönül felsefemize vücut veren, yürek yaz?lar?m?z? biçimlendiren bir rivayet olmu?tur.

Ebû Talib el-Mekkî’nin “Kûtu’l-Kulub/Kalbin Az???” adl? eserine ?ekil veren, Gazali’ye “Kalbin Ordular?”n? yazd?ran da bu rivayet olmu?tur. ?rfan gelene?imiz kalbe dair literatürün merkezine bu hadisi alm??t?r.

Gazâli, Muhalled ?hyâ’s?nda ilham?n? bu rivayetten alarak ?öyle der:

“Kalp bir ?ehrin yahut memleketin hükümdar? gibidir. Beden ise nefsin vatan?, memleketi ve ?ehri gibidir. Bedenin di?er organlar? ve kuvvetleri sultan?n i?çileri ve sanatkârlar? gibidir. Ak?l ve dü?ünce ona yol gösteren müste?arlar? ve vezirleri gibidir. ?ehvet ve arzu beden ülkesine yiyecek ve içecek ta??yan bir hizmetçi gibidir. Öfke ve hamiyet sultan?n muhaf?zlar? gibidir. Ülkeye erzak ta??yan ?ehvet ve arzu yalanc?, habis ve düzenbaz oldu?u halde samimi görünür. Samimiyet görüntüsünün alt?nda korkunç kötülükler ve öldürücü zehirler vard?r. Onun as?l vazifesi dü?üncelerinde samimi olan vezirlerin dü?ünce ve tedbirlerine kar?? ç?kmakt?r. O, itirazlar?ndan bir an bile geri durmaz. Beden ülkesinin sultan? hikmetli veziri ile isti?are ederek bu habis hizmetkâr?n i?valar?na aldanmaz, ondan yüz çevirirse as?l söylediklerinin do?ru ve hakikat olmad???n? tespit eder, muhaf?zlar? onu tedip eder, vezir yönetimi alt?na al?r. Kendisini ve avanesini sultana boyun e?dirirse ülkenin i?leri düzelir, adalet hâkim olur. Nefis ak?ldan yard?m al?r. Gazab’?n hamiyeti ile edeplenirse, öfkeyi ?ehvete musallat ederse bütün kuvvetleri düzene girer ve ahlak? güzelle?ir. [Gazâlî, ?hya, III. 7, Dâru’l-Fikr, Beyrut]

O’na göre Allah’?n kalplerde, ruhlarda ve di?er âlemlerde say?s?n? ve hakikatini bilmedi?imiz, kendisinden ba?ka kimsenin bilemedi?i pek çok askerleri vard?r. Nitekim; “Rabbinin askerlerini O’ndan ba?kas? bilmez ancak o bilir.” buyrulmu?tur. [Müddessir, 31]Buna göre kalbin iki çe?it askeri vard?r. Biri dünya gözü ile görülür, biri de ancak kalp gözü ile görülür. Göz ile görülen askerleri; el, ayak, göz, kulak, dil, dudak... Bunlar?n hepsi kalbin emrinde ve hizmetindedirler. Kalp diledi?i gibi bunlar üzerinde tasarruf eder ve istedi?i istikamete sevk eder. [Gazâlî, ?hya, 13]

Her sultan?n as?l gayesi ülkesini huzur ve refaha erdirmektir. Ancak bu sultan?n as?l gayesi sadece beden ülkesini huzur ve sükûna erdirmek de?ildir; as?l gayesi cihad-? ekber ilan ederek askerleriyle, nefse kar?? mücadele vererek sinesine masivay? sokmamakt?r; as?l gayesi Sultanlar Sultan?’na do?ru yolculuk etmektir. Beden ülkesi bütün askerleriyle sadece sultan?n binitidir. Ak?l kalbin veziridir. Allah’a giden yolda en önemli az?k marifettir. Sultan beden ülkesinde kalarak ve ülkesini iyi yöneterek dünyadan geçmezse Allah’a ula?amaz. Enginleri geçmeden yükseklere ç?kamaz. Hakîm Tirmizî hem Kur’an’da hem de hadislerde geçen kalp, fuad (gönül) lübb, sadr (gö?üs) kelimelerini ve aralar?ndaki farklar? izah etmek için müstakil bir kitap kaleme alm?? ve bu kitapta kalbi Kabetullah’a benzeterek sadr? da kalbin harem bölgesi olarak tarif etmi?tir. Sultan?n as?l görevi haremine masivay? sokmamakt?r. [Hakîm Tirmizî, Beyânu’l Fark, 4-5]

Kalbin haremine sokulmamas? gereken masivan?n izah?n? ba?ka bir hadisin yorumuna b?rakarak Sevgili Peygamberimiz’in (s.a.s) en çok yapt??? bir dua ile bitirelim:

?ehr b. Hav?eb der ki, bir heyet olarak Ümmü Seleme validemize giderek dedik ki:

“Ey müminlerin annesi, Allah Rasulü senin yan?nda iken en çok yapt??? dua ne idi?”Onun en çok yapt??? duan?n ?öyle bir dua oldu?unu söyledi:

“Ey Kalpleri bir halden di?er bir hale çeviren Rabbim, benim kalbimi senin dinin üzere sabit k?l.”

Ben kendisine:

“Ey Allah’?n Rasulü neden bu duay? çokça yap?yorsun.”diye sordum. ?öyle buyurdular:

“Hiç kimse yoktur ki onun kalbi Allah’?n parmaklar? aras?nda olmu? olmas?n, dileyenin kalbini düzeltir, do?ru yola kor, dileyenin de kalbini kayd?r?r, yoldan ç?kar.”

Hadisin ilk ravisi Muaz sonra ?u ayeti okur:

“Ey Rabbimiz bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi sapt?rma! Kat?ndan bize rahmet bah?et! ?üphesiz sen ba???? en çok olans?n.”[Tirmizî, Daavât, 89]

Yürekleri tükenmi? insanlar?n dünyas?nda beden ülkesinin sultan?na, kalbimize mukayyet olabilmek için insana, e?yaya, kâinata kalp gözü ile bakabilmek, gönül dili ile konu?abilmek için en çok yapaca??m?z dua bu olsa gerektir.

Ey kalpleri halden hale evirip çeviren Allah’?m! Kalbimize hakikat üzere sebat ihsan eyle...

 

Not: Bu yaz?, Diyanet Ayl?k Dergi May?s 2009 say?s?nda yay?nlanm??t?r.

4

23/09/2018 ?eyh Ziyauddin Abdurrahman Hâlis Kerkükî (k.s) Hazretlerinin vefat?na yak?n o?lu ?eyh Ali?ye yazm?? oldu?u nasihâtnâmesinin tercümesi

4

09/03/2018 Hangi Günah Sebebiyle ?man?n Kaybolmas?ndan Korkulur?

4

29/10/2017 Korku ?le Ümit Aras?nda Olmak

4

29/10/2017 Âlimlerin Mür?ide ?htiyac?

4

17/07/2017 Uyan Gözün Aç

4

17/07/2017 Teslimiyet ve Tevekkülle ?lgili Sorular

4

17/07/2017 Helâl Olmal?

4

17/07/2017 Geçmi?ten, Günümüze ve Yar?nlara Hay?r Yar??? Devam Ediyor

4

23/02/2017 Dost Olal?m Mevlâ ?le

4

25/10/2016 Uyan Gözün Aç

4

30/07/2015 Beden Ülkesinin Sultan?

4

27/02/2015 Riyazet ve Nefsânî ?ehvet

4

06/11/2014 Nefsin Terbiye Ve Islâh?na Duyulan ?htiyaç

4

03/06/2014 Hikaye-i Ebu Eyyub

4

08/02/2014 Esta?firullah Tevbe - E?refo?lu RÛMÎ

4

17/09/2013 Hz. ?brahim?in Zühdü_Ahmed b. Hanbel

4

25/05/2013 Dualar Zikirler

4

16/02/2013 Dualar, Zikirler?

4

03/11/2012 Dualar ve Zikirler
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net