SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din karde?lerimiz, gönül dostlar?m?z!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Nefis, Kalb, Ruh, S?r
Prof. Dr. Dilaver GÜRER
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

Abdulkadir Geylani´nin (k.s) tasavvuf sisteminde en çok üzerinde durdu?u, en çok önem verdi?i unsur kalptir. Çünkü seyr u sülûk kalp ile yap?l?r. Vuslat, kalbin vuslat?d?r. Tevekkül, zühd, takva, vera, ihlas, sab?r, r?za, v.s. hepsinin oda?? kalptir. Marifet, ilim, kurbiyet vb. kalpte olur. Bütün bunlar?n biti? yeri ve merkezi kalptir. Ba?ka bir ifadeyle kalp, insan?n ilahi âlem ile irtibat?n? temin eden merkez ve ilahi âlemin bedendeki muhatab?d?r. Ki?i, Allah´? kalbiyle bilir, ona kalbiyle inan?r. Dolay?s?yla yapt??? amellerin, ilahi âlem ile ilgili besledi?i duygular?n kalp ile do?rudan ili?kisi vard?r. Kalp adeta insan?n ilahi âleme aç?lan penceresidir.

Tevhid ve ?irk tamam?yla kalp cihetinden olur, kalp ile ilgilidir. Belki burada akl?n de?eri sorusu gündeme gelebilir. Ancak nihayette iman ya da imans?zl?k kalpte olur. Ak?l oraya götüren bir vas?tad?r. Bundan dolay? akaitte iman için “dil ile ikrar, kalp ile tasdik” denmi?tir. “Ak?l ile tasdik” denmemi?tir.

Ne var ki marifet ya da iman? elde etmede kalp yegâne unsur de?ildir. Abdulkadir Geylani (k.s) bu hususta nefis, ruh, kalp, s?r ?eklinde bir s?ralama getirir. Nefis Allah´? bilmenin maddi; ruh ve s?r, manevi taraf?n? te?kil eder. Kalp ise bunlar?n geçi? yeri, dünya ile ahireti birle?tiren unsurdur. Her iki tarafa da dönüktür. ?nsan?n hem dünya hem de ahiret ile ili?kisini temin eder. ??te bütün bu sebeplerle Abdulkadir Geylani (k.s) kalbin ?slah?n?, kalbi imar etmeyi ba?l?ca hedeflerden kabul eder. Onun maksad? kalbi temizlemek ve amel ve dü?ünceleri kalp ile gerçekle?tirmektir. Buna da kalbi f?kh? ad?n? verir. ?nsan? Allah´a yak?nla?t?ran f?k?h, kalbin f?kh?d?r. Lisan f?kh? insan?n halk ile ili?kisini sa?lamaktan öteye geçmeyen f?k?ht?r.

Bu aç?dan bak?ld???nda insanlar?n dört gruba ayr?ld???n? görürüz:

1. Ne lisan? ne de kalbi vard?r. Bunlar asi ve azg?nlard?rlar. Kendilerinde hay?r yoktur.

2. Lisan? vard?r, kalbi yoktur. Hikmetle konu?ur ama konu?tu?uyla amel etmez. Hz. Peygamber´in “Ümmetim için en çok korktu?um ?ey sözde âlim münaf?klard?r“ sözü bunlarla ilgilidir.

3. Kalbi vard?r, lisan? yoktur. Bu mü´mindir. Allah onu halktan gizlemi?tir. Gözü sadece kendi ay?plar?n? görür.

4. Hem kalbi, hem de lisan? vard?r. Bu ki?i Allah´? ve ayetlerini bilir, s?dd?kt?r, nebi ve rasullerin halk içerisindeki bedelidir.

Kalp f?kh? çok önemlidir, çünkü bat?n, maneviyat ancak bu f?kha göre tanzim edilebilir. Bu sebeple bir mü´min k?smetlerini almada ?ehvet, heva ve tab‘ ile de?il, iki adil ?ahit Kur´an ve sünnet ile hareket etmeli, sonra da iki ?ahit daha getirerek onlar? elde etmelidir ki bu son iki ?ahit Allah´?n fiili ve kalptir. Kitâb, Sünnet ve sufinin kalbi bir ?eyi elde etmesi için kendisine izin verse dahi o onu hemen almaz. Dördüncü ?ahidi de bekler. Yani Allah´?n fiilini gözetler. Bunlara göre hareket etmeyen gece odun toplayana benzer. Toplar fakat eline ne geçti?ini göremez.

Biraz önce Abdulkadir Geylani´nin bir s?ralamadan bahsetti?ini belirtmi?tik. Bu s?ralamay? o ?öyle aç?klar:

“Bünye dünya iledir, kalp ahiret ile, s?r da Mevla ile birliktedir. S?r kalbe hâkimdir, kalp nefs-i mutmainneye, o da bünyeye. S?r padi?ah, kalp onun veziri, nefis, lisan ve uzuvlar hizmetçilerdir. S?r Hakk denizinden suyunu al?r. Kalp s?rdan, nefs-i mutmainne kalpten, lisan nefisten, uzuvlarda lisandan su içerler. Lisan salih, düzgün olursa, kalp de düzgün olur. O fasit olursa, kalpte fasit olur. Lisan?n düzgün olmas? için takva gemine ve nifak ve hezeyan ile söylenmi? sözlerden tövbeye ihtiyaç vard?r. Lisan düzgünlükte devam ederse, onun fesahati kalbe ink?lâp eder. Bu da daimi olunca kalpten lisan ve uzuvlara nur zuhur eder. O zaman mukarreb lisan için mutlak söz konusudur. ?nsan, Hakk´a yak?nla?ma çabas? içerisinde oldu?u zaman güzel hikmetli konu?ur…

Kalbin iki yönü vard?r:

1. Nefsi yönü, nefse ait yönü.

2. Ruhi yönü, ruha ait yönü. Bu iki cihet melek ve ?eytan?n telkin yerleridir. Melek kalbe takvay?, ?eytan ise nefse fücuru telkin eder. Nefis (nefs-i emmare) ayn? zamanda kalpten uzuvlar? fücurda kullanmay? talep eder. Bunun gibi bünyede de iki mekân vard?r: ?lim ve iman. ??te bütün bunlar kalbin alet ve edevat?d?r. Bütün bunlar?n merkezi ise kalptir.

 

Devam edece?iz.

4

31/01/2016 Nefis, Kalb, Ruh, S?r

4

26/10/2015 Abdülkadir Geylânî?nin Tasavvufi Görü?leri ? RIZÂ

4

30/07/2015 Mücâhede ? Nefse Kar?? Sava?

4

06/11/2014 Abdülkâdir Geylânî?ye Göre Tevbe

4

03/06/2014 Abdulkadir Geylanî?nin Tasavvufi Görü?leri -Seyr u Sülûk

4

08/02/2014 Abdülkâdir Geylanî´ye Göre Nefis ( Nefs-i Emmâre)
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net