SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din kardeşlerimiz, gönül dostlarımız!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Cenâb-ı Allah’ı Sesli Zikir (Cehrî Zikir) – 4
Zül-Cenâheyn
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

Beşinci Hadis

Müslim ve Tirmizî tahric etmişlerdir.

Muaviye’den rivayet edilmiştir ki; Rasûlullah (s.a.s), ashabından olan bir halkanın yanından geçti ve:

“Sizi bekleten nedir?” buyurdular. Onlar da:

“Cenâb-ı Allah’ı (c.c) zikrediyor ve O’na hamdediyoruz” dediler.

O da şöyle buyurdu:

“Bana Cebrail (a.s) gelip, Cenâb-ı Allah’ın (c.c) sizinle meleklere iftihar ettiğini haber verdi.”

Her türlü hamd ve sena Cenâb-ı Allah’a (c.c) aittir. O, hiçbir şeye muhtaç değildir. Bütün âlem ona muhtaçtır. Hadislerde bu şekilde teşbih yollu temsiller getirilmiştir. Cenâb-ı Allah’ın (c.c) meleklere kulları ile övünmesi mecazdır. Kulların bu hareketlerinden dolayı, Cenâb-ı Allah’ın rızası kazanıldığı anlatılmaktadır.

Hadiste geçen “hamd” kelimesi üzerinde de duralım. Hamd kelimesi, medh kelimesinden daha özel ve şükür kelimesinden de daha umumidir. Medh kelimesi, insanın kendi ihtiyarı ile elde ettiği, kazandığı güzel huylar sebebiyle nail olduğu övgüdür. Mesela insan boyunun uzunluğu, yüzünün güzelliği, yakışıklı oluşu vb. şeylerde medh olunur. Nitekim zenginlerin mallarını infak edip hayırlı işlerde kullanması sebebiyle övülürler. Ne hayır sahibi Müslüman, denilir kendilerine. İlim de öyledir. Bunun zıddı zemmetmektir ki, kimsenin hoşuna gitmez. Şükür ise bir nimetin karşılığında olur. Onun için her şükür, bir hamddır. Fakat her medh, hamd sayılmaz.

Hadîs-i Şerîf değişik şekilde Müslim’de de rivayet edilmiştir.(Müslim, IV. 2075) Zikir halkaları teşkil etmenin faziletine dair çok hadisler mevcuttur.

 ”Hiçbir Müslüman yoktur ki, temiz olarak zikir üzere geceler de, bundan dolayı da uykusuz kalırsa; dünya ve ahirete ait hayır olarak istediğini Cenâb-ı Allah ona verir.” (Ebu Davud V 296)

 

Altıncı Hadis

el-Hakîm, Ebû Saîdi’l-Hudrî’den tahriç etmiş, Beyhakî de iman bâbında onu doğrulamıştır ki, Resûlullah (s.a.s) şöyle buyurmuştur:

“Size mecnûn denilinceye kadar Cenâb-ı Allah’ı (c.c.) çokça zikrediniz.”

 Aslında ibadetlerin hepsini fazla fazla yapmak tabiatı ile çok iyidir. Bilhassa nafile olan ibadetleri, farzları yaptıktan sonra artırmak yerinde olur. Hadiste de görüldüğü gibi “zikri çok yapınız” buyuruluyor. Öyle ki size, halinizden anlamayan kimseler mecnûn desinler. İnanmayanlar Peygamber Efendimiz’e ve O’nun sahabîlerine çeşitli iftiralar atmışlardır. Bunlardan birisi de, o bir mecnûndur, iftirası idi. Kur’an onların sözlerini, ”Sizin arkadaşınızda delilik yoktur” [Sebe Sûresi, 46] ayeti ile reddetmiştir. Zaten her devirde inananlara çeşitli işkenceler yapılmış, çeşitli iftiralarda bulunulmuştur.

Cenâb-ı Allah; namaz, oruç, hac ve zekât gibi İslâm’ın binasını teşkil eden ibadetleri yapınız derken, çokça yapınız diye emretmemiştir. Şu ayette Cenâb-ı Allah şöyle buyurmaktadır:

 ”Ey iman edenler! Allah’ı çok çok zikrediniz.” (Ahzab Suresi, 41) 

Allah’ın verdiği nimetlere karşılık kulun şükrünü, zikrini yapması gerekir. Zikirde bir takım kolaylıklar vardır. Kişi abdestli veya abdestsiz, oturarak, yatarak ve hatta yolda yürürken bile Cenâb-ı Allah’ı zikredebilir. Böyle külfetsizce yapılmasına rağmen ecir bakımından sevabı da fazladır.

İbn Abbas buyuruyor ki:

“Bir kimsenin Allah’ı zikretmeyi terk etmesi affedilecek bir özür değildir. Velev ki kişinin aklından bir zoru ola.” (Kurtubi, XIV. 197) 

Çok çok zikir yapmanın insanın kalbine ihlâs ve samimiyetin yerleşmesine sebep olacağı, aksine durumlarda ise nifakın yer edeceği söylenmiştir. Yine şu ayetlerde de Cenâb-ı Allah buyuruyor ki:

”Allah’ı çok zikrediniz. Umulur ki felaha erersiniz.” (Cum`a Suresi 10)

“Rabbinin ismini çok zikret, akşam ve sabah onu tesbih et.”  (Al-i İmran Suresi, 41)

 

Yedinci Hadis

 Hadisi el-Beyhakî, Ebû Cevzâ’dan tahriç etmiştir. Ebû Cevzâ buyuruyor ki; Resûlullah (s.a.s) şöyle buyurmuştur: “Münafıklar size, mürâî deyinceye kadar Cenâb-ı Allah’ı çokça zikrediniz.” (Hadis mürseldir)

 Bu ve bundan önceki hadislerde cehrî zikre işaretler vardır. Hafi ve cehrî zikir ne demektir? Zikir; anmak, hatırlamak demektir. Sûfî ıstılahında ise zikir; Allah adının veya diğer esmâların, 24 saatte bir olmak üzere tekrar edilmesidir. Ekseriyetle bu, sûfîler arasında zikrullah olarak kullanılmaktadır. Bunun cemi, yani çoğuluna “ezkâr” denmektedir ki, zikirler manasınadır. Sûfîlerce zikir dört şekilde yapılmaktadır:

1. Hafî (gizli) zikir

2. Cehrî (alenî) zikir

3. Kalbî (kalple) zikir

4. Lisânî (dille) zikir

Tarikat kurucularının içtihat farklılıklarından doğmak üzere sûfîlerin intisap ettikleri şeyhlerine göre zikir şekilleri de değişir. Bir kısmı cehrî, bir kısmı da hafi zikir yaparlar. Zikrin lezzetini tadanlar onu ancak anlarlar. Tatmayan bilmez. Peygamberimiz (s.a.s):

“Benim, Allah ile öyle bir vaktim vardır ki; o an bana ne bir melek-i mukarreb ve ne de bir nebiyy-i mürsel yaklaşamaz.”  (Keşfül-Hafa, II. 173)

Zikir; ibadet ve taatin özüdür, iliğidir. Müminler için son gaye olarak tanımlanan hubbu ilahiye (Allah sevgisi) bu yoldan varılır. Yine Hadîs-i Şerîf’te gelmiştir ki;

“Allah, Allah diyen kimseler üzerine kıyamet kopmaz.”

Zikrullah hak olan tariklerde kuvvetli bir umdedir. Kişi zikre devam etmeden hakka vasıl olamaz. Zikrullah velilik makamına ermek için bir basamak olup, sâlikin kılıcı, silahı sayılıp onunla düşmanları def eder, gelecek olan afetleri Cenâb-ı Allah onun duasının bereketiyle ortadan kaldırır.

Zikrin özelliklerinden biride zaman ile kayıtlı olmamasıdır. Her zaman ve her vakitte Cenâb-ı Allah zikredilebilir. Bunda abdestli veya abdestsiz olmak müsavi ise de taharet üzere olmak zikrin feyizli olmasına sebeptir. Anlaşıldığı üzere namaz, ibadetlerin en üstünüdür. Fakat kılınması mekruh olan birkaç vakit vardır ki; onlar da güneş doğarken, güneş tam zevalde iken ve güneş batarken. Bu üç vakitte namaz kılmaktan nehyolunmuşuzdur. Ama zikrullah için böyle bir kayıt yoktur. Kalbin ve ruhun zikre müsait olduğu her vakit onun vaktidir.

“Onlar, Cenâb-ı Allah’ı ayakta, otururken ve yanları üzerine yatmışken zikrederler.” (Al-i imran, 190)

Yine zikrin özelliklerini belirten şu âyet-i kerîmede de buyuruluyor ki:

“Beni zikir ediniz ki be de sizi yanımda anayım.” (Bakara, 151)

 Görüldüğü gibi mürit, Allah’ı zikrederse Cenâb-ı Allah da kendi yanındaki Melâke-i Mukarrebînine onu anmaktadır.

Mümin şu üç şeyden tat duyuyor ise imanı kuvvetli, ama eğer duymuyorsa tehlike var demektir. Bunlar da namaz, zikir ve Ku’rân okumaktır.

4

29/10/2017 Zikir Ehline Bazı Önemli Hatırlatmalar - 1

4

17/07/2017 Cenâb-ı Allah’ı Sesli/Cehrî Zikir - 6

4

17/07/2017 Nasıl Yaşarsan

4

25/10/2016 Bir Nasihat; Temiz Ol, Temiz Öl!

4

25/10/2016 Cenâb-ı Allah’ı Sesli Zikir (Cehrî Zikir) – 5

4

09/03/2016 Cenâb-ı Allah’ı Sesli Zikir (Cehrî Zikir) – 4

4

31/01/2016 Cenâb-ı Allah’ı Sesli Zikir - 3 (Cehri Zikir)

4

31/01/2016 Gel Seninle Dost Olalım!

4

26/10/2015 Cenâb-ı Allah’ı Sesli Zikir - 2 (Cehri Zikir)

4

31/07/2015 CENÂB-I ALLAH’I SESLİ ZİKİR- 1- (CEHRİ ZİKİR)

4

30/07/2015 DAVET

4

27/02/2015 Seher Vakti Gördüklerim

4

06/11/2014 Rabbime Yalvardım

4

03/06/2014 Ölüm Ötesi

4

08/02/2014 Mevlânâ ve Müsamaha

4

08/02/2014 Allah’ı Zikredelim

4

17/09/2013 Hayata Bakış

4

17/09/2013 Cenâb-ı Allah, Sekîneyi Müminlerin Kalplerine İndirdi

4

18/07/2013 Rahmet ve Merhamet Ayı

4

25/05/2013 Fikir Yağmuru

4

16/02/2013 Yâ Resûlallah

4

16/02/2013 Mevlid Kandili

4

03/11/2012 Kırk Yaşın Düşündürdükleri

4

03/11/2012 Ey Allah’ım

4

11/08/2012 Sana Sığınırım

4

11/08/2012 Tayy-i Zamân, Tayy-i Mekân

4

11/03/2012 Akşemseddin

4

11/03/2012 Ölüm Anının Dehşeti

4

29/12/2011 Zelzeleye Çare Bulundu (mu?)

4

29/12/2011 EY RABBİM! SANKİ BEN İBRAHİM’İM

4

05/10/2011 Bayram Gününde Hasret

4

05/10/2011 Kur’ân-ı Kerîm ve İlim

4

28/06/2011 Tokyo’da Deprem

4

28/06/2011 Zikrullâh’ın Bereket Ve Üstünlüğü

4

15/04/2011 İbrahim Gibi

4

26/02/2011 Toprağın (Ananın) Dilinden

4

26/02/2011 Zikir ve Sohbet Meclisleri

4

25/12/2010 Ledünnî İlim

4

12/10/2010 Ne Olurdu

4

12/10/2010 Mehdî Hakkında

4

08/08/2010 Mahşer Yolu Tutacaksın

4

08/08/2010 Muhâsebe

4

22/07/2010 Üç Ayların Manevi İklimine Doğru

4

06/04/2010 Tasavvuf

4

31/03/2010 Sünnetin Önemi
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net