SON SAYI
1. Sayż
es-selāmü aleyküm ve rahmetullāh
Din karde?lerimiz, gönül dostlar?m?z!
PDF Halini indirmek iēin tżklayżnżz
 
Bize Ula?an Haberler
Editör
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

Uzaklara veya da?lara kaç?p kendimizi toplumdan soyutlayabilmemiz pek mümkün de?il. Öyleyse sosyal birer varl?k olarak bizler, toplumla iç içe ya?amak durumunday?z. ?nsanlarla konu?malar?m?zda veya bas?n gibi araçlarla baz? haberler ediniriz. Hatta etraf?m?zdan biraz uzak kalabilsek bile, kendi iç âlemimizde de bize ula?an baz? haberler vard?r: Akla gelen ?eyler, görülen rüyalar, ?eytan ve nefsin vesveseleri, kalbe do?an ilhamlar…

Hatta bazen sosyal payla??m sitelerinde veya ba?ka ortamlarda da haberin kayna?? olabiliyoruz. Hem kendi hakk?m?z? hem de kul hakk?n? gözetebilmemiz için ne yapabiliriz? Bu haberler ne derecede bir bilgi ifade ediyor? ?slam âlimlerimiz haberi ve bilgiyi nas?l tan?ml?yor? Çe?itli ilim erbab?n?n bilgi elde etme metotlar?na k?saca bir göz atarak ve bunlar? prati?e dökerek, bize ula?an bu haberlerin k?ymet derecesini anlamak için kullanabilir miyiz? Takdir; Siz de?erli okuyucu karde?lerimize ait...

Bilgi yani ilim, do?ruyu ifade eden ?eydir. Bu tan?m?yla ilim, Cenab-? Allah’?n da bir s?fat?d?r. Haber ise veridir. ?nceleme neticesinde bir ilim ifade edip-etmedi?i ortaya ç?kar. Rabbimiz (c.c) ?öyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Size bir fas?k bir haber getirirse, bilmeyerek bir toplulu?a zarar verip yapt???n?za pi?man olmamak için o haberin do?rulu?unu ara?t?r?n.” [1] Habere yanl?? veya do?ru olarak bir de?er verilebildi?i gibi, do?ru olabilme ihtimali göz önüne al?narak da bir de?er verilebilir. ?u isimlendirmenin genel bir kanaat oldu?unu söyleyebiliriz: Haberin do?ru olma ihtimali zay?f görülüyorsa ‘vehim’, ihtimal yar?-yar?ya ise ‘?üphe’, yar?dan fazla ise ‘zan’, do?ru olma ihtimali çok kuvvetliyse ‘zann-? galip’ (kuvvetli zan), tamamen do?ru olmas? ise ‘ilim’ ifade eder. [2]Habere de?eri kadar k?ymet vermek de önemlidir. Asl?nda bu kavramlar biraz göreceli, ki?iden ki?iye de?i?ebilmesi mümkün kavramlard?r. Fakat do?ruyu aray?p da haberlere tarafs?z, do?al, hastal?ks?z bir nazarla bakabilenler aras?nda çok meselelerde ortak fikirler olu?abilece?i de bir gerçektir.

Cehîl ve câhil kelimeleri ise daha ziyade bilgisi olmayan olan ki?i olarak tan?mlanabilirse de, di?er bir tan?m? da yanl??? do?ru sanan kimsedir. Mesela; Ebu Cehîl “cehîlin babas?” lakab?yla me?hur olan ?ah?s, asl?nda o dönemin entelektüel, kültürlü varsay?lan ki?ilerindendi. Bât?l? hak zannetmesinden bu lakap ona lay?k olmu?tu...

Haber, asl?nda terim olarak daha dar bir anlam içerirse de halk aras?nda daha geni? manada kullan?mlar? vard?r. “Küçük bir ba? a?r?s? bir hastal???n habercisi olabilir” ?eklinde kullan?mlar halk aras?nda yayg?nd?r… Habere bu geni? anlam?yla bakt???m?zda, bilgi al?nabilecek haber kaynaklar? neler olabilir? Be? duyu organ?m?zla edindi?imiz haberler, ak?l, ke?if ve ilham? [3] sayabiliriz. Her ilim erbab? kendine hâs metotlarla bu kaynaklar? kullanarak bir inceleme neticesinde bilgiye ula?may? amaç edinmi?lerdir. Bilgi ifade edemeyen verilere de ilme yak?nl???na göre de?er biçmi?ler, de?erine göre de k?ymet vermi?lerdir. Çe?itli ilim erbab?n?n, ilim elde etme metotlar?na örnekler verecek olursak…

Bilim insanlar?, öncelikle aklî muvazene ile bir hipotez ortaya koyar. Yapt?klar? deneylerle, edindikleri tecrübelerle bu hipotezi çürütürler veya ilim ifade etti?ini gördüklerinde fizik, kimya gibi ilimlerde bir formül, bir kural oldu?una hükmederler. Dini ilimlerde ise…

Müfessirler iseöncelikle muhkem ayetleri tespit etmi?lerdir. Bu ayetler mana kapal?l??? içermedi?i için ilim ifade ederler. Daha sonra di?er ayetleri muhkem ayetlerin çizdi?i s?n?rlarla yorumlam??lard?r. Çünkü ilim, ilimle çat??amaz. Mesela, Cenab? Allah’?n yaratt?klar?na benzememesi ‘muhalefetün l’il-havadis’ muhkem ayetlerdendir.[4] Böylece “Allah’?n eli onlar?n ellerinin üstündedir”[5] gibi ifadeler içeren ayetlerin müte?abih (mana kapal?l???) oldu?u anla??lacakt?r…

Tarih ve hadis ilimleri de müfessirler için yard?mc? kaynakt?rlar.[6] Ayetlerin ini? sebeplerini (sebeb-i nüzul) bilmek ve ayet indikten sonra sünnette bulunan aç?klamalar, manadaki kapal?l?klar?n giderilmesini sa?layacakt?r. Böylelikle sebep-sonuç ba?lam?nda, Kur’an-? Kerim’de bildirilenlerin daha iyi anla??lmas? sa?lanacakt?r.

Muhaddisler, yani hadis-i ?erifleri inceleyen âlimler hadisleri iki aç?dan denetlemeye tabi tutarlar: Senet ve metin.Tabiî ki muhaddisler, hadisi Sahabeler (r.anhum) gibi bizzat Allah Resulü’nden (s.a.s) almad?klar?ndan öncelikle buna haber nazar?yla bakarlar. Hadisin senet bak?m?ndan incelenmesi; hadisi aktaran ki?iler ve hadisin rivayet çoklu?u üzerinedir. Bu nedenle hadis rivayet edenlerin tek tek ara?t?rmalar? yap?lm??, hadisi nakledebilme hususundaki kusurlar? ortaya konmu?tur.[7]Hadisin rivayet çoklu?u da önemlidir. Bu da hadisin kayna??n? kuvvetlendirecektir. Sa?lam bir halat?n yine kendinden daha küçük iplerin birle?mesiyle olu?tu?u gibi… Metin incelemesi olarak da hadisteki söz, Kur'an veya di?er tetkikten geçmi? hadisler gibi ilim ifade eden de?erlere arz edilir. Sonuç olarak, senet ve metin de?erlendirmesiyle hadisin ilim ifade edebilme derecesi tespit edilir, en kuvvetlisinden en zay?f?na kadar kategorilere ayr?l?r.

Mütekellimler, yani inanç esaslar?n? bildiren kelam âlimleri ‘do?ru haber’ (mütevatir haber) kavram? üzerinde dururlar.[8] ?öyle bir örnekle misal verebiliriz: Bir adresi ararken her zaman navigasyon cihaz? m? kullan?r?z? Genelde bir ki?iye adres sorar ve cevaba göre hareket ederiz. Hâlbuki ald???m?z cevap zan içerir. Bu da bize yeterli olur. Fakat birkaç ki?iye daha sorup ayn? cevab? alacak olsayd?k zann?m?z daha da çok kuvvetlenecekti. Hatta kalbimiz mutmain olacak kadar çok fazla ki?iye sorup herkesten yine ayn? cevab? alacak olsayd?k en sonunda biz de ?u kanaat hâs?l olacakt?. “Art?k bu haber yalan olamaz. Ayn? yalanda bu kadar ki?i ittifak etmi? olamaz.” ??te bu sözü söyleyecek kadar bir seviyeye ula?an haberin yanl??l???nda art?k ?üphe kalmaz. Bu haber, ayn? ?artlar? ta??yan topluluklar?n birbirlerine aktar?lmas?yla mütevatir haber olur. Mesela bizler yak?n zamana kadar kutuplar?n buzul halde oldu?unu ve baz? co?rafi bölgeleri mütevatir haberlerle biliyorduk. Günümüzde ise bu haberlerin do?rulu?u uzaya gönderilen uydu görüntüleriyle de desteklenmi? oldu. Sonuç olarak dini haberlerin bir k?sm? (Kur’an-? Kerim ve baz? sünnetler) Peygamber efendimizden (s.a.s) mütevatir olarak ula?m??t?r. Bu dini haberleri kabul etmemek, haberi kabul etmemekten ziyade Peygamber Efendimizi (s.a.s) yalanlamak anlam?na gelece?inden, ki?inin küfre dü?tü?üne yani dinden ç?kt???na hükmedilecektir.[9] Tevatüre ula?amayan dini haberlerin inkâr? ise haberin ilim ifade etme derecesine göre ki?inin itikad? durumu hakk?nda konumunu belirler. “Haber hakk?nda ba?ka karineler de bulundu?u için küfre dü?er”, “küfre dü?ebilir”, “küfre dü?mesinden korkulur”, “sap?k ve ehli bidat olur”, “görü?ü itikadi aç?dan tehlikeli de?ilse de ehl-i sünnet harici bir görü?tür”, “ehl-i sünnet içinde bir görü?tür” gibi cümlelerle ki?inin durumu ifade edilebilir.

Fakihler yani amel esaslar?n? anlatan f?k?h âlimleri indinde; bize ula?an haberlerin ilme yak?nl??? nispetinde k?ymet verilmesi ve buna göre amel edilmesi hususu üzerinde durmu?lard?r. Konun izah? için birkaç f?k?h kaidesiyle örnek verecek olursak: Vehim, ?üphe ve zan kavramlar? f?k?hta birbirlerine yak?n anlamlar içerirken, zann? galip ise yakîn (kesin bilgi) ifade eder. Ali Haydar Efendi (ö. 1355/1936) Mecelle ?erhinde ?öyle belirtir: “?ek (?üphe), sözlükte mutlak tereddüt demektir. Terim olarak ise bir ?eyin meydana gelip gelmemesi yani olup olmamas? konusunda akl?n tereddüt etmesidir. Bu durum, iki taraftan birisini tercih edememek ?ekliyle ortaya ç?kar. E?er iki taraftan birisini kalb kanaat getirerek tercih ederse buna ‘gâlib zan’ denir. Gâlib zan ise kesin bilgi (yakîn) ifade eder. Galib zan yakîn derecesinde kesin bilgi verince, bir kimse ba?kas?n?n evine girip o kimsenin h?rs?z oldu?una gâlip zan meydana gelse, ev sahibi taraf?ndan öldürülmesi mübah olur.”[10]  Yine bir f?k?h kaidesidir…?üphe ile yakîn bozulmaz.”[11] Yani abdest ald???na emin olup bozdu?una ?üphesi olan?n abdesti vard?r gibi hükümler bu f?khî kaidenin sonucudur.

Ba?ka bir f?k?h kaidesi ise: “?ddia sahibi, iddias?n? ispatla mükelleftir.”[12]Bundan dolay? iddia hedefinde olan kendini aklamakla yükümlü de?ildir. Birini suçlamak için delilsiz zan yürütmenin bir k?ymeti yoktur. Böylelikle fakihler su-i zann?n önünü kaparlar.

Vehim de, her ne kadar ?üpheye benziyor olsa da hükmü farkl?d?r. “Vehim, hüküm ifade etmez.” [13] f?k?h kaidesiyle; yani bir kimse “evimin yan?nda kom?unun samanl??? var, bu samanl?kta yang?n ç?karsa benim evim de yanar” ?eklinde bir ?ikâyette bulunursa, bu ?ikâyeti dikkate al?nmaz. ?üphe ise daha farkl?d?r. Bir takva ölçüsü olarak da ifade edilebilir. Haram veya helalli?i belli olmayan (mekruh) i?lerden sak?nmak gibi…

Me?ayih, yani mana âlimi olan ?eyhler indinde ilham ve ke?if; baz? mânevi tecrübelerle ilim ifade ederse de, bu ancak ki?inin kendisi için delil olabilir. [14] Yani ba?kalar?n?n bunu delil olarak alma zorunlulu?u yoktur. Böylelikle art niyetli olabilecek kimselerin önü kapan?r. Esas itibariyle tasavvuf kâl (söz) de?il, hâl ilmi oldu?undan Sufiler, baz? manevi olgular? anlat?rlarken te?bihler kullanabilirler. Mesela kalp bazen bir havuza, bazen de bir aynaya benzetilmi?tir. Baz? hadis-i ?eriflerde de “ölümü dü?ünmek, kur’an okumak, Allah’? (c.c) zikretmek” gibi ibadetler kalbi parlat?c? olarak ifade edilmi?tir. [15] ?lim ise, maluma (bilinene) tâbidir. Malum olan ne ise ilim onu tarif eder. O halde bir yönüyle “ilim, e?yaya bakan bir aynaya benzer”[16] diyebiliriz. Fakat bu, hastal?kl? veya kirli bir aynayla olmaz. Rabbimiz Kur’anda: “Kalplerinde hastal?k olanlar ayetlerin müte?abih olan?na meylederler.”[17] buyurmaktad?r. Dolay?s?yla ancak kötü ahlaktan temizli?i ile ayna hâline gelen kalp, bakt??? e?yay? en güzel bir ?ekilde anlayacak ve hak etti?i ilmi elde edecektir. Yunus Emre’nin (k.s) “ilim kendini bilmektir” sözüileifade etti?i mana da bu olsa gerekir.  Nefsin kötü istekleri ve ?eytan?n telkinleri ise malumdur ki asla ilim de?ildir. Ki?iyi vehim ve ?üphelerle sapt?rmak isterler. Zann? ilim gibi göstererek su-i zanna sebebiyet vermek ve ilmi kötü yönde kulland?rmak cihetiyle de vazifeleri vard?r. Asl?nda ki?inin kibir, ucb, hased, riya gibi kötü s?fatlara meyletmesi bir yönüyle; bu telkinleri ilim sanmas?ndan, hakiki bir anlamda bir k?ymetlerinin bulundu?unu vehmetmesindendir.

Bu anlat?lanlardan ne sonuçlar ç?karabiliriz? ?lim ne kadar k?ymetli bir hazine ki bunca âlimler, duyulara ve akla tamamen güvenmeyerek haberleri irdeleme ve türlü çabalarla ilmi elde etmeye çal??m??lar ve bizim istifademize sunmu?lard?r. Asl?nda her bir ilim erbab?, bize ula?an haberleri de?erlendirirken kendi hâl dilleriyle kula??m?za bir ?eyler f?s?ld?yor ve sanki bize baz? nasihatlerde bulunuyorlar… “Bilmedi?in ?eyin ard?na dü?me!”[18],“Bildi?iyle amel edene, Allah (c.c) bilmediklerini ö?retir.”[19]“Nefsine esir olan, hayr? ve ?erri seçemez.”, “Haberi ald???n kayna?a dikkat et!”,“?ki do?ru birbiriyle çeli?mez.”, “Haberler, sebep ve sonuçlar?yla daha güzel anla??l?r.”“Haber, öncelikle ilimle tart?l?r.”, “Ortada aç?k bir gerçek yoksa farkl? fikirler de olacakt?r.”“?ddia, ispatla de?er kazan?r.”, “Cahil ve tarafgir olan haberleri sa?l?kl? de?erlendiremez.” gibi…  Asl?nda âlimlerin bu usullerini bilmemiz üzerimize dini bir vecibe[20]de de?ildir. Fakat buradaki baz? usullere dikkat edip tefekkür etsek, olaylara bak???m?zda bizlere ufkumuzu açacak nice de?erler kazand?rabilece?ini de göz ard? etmemek gerekir.

Allah (c.c) bât?l? bât?l bilip uzak durmay?, hakk? hak bilip tâbi olmay? nasip buyursun. Bât?l, iki z?t ?eyin yâni birbirini yalanlayan iki fikrin ayn? fikirde bulu?mas?d?r. Hak ise her fikriyle kendini do?rular ve destekler.[21]Sa?lam bir bak??la hak ve bat?l ortaya ç?kar. Bu sa?lam bak??, Cenab-? Allah’?n mü’minlere bah?etmi? oldu?u feraset kabiliyetidir. ?nsanlar? aldatmaya yönelik ortaya konan haberler, böylelikle de?ifre olur ve ?u Peygamberî ifadeyle ikaz olunurlar. “Mü'minin ferasetinden sak?n?n! Çünkü o, Allah '?n nûru ile bakar.”[22] 

 

Dipnotlar:

[1] Hücurât, 6 [2] TDV ?slam Ansiklopedisi, Cilt: 39; Sayfa: 263, “?üphe” Bahsi; A.g.e, Cilt: 44, Sayfa: 121 “Zan” Bahsi (Zann-? galip için ise bknz. Tehânevî, II, 939) [3] Nefsini belirli bir seviyede ?slah etmi? kullarda görülen 5 duyu organ? haricindeki his ve sezgiler. [4]?ura, 11 [5] Fetih, 10 [6] Tefsir Tarihi ve Usulü, (AÖF ?lahiyat 1. S?n?f Ders Kitab?), Sayfa 74, “Tefsîrin Di?er ?slâmî ?limlerle ?li?kisi” [7] Normalde böyle davran??lar g?ybet olaca??ndan dinimizde yasak olsa da buradaki durum özeldir. [8] ?slam Akidesi, Ömer Nesefi, Sayfa 15, “?lmin Sebepleri” Bahsi [9] A.g.e., Sayfa 23, “Mütevatir Haberin Hükmü” Bahsi [10] Ali Haydar, Düraru'l-Hükkâm ?erhu Mecelleti'l-Ahkâm, 3. bask?, ?stanbul 1330, I, 39 [11] Mecelle, 4. Madde: “?ek ile yakîn zail olmaz” [12] (Camiu’s Sa?îr, I, 107) Mecelle, 76. Madde: “Beyyine Müddei ?çin, Yemin ?nkâr Eden Üzerinedir.” [13] (Mirât-? Mecelle, s. 36; Düreru’l Hukkam, I, 158, 160) Mecelle, 74.  Madde: “Tevehhüme ?tibar Yoktur.” [14] ?mam Rabbani, Mektubat, Cilt 1, Çev: A. Akçiçek, ?stanbul: Merve Y., s. 147; A.g.e Cilt 2, Sayfa: 1217 [15] Kudai, Müsned, II, 198-199; Beyhaki, ?uabü'l-iman, II, 353 ve Suyûti, Câmiu’l-ehâdis hadis no: 8007 [16] “E?ya”, ?ey kelimesinin ço?uludur. [17] Al-i ?mran, 7 [18] Ayn? zamanda bu ifade, Ayet-i kerimede de geçmektedir. (?sra, 36) [19] Ayn? zamanda Hadis-i ?eriftir. (Ebû Nuaym, Hilye, X, 15) [20] ?mam Gazali (k.s) dini ilimlerde derinle?meyi farz-? kifaye olarak görmü?tür. (?hya’u Ulumiddîn, Cilt 1, “?lim” Bahsi) Yani baz? Müslümanlar?n yapmas?yla di?erlerinin üzerinden bu mesuliyet kalkar. Bir mü’minin cenaze namaz?n? k?lmak gibi. [21] Abdullah Demircio?lu Efendi Hz., ?ifâi sohbetler [22] Tirmizi, 5/298

4

23/09/2018 Ēingene Ali

4

23/09/2018 Avrupa ?lahiyat Fakültesi - Gent

4

18/09/2018 Cem Olmu? Dervi?leri

4

18/09/2018 Müslümanlar zamane yatl? oldu,

4

18/09/2018 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 21. Mektubu

4

09/03/2018 Tasdik ve ?nkār Bak?m?ndan ?nsanlar - Ömer Nesefī

4

09/03/2018 Kudüs Davas? Sahipsiz De?ildir!

4

09/03/2018 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 20. Mektubu

4

09/03/2018 Hz. Peygamber, Bar?? ve Sava?

4

09/03/2018 Peygamberimiz, Efendimize Hitap!- Divān-? Kebīr“den

4

29/10/2017 Kabir Azab?n? ?nkār Edenlere Güzel Bir Cevap

4

29/10/2017 Sular?n K?s?mlar?

4

29/10/2017 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 20. Mektubu

4

29/10/2017 Bir Mucize, Süheyl b. Amr (r.a)

4

29/10/2017 Olmay?nca

4

29/10/2017 Gel Papaz Efendi!

4

17/07/2017 Oruē yüzünden bizim can?m?z dirilik elde edecektir!

4

23/02/2017 es-Selāmü Aleyküm

4

23/02/2017 Abdesti Bozmayan ?eyler

4

23/02/2017 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 18. Mektubu

4

23/02/2017 Himmetini Ālī Tut - Pir Abdulkādir Geylāni Hazretleri

4

02/11/2016 es-selāmü aleyküm ve rahmetullāh - TAKD?M

4

25/10/2016 Bize Ula?an Haberler

4

25/10/2016 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 16. Mektubu

4

25/10/2016 Sünnetsiz ?slam Aray??lar?

4

09/03/2016 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 11. Mektubu

4

09/03/2016 Mü?min Kul ve Dünyan?n Hali - Pīr Abdülkādir Geylānī (k.s)

4

31/01/2016 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 5. Mektubu

4

31/01/2016 Bir Kāmil Mür?ide Varmasan Olmaz

4

31/10/2015 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 12. Mektubu

4

31/10/2015 Mustafa Hayri Ö?ÜT Efendi (k.s) Hazretlerini Rahmet ve Minnet ile An?yoruz (1895 ? 1979)

4

31/10/2015 Rab?ta

4

26/10/2015 Āhireti Dü?ününüz! - Pīr Abdülkādir GEYLĀNĪ

4

26/10/2015 Osmanl??n?n Manevi Kurucusu ?eyh Edebālī (k.s)

4

30/07/2015 Namazda Huzur ve Hu?uyu Yakalamak

4

30/07/2015 Köstendilī Halīl Efendi?nin Tūti ?hsan Efendi?ye 5. Mektubu

4

30/07/2015 Seyyidü\'l-?sti?fār - ?mam GAZALĪ

4

30/07/2015 Abdullah b. Mes?ūd (r.a) Müslüman Olu?u

4

30/07/2015 Tāif Duas?

4

01/03/2015 O Günden Beri Bu Haldeyim

4

27/02/2015 Baz?lar?na Ne Oluyor ki!

4

27/02/2015 Ebū Hanife\'nin Tasavvufi Hayat?

4

27/02/2015 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 5. Mektubu

4

26/02/2015 Olgun Müslüman??n Vas?flar?

4

26/02/2015 Tasavvuf, Havāssa Ait Ledün ?lmidir

4

06/11/2014 ?efaati Ve Vesile (Arac?) K?lmay? ?irk Olarak Görme Hastal???

4

06/11/2014 Āriflerin ?lāhī Huzurdaki Edepleri

4

06/11/2014 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 5. Mektubu

4

06/11/2014 ?ntisāb Niēin Gereklidir?

4

06/11/2014 Gerēek Teslimiyet -Abdülkādir Geylānī (k.s)

4

25/09/2014 Zilhicce Ay? Nas?l ?hya Edilmeli

4

03/06/2014 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 9. Mektubu

4

08/02/2014 Kendimizi Nas?l Aldat?yoruz? ?mam GAZALĪ

4

08/02/2014 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 5. Mektubu

4

08/02/2014 Asr-? Saādette Mescid-i Nebevī ve Di?er Mescidler

4

08/02/2014 es-selāmü aleyküm

4

17/09/2013 Mustafa Hayri Ö?üt (ks.)

4

17/09/2013 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye 6. Mektubu

4

17/09/2013 Esmā?ya Babas?ndan Mektup

4

25/05/2013 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (39. Mektub)

4

25/05/2013 ?eyh Abdurrahman Hālis et-Tālebānī

4

16/02/2013 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (38. Mektub)

4

03/11/2012 GEYLANĪ TEFS?R? - Kitap Tan?t?m?

4

03/11/2012 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (1. Mektub)

4

03/11/2012 es-selāmü aleyküm

4

11/08/2012 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (17. Mektub)

4

11/08/2012 Sūfīlerden Esintiler - Cüneyd-i Ba?dadi (k.s)

4

11/03/2012 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (30. Mektub)

4

11/03/2012 Sūfīlerden Esintiler-Ku?eyrī Risālesi

4

11/03/2012 Tasavvuf-Abdülkadir GEYLANĪ (k.s)

4

11/03/2012 Mehmet Ākif ve Sudanl? Genē

4

11/03/2012 Merhabalar Efendim

4

29/12/2011 Temizleme Yollar?

4

29/12/2011 Anadolu Selēuklu Dönemi, Müslim-Gayr-i Müslim ?li?kileri

4

29/12/2011 Mesnevīden - Mür?id-Mürid-?lāhī A?k

4

29/12/2011 On Dört As?r Evvel

4

29/12/2011 Kalbin Māhiyeti

4

29/12/2011 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (28)

4

29/12/2011 Sūfīlerden Esintiler

4

29/12/2011 es-selāmü aleyküm

4

05/10/2011 Sūfilerin Ahlak?

4

05/10/2011 ?evvāl Orucunun De?eri

4

05/10/2011 Peygamberimizin K?lmam?z? ?stedi?i Namaz

4

05/10/2011 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin, Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (25)

4

05/10/2011 Alt?n Ö?ütler - Abdülkādir Geylānī (k.s)

4

05/10/2011 Sūfīlerden Esintiler

4

05/10/2011 es-selāmü aleyküm

4

28/06/2011 Kitap Tan?t?m? - Dostluk Üzerine

4

28/06/2011 Ankāzāde Köstendilī Halīl Efendi?nin Tūti ?hsan Efendi?ye Mektubu (15)

4

28/06/2011 Mesnevī?den - Benli?in ??mart?lmas?

4

28/06/2011 K?ssadan Hisse

4

28/06/2011 Sohbet, Abdülkādir GEYLĀNĪ (k.s)

4

28/06/2011 es-selāmü aleyküm

4

15/04/2011 Röportaj - Rektör Abdullah Demircio?lu

4

15/04/2011 Müslüman Kimleri Sever?

4

15/04/2011 Köstendilli Ārif-i Billāh Halil Efendi?den (k.s) Müridi ?hsan Efendiye Mektup (4)

4

15/04/2011 Geēmi?ten Günümüze Naat-? ?erifler

4

15/04/2011 Abdulkadir Geylani Hz.nin Hicrī 18 Zilkade 545 Tarihli Konu?mas?

4

15/04/2011 Yeniliklere Aē?k Olu?u

4

15/04/2011 ?aka ve Latīfe Yapmas?

4

15/04/2011 Ashab?yla Münasebeti

4

15/04/2011 ?ecāat ve Necdeti

4

15/04/2011 Allah?? Zikretmesi

4

15/04/2011 Cömertli?i

4

15/04/2011 Do?ru Sözlülü?ü

4

15/04/2011 Zühdü

4

15/04/2011 Hayās? ve Tevāzuu

4

15/04/2011 Peygamberimizin ?emāili

4

26/02/2011 Hadislerle Kabir Azab?

4

26/02/2011 Serdār-? Hakan

4

26/02/2011 Köstendilli Ārif-i Billāh Halil Efendi?den (k.s) Müridi ?hsan Efendiye Mektup (3)

4

26/02/2011 Erzurumlu ?brahim Hakk? ve ?smail Fakirullah (k.s) Türbesi

4

26/02/2011 es-Selāmü Aleyküm

4

25/12/2010 Aziz Okuyucular?m?z;

4

25/12/2010 Köstendilli Ārif-i Billāh Halil Efendi?den (k.s) Müridi ?hsan Efendiye Mektup (2)

4

25/12/2010 Hz. Ali?nin (k.v) Zühdü

4

25/12/2010 Hz. Mevlānā?dan

4

25/12/2010 Muharrem Orucu ve A?ūre Günü

4

25/12/2010 Hz. Āi?e-i S?ddīka (r.anhā) Annemizden Peygamberimize (as.)

4

12/10/2010 Aziz okuyucular?m?z;

4

12/10/2010 Köstendilli Halil Efendi?nin (k.s) Müridine Mektubu

4

12/10/2010 Zamana De?er Verenler - Lādikli Hac? Ahmet A?a (k.s)

4

08/08/2010 Aziz okuyucular?m?z;

4

08/08/2010 Tasavvufi ?iir ?erhi

4

08/08/2010 Hikmet Deryās?

4

22/07/2010 Ey Gönül

4

22/07/2010 Gönül Ālemi

4

22/07/2010 Kitap Tan?t?m?

4

03/04/2010 es-selāmü aleyküm ve rahmetullāh

4

31/03/2010 Kalbin ?ikayeti

4

31/03/2010 Nas?l Sevdiler?

4

31/03/2010 Rasūlullāh??n (s.a.v.) Toplum ?ēindeki Ahvali
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemirciošlu Facebook/7KubbeSufiGenēlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Haklarż Saklżdżr © 2010 (Müžteri Hizmetleri Telefon Numarasż : (0 533) 474 70 26 ) Tasarżm & Yazżlżm : Networkbil.Net