SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din karde?lerimiz, gönül dostlar?m?z!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Toplanmak ?çin Da??lmak Laz?m!
Yalçın ALBAYRAK
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

Birbirinin z?dd?d?r da??lmak ve toplanmak. Biri var olan, elde olan ne varsa tasarrufunun, kullan?m?n?n veya sahipli?inin tamamen kaybedilmesi manas?na gelir. Di?eri ise hâkimi olunmayan, tasarrufuna, sahipli?ine muktedir olmad???m?z ?eylerin bu sahipli?ine ula?mam?z durumudur.

Vas?l olmaz kimse hakka cümleden dur olmadan

Kenz aç?lmaz ?ol gönülde tâ ki pür nur olmadan

 

?emsettin Sivasi’nin (k.s) söyledi?i bu k?sa beyitte ilk m?srada talibin var olan, sahip oldu?u cümle varl???n elinden ç?kmas? gerekti?i beyan buyruluyor. Talibin sevdi?i maddi veya manevi ne var ise bunlar?n (elden gitmese de) sevgisinin gönülden gitmesi gerekti?i ifade ediliyor.  ?nsan?n, dünyada geli?me ça?? ve gençlik y?llar?n?n ortalar?nda, yani ya?? 18-20 oluncaya kadar baz? hevesler ve istekler, tul-i emeller sahibi olabiliyor. Dünyan?n süslü çekicili?i onu kendine cezbedebiliyor. Gönlüne dolan bu dünya veya ahiret sevgisi ya da benlik sevgisi gönlünde hayat bulabiliyor. Ve onula Rabbi aras?nda adeta bir perde olabiliyor. Fakat ya? kemale do?ru geldikçe, hayat denizinde yol ald?kça, maddi lezzetlerin ve maddi kazançlar?n (kesplerin) tekrar tekrar ya?anmas? ve sonunda bitmesi bir doygunluk hissi olu?turabiliyor.

??te o zaman insan ba??n? iki elinin aras?na al?p; “Ben nerden gelip nereye gidiyorum? Benim sonumda bu biten ?eyler gibi mi olacak?” sorusunu adeta ruhuna, özüne yöneltiyor. ??te bu duruma gelen insan; bu sefer bitmeyen, tükenmeyen, hiç eksilmeyen Rabbine do?ru yakla?maya, onu tan?maya ve Onu istemeye ba?l?yor.

Fakat sorun ?u ki gönül bu ana gelinceye kadar birçok hevâ ve hevesle dolmu?, kaynayan bir kazan gibi dü?ünceler, istekler, arzular deryas?na dönmü?. Peki, ne yapmak laz?md?r?

Laz?m gelen ?ey içerde ne varsa da??tmakt?r! Nefsinin sevdi?i ne varsa onlardan infak etmektir. Hz. Peygamberimizin (s.a.s) buyurdu?u gibi; “Sevdi?iniz ?eylerden (Allah yolunda) harcamad?kça, gerçek iyili?e asla eri?emezsiniz. Her ne harcarsan?z Allah onu hakk?yla bilir.” [Âli ?mrân, 3/92]

??te bu da??tma sürecini ki?i kendisi yapabilir mi? Elbette k?smî olarak yapabilse de kâmil manada yapmaya gücü yetiremeyecektir. Zira manevi âlem (gönül âlemi) tecrübe ister. Bu yolu bilen birini ister. Ancak böyle bir ki?i ile -ne var ise da??t?l?r- bu masiva... Gönülden ç?kar?l?r. Bu ç?karma sürecine tasavvufta “Nefy etmek” denilmi?tir. Ki?i sevdiklerinden (nefsani isteklerinden) bu süreçle kurtulur ve kime kavu?ur bilir misiniz? Tabi ki Rabbu’l- Âlemine (c.c) kavu?ur. Kudret sahibi, ilim - hikmet sahibi, sevgini gerçek sahibine ula??r.

Kalbimizde ne varsa sildik.  Çer-çöpten, k?saca masivadan ar?nd?rd???m?z evimizde tek çöp kalmay?ncaya kadar çaba gösterdik. Peki, bu ev bo? mu kalacak? Tabi ki hay?r... ??te toplanma süreci ba?l?yor. Ancak sevgilinin, yani Cenab-? Allah’?n (c.c) sevdi?i ?eyler o gönülde toplanmaya ba?layacakt?r. Ayetler ve hadislerin bize emretti?i güzellikleri hayat?m?za davet ederek evimizi (ruhumuzu) ?enlendirece?iz. ??te bu sürece âlimlerimiz “isbat etmek” demi?lerdir. Yani onun varl???n? özümüze, içimize, benli?imize, nefsimize, ruhumuza, ...vs. kabul ettirme ve kabul etme diyebiliriz.

 

Günlük yapt???m?z tesbihatta Kelime-i Tevhidi söylerken önce “Lailahe” derken gönlümüzden ne varsa terk edip sa? taraf?m?za at?yoruz. Adeta gönlümüzü bo?alt?yoruz. Yani nefyediyoruz, terk ediyoruz.

Sonra “?llallah” diyerek kalbimize do?ru isbat ediyoruz, kabul ediyoruz. Bu Kelime-i Tayyibeyi ne kadar çok söylersek o kadar çok Cenab-? Allah’? (cc) içimize, evimize, gönül âlemimize davet etmi? oluyoruz.

Buyuruldu?u gibi Lâ ilâhe illallâh benim kalemdir. Bunu söyleyen kimse bu kaleye girer. Bu kaleye giren kimse de azab?mdan kurtulur.”[Ebû Nuaym, Hilye, 3, 224; Deylemî, Firdevsü'l-Ahbâr, Hadis no: 4458; Süyûtî, el-Câmiu's-Sagîr, Hadis no: 6048; Süyûtî., ed-Dürrü'l-Mensûr, 4, 293] hadisi ?erifinin mucibi ile amel etmi? oluyoruz.

??te Kenzdenilen gerçek hazine budur. Gönlün pür-nûr olmas?, içindekilerden kurtulmas?yla oldu?u gibi gerçek, hazineye gidenlerin amelide, günlük tesbihat? yapmak ve bunun d???nda kalan zaman?m?zda da dilimizin sürekli Kelime-i Tevhid ile ?slak olmas? de?il midir?

Alah’?n (c.c) selam? üzerinize olsun.

 

Not: Yaz?n?n ba?l???, Kas?m 2017 ay? içinde Kozakl?’da bir araya geldi?imiz hafta sonunda, K?ymetli Hocam?z Abdullah Demircio?lu taraf?ndan, ayr?lmam?z esnas?nda söylemi? oldu?u bir sözdü. Bu söze atfen yaz?n?n ba?l??? oldu.

4

18/09/2018 Allah (c.c) Dostlar?n?n Duas?

4

09/03/2018 Toplanmak ?çin Da??lmak Laz?m!

4

29/10/2017 Tasavvuf Okullar?

4

17/07/2017 Â??k Molla Rahim (ks)

4

21/02/2017 Aman Allah??m Aman, Zaman Âhir Zaman!

4

09/03/2016 Ç?kar Postu Aradan, Kals?n Seni Yaradan!

4

31/01/2016 Tohumu Ektik, Ç?kmazsa Toprak Utans?n!

4

31/10/2015 Manevi Yol Göstericiler, Gece Çakan ?im?ekler Gibidir
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net