SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din karde?lerimiz, gönül dostlar?m?z!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Hükümdar M?knat?stan Olsa
Dursun GÜRLEK
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

Me?hur tarihçilerimizden ?smail Hami Dani?mend Bey´in Tarihi Hakikatler isimli kitab?nda yer alan bir f?kradan ö?rendi?imize göre, divan edebiyat?n?n ünlü ?airlerinden Nedim´e, bir gün Sadrazam Nev?ehirli ?brahim Pa?a, dünyan?n en büyük cihangirinin kim oldu?unu soruyor. Nedim bu konudaki dü?üncesini, “En çok gönüller fethetmi? fatih-i kulûb her kimse, en büyük cihangir i?te odur!” diyerek dile getiriyor.

Efendim Nedim, yerden gö?e kadar hakl?d?r. Hiç ?üphe yok ki en büyük cihangir gönülleri fethedendir. Di?er bir ifadeyle kalplerin fethi, ülkelerin fethinden önce gelir. Hiç ?üphe yok ki, Fatih Sultan Mehmed bu anlamda büyük cihangirdir. Gelmi? geçmi? hükümdarlar içinde onun kadar sevilen, say?lan, onun kadar kalplere hükmeden ikinci bir devlet ba?kan?na rastlayamazs?n?z. Ortaça?? kapat?p yeniça?? açan, iki imparatorlu?u haritadan silen, nice ülkeleri ve ?ehirleri Osmanl? mülküne katan bu yüce padi?ah, sadece Topkap? Saray?´na de?il, gönüllere de taht kurmu?tu. 1481 y?l?nda vuku bulan ölümüyle birlikte maddi anlamdaki taht?n? yitirdi ama manevi taht?nda oturmaya bugün de devam ediyor. Türbesi en çok ziyaret edilen Osmanl? padi?ah? olarak biliniyor. ?stanbul´un ortas?, onun ad?yla an?l?yor. Fatih, “ulema semti” diye biliniyor.

Yüzden fazla âlime, ?aire, sanatkâra maddi manevi destek olan Fatih, bu vadide de o kadar ileri gidiyor ki, ?stanbul onun zaman?nda adeta bir dârü´l-ilim yani üniversite haline geliyor. Bugün ki ?stanbul Üniversitesi bile o döneme dayan?yor. Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver, Prof. Dr. Kaz?m ?smail Gürkan gibi tabip bilginlerimizin kitaplar?n? okursan?z, Fatih´in ?stanbul Üniversitesi´nin kurucusu ve ilk rektörü oldu?unu delilleriyle birlikte ö?renirsiniz. Tarih kitaplar?ndan anla??ld???na göre âlimler Fatih´e yak?n olmak için adeta birbirleriyle yar???rlard?.

Mesela Molla Hüsrev, Fatih´in son derece sayg? duydu?u, gönlünü ho? etmek için azami gayret gösterdi?i büyük bir âlimdir. Padi?ah onun için, “Asr?m?z?n ?mam-? Âzam´?!” derdi. ?stanbul´un ilk kad?s? ve belediye ba?kan? allame H?z?r Çelebi vefat edince Molla Hüsrev, ?stanbul, Galata, Üsküdar ve Eyüp olmak üzere dört kazaya birden kad? oldu. ?stanbul halk? kendisinden hem utan?yor hem de sayg? gösteriyordu. Efendi Hazretleri Ayasofya´ya geldi?i zaman bütün cemaat aya?a kalk?p mihraba kadar yol veriyorlard?. Tabi ki padi?ah da bu manzaray? Hünkâr Mahfilinden iftiharla seyrediyordu. Bir gün Fatih bir dü?ünde, Molla Gürani´yi sa? taraf?na, Molla Hüsrev´i de sol yan?na oturttu. Buna gücenen Hoca Efendi, ?stanbul´u terk edip Bursa´ya gitti. “Burc-u Evliya” ad?yla an?lan bu ?ehirde ders vermeye ba?lad?. Daha sonra padi?ah gönlünü alarak büyük ikramlarda ve ihsanlarda bulundu. Tekrar ?stanbul´a getirip ?eyhülislaml?k görevini kendisine verdi. Birçok esere imza atan Molla Hüsrev´in en önemli kitab? Dürer ve Gürer´dir. Vasiyeti üzerine cenazesi Bursa´ya nakledildi.

Hazreti Fatih´in ilgisine ve iltifat?na mazhar olanlar sadece ?stanbul âlimleri de?ildi. Ta?ral? bilginlerden baz?lar? da bu büyük hükümdar?n cazibe alan?na girmi?lerdi. Bunlar?n ba??nda ise Molla Cami ile Ali Ku?çu geliyordu. Maveraünnehir ulemas?ndan olan bu büyük zat, Semerkant da ilim tahsil etti. Babas?, Timur´un torunu ve ayn? zamanda ünlü bir astronomi bilgini olan Ulu? Bey´in ku?çusu idi. Bundan dolay? Ali Ku?çu ad?yla an?lmaktad?r. Matematik ve astronomi bilgilerini Ulu? Bey´den ö?rendi. Kirman taraflar?na gidip oralardaki âlimlerden ders ald?. E?kâl-i Kamer, yani “Ay?n ?ekilleri” isimli önemli eserini i?te bu s?rada yazd?.

 Ali Ku?çu, Ulu? Bey´in ölümünden sonra, Tebriz´e geldi. Uzun Hasan´?n ilgisine mazhar oldu. Fatih´le Uzun Hasan aras?nda elçilik görevinde bulundu. Daha sonra Fatih´in daveti üzerine ?stanbul´a döndü. Büyük hükümdar, bu yolculu?un rahat gerçekle?mesi için baz? görevli memurlar? onun refakatine gönderdi. Türkiye s?n?r?ndan içeri girdikten sonra, ?stanbul´a ula??ncaya kadar her konakta bir akçe sarf edilsin, diye ferman buyurdu. Ba?kente gelir gelmez bütün ?stanbul halk? aya?a kalkt?. O zamana kadar ?stanbul da hiç kimse böyle bir tantanayla, böyle muhte?em bir merasimle kar??lanmam??t?.

Ali Ku?çu yolda gelirken matemati?e dair bir eser yaz?p padi?aha takdim etti. Hükümdar?n ad?na nispet etti?i bu kitaba Risâle-i Muhammediye ismini verdi. Sefer esnas?nda kitap yazmaya yolculuk s?ras?nda bile vaktini de?erlendirmeye çok önem veren Ali Ku?çu Risale-i Fethiye adl? kitab?n? da Uzun Hasan´la olan sefere giderken kaleme ald?. ?stanbul´a dönünce Fatih bu büyük bilgini, günde iki yüz dirhem tahsisatla Ayasofya´ya müderris tayin etti. Padi?ah bununla da yetinmeyip ailesine ve akrabas?na da bol miktarda ihsanda ve ikramda bulundu.

Ali Ku?çu, Molla Zeyrek, H?z?r Çelebi, Ak?emseddin, Molla Gürani, Molla Lütfü, Ali Tûsî, Sinan Pa?a gibi âlimlere Fatih, saray?n? hatta bütün ?stanbu´u muhte?em bir ilim meclisi haline getirdi. Ulemaya, ?uaraya ve ubedâya bu kadar riayet eden ikinci bir hükümdar? tarih kitaplar? kaydetmiyor. ??te bundan da Fatih için “Bir padi?ah m?knat?stan bile olsa bu kadar k?ymetli zatlar? bir araya getiremezdi.” Diyor, do?ru da söylüyor.

Fatih, bir cazibe merkeziydi. ?lim meczuplar? onun etraf?nda cezbeye kap?l?yorlard?. Hz. Ali (r.a) Efendimiz ne güzel söylemi?:

“Tatl? suba?? kalabal?k olur.”

 

Kaynak: Tebessüm ve Tefekkür, Dursun Gürlek, Kubbealt?, 3. Bask?

4

18/09/2018 Hükümdar M?knat?stan Olsa

4

17/07/2017 Eski Kitaplardaki Eskimez Sözler

4

03/06/2014 Hediyelik Alt?nlar

4

16/02/2013 Kanûnî Sultan Süleyman ve ?mam-? Azam

4

12/10/2010 Osmanl?da Sadaka-i Câriye Alg?lay???

4

08/08/2010 ?stanbul?un Manevî Fatihleri

4

22/07/2010 ?anl? Selâhaddin ve Büyük Nûreddin
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net