SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din karde?lerimiz, gönül dostlar?m?z!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Zaman, Tasavvuf Zaman?d?r
Serkan ZEYBEKER
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

“Zaman tasavvuf zaman? de?il, iman? kurtarma zaman?d?r”sözünün Said Nursi’ye (ö.1960) ait oldu?unu risale-i nur isimli eserlerinde defaatle geçmesinden anlamaktay?z.

Tasavvuf, zaman? geçen bir ?ey midir? ?man veya tasavvuf birbirlerinin ikamesi olan ?eyler midir? Ya da bu iki ifade, birinin olmas? öbürünün olmamas?n? gerektiren ?eylerden midir? Bu durumun zaman ile olan ba?lant?s? nedir? Görülüyor ki söz bu haliyle, kuvvetle muhtemeldir ki ya reddiye ya da tevil istemektedir. Asl?nda her iki halde de, bu hususu ilim ehline havale etmek daha do?ru olacakt?r.

Bizim bu yaz?m?zdaki maksad?m?z ise, bu sözün “ne manaya geldi?ini” izah etmek veya reddiye yazmak de?il; bilakis mümkün-mertebe “ne manaya gelmedi?ini” izah etmeye çal??mak, bu söze dayanarak olu?abilecek yanl?? anla??lmalar? gidermek, fitneye ve hatta küfre dü?meye sebebiyet verebilecek bak?? aç?lar?n?n yanl??l???n? ortaya koymakt?r.

?tikat âlimlerimiz, iman kelimesine farkl? bak?? aç?lar? ile –özde olmasa da sözde- farkl? anlamlar vermi?lerdir. ?man, en sade bir tan?m?yla amel ve ahlaktan ba?kad?r. Kelime-i ?ehadeti dil ile ikrar ve kalp ile tasdik etmekten ibarettir. ?man?n di?er bir tan?m? da amel ve ahlak? içine alan bir terim olmas?d?r. Asl?nda bu ikinci tan?m, bir öncekine göre “kâmil iman” ile ifade edilebilecek bir tan?md?r. Fakat “iman? kurtarmak” ifadesiyle, iman?n birinci tan?m? kast ediliyor olmal?d?r.

Tasavvuf ise nefsi ?slah etme ve hakiki iman? elde etme yoludur. Tasavvuf yollar?n?n kayna?? Kur’an ve Sünnettir. ?slam kültüründe tasavvuf ve tarikat kelimeleri; sünneti seniyyeye ittiba, takva, güzel ahlak, zikrullah gibi kelimelerle s?kl?kla kullan?mlar? sebebiyle aralar?nda sa?lam bir rab?tay?, bir kayna?may? da beraberinde getirmi?tir. Bu cihetle “zaman, tasavvuf zaman? de?ildir” sözü ile “zaman; zikrullah, sünnete ittiba, takva, güzel ahlakl? olma zaman? de?ildir” ?eklinde yap?labilecek ç?kar?mlar?n itikadî aç?dan tehlikesinin ne denli büyük olaca?? da görülmektedir.

Zaman nas?l bir hâl al?rsa als?n, hangi yüzy?lda ya?arsak ya?ayal?m; Kur’an ayetleri ve Kur’andan sonra en güzel sözler olan Hadisi ?erifler, insanl???n kurtulu?unun ve huzura ermesinin yollar?n?, ?imdiki zaman?n getirdi?i ve k?yamete kadar devam edecek zamanlar?n getirece?i buhranlardan ç?k?? kap?lar?n?n anahtarlar?n? bizlere bildiriyor.

Yüce Rabbimiz (c.c) buyuruyor:

“… Dikkat ediniz! (Ba?ka bir ?eyle de?il) Kalpler ancak Allah’?n zikriyle mutmain olur, (huzura erer, sükûnet bulur.)”(Rad,28)

Peygamber Efendimiz’den (s.a.s) rivayet edilen bir hadis-i ?erifte de:

“Ben, ancak güzel ahlâk? tamamlamak için gönderildim.” (bk. Muvatta, Husnü'l Halk, 8;Müsned, 2/381) buyrulmu?tur.

?slam’?n iman, ibadet ve ahlak olarak sayabilece?imiz üç unsurundan öncelikli olan? elbette imand?r. ?man olmadan yap?lan amellerin Allah (c.c) kat?nda bir hükmü de yoktur. Ama ?slam’dan maksat, sadece iman etmek de de?ildir. Bu i?in ba??d?r. Olmazsa olmaz?d?r. Temel olmadan ev olmaz. Ama ?u da var ki; evin temelini atmak, o evin in?as? içindir. Nas?l ki bir meyve a?ac?, odunundan istifade için dikilmedi?i gibi. Çünkü maksat semeresini alabilmektir. ?slam’?n semeresi ise güzel ahlakt?r.

Di?er yandan amel ve güzel ahlak, iman?n korunmas? için birer kalkand?rlar. ?blis’in önceleri asl?nda ne itikat ne de amel cihetiyle zahiren bir kusurunun görünmemesi, fakat kibir ve hased hastal???n?n onun itikad?n? bozacak derecede bir ahlaki zafiyete dönü?mesi, üzerinde tefekkür edilmesi gereken bir husustur. Demek ki sadece evin temelini atmak bizi ya?mur, f?rt?na, can ve mal emniyeti vs. korunma ihtiyaçlar?m?z? kar??lamaz. Elbette ki evin nihayete erdirilmesi gerekir ki maksat hâs?l olsun.

Di?er bir yanl?? yakla??m da ?udur:

“Günümüz insan? materyalist oldu, art?k onlara tasavvufi bir hayat tarz? olan mistik ya?am? sunmam?z onlara pek çekici gelmeyecektir. Di?er yandan ki?ilerin benlikleri de kuvvetlendi. Mür?ide tabi olmak gibi kavramlar onlara a??r gelebilir.”

?nsaf ile bak?l?rsa bu sözlerin de ?eytan?n telkininden ba?ka bir ?ey olmad??? görülecektir.

Kolayla?t?rmak, güçle?tirmemek, müjdelemek, nefret ettirmemek… Elbette hadisi ?erifte ifade edildi?i üzere bu hususlar Müslümanlar?n tebli? düsturlar?d?r. Fakat elbette ki bu güzel düsturlar, hedefe odaklanarak, kendi duru?umuzdan taviz vermek anlam?nda da de?ildir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) ?öyle buyurmaktad?r:

“Kim bir kavme benzemeye çal???rsa o, onlardand?r.” (Ebû Dâvûd, Libâs, 4/4031)

?hlas sahibi bir mü’minin ki?ilere ?irin görünmek gibi bir derdi de olmaz. Onun i?i, vazifesine bakmakt?r. Silah at?? talimlerindeki ?u usûl, asl?nda bizlere bir hakikati f?s?ldamaktad?r: Hedef puslu görülür, gez ve arpac?k ise net. E?er tam tersi olursa at??, ba?ar?l? olmaz.

Zaten bat?l ehline benzedikten sonra kime, ne tebli?i yap?labilir? Bat?l yok olmaya mecbur bir icatt?r. Ki zaten günümüz insan? materyalist anlay??lardan usanm??, nefes almak için mistik hayat tarzlar? da meraklar? cezbetmeye çoktan ba?lam??t?r. Bu da olay?n ba?ka bir yönüdür.

Baz? tecdidler de kaç?n?lmazd?r. Tasavvuf yollar? da di?er ilim erbab?n?n usulleri gibi yetkili kimselerce baz? noktalarda içtihada aç?k olan yollard?r. Örne?in eski zamanlarda yap?labilen uzlet, çilehaneye girmek gibi nefis ?slah uygulamalar?, günümüzde halk ile beraberken ya?anan s?k?nt?lara tedbil olunmu? ve bu uygulamalar yetkili mür?idi kâmillerce kald?r?lm??t?r. Fakat bu durumu “tasavvufun zaman?n?n geçmesi” ifadesiyle dile getirmek çok yanl?? olur. Güncellenemeyen, dinamik olmayan, hususen kul icad? olan bir ?eyin ancak zaman?n?n geçebilmesi beklenir.

Ahir zaman?n fitnelerinin kol gezdi?i günümüzde Mür?idi Kamiller, ?efkat kanatlar?n? indirmi?, bir yandan baz? müminleri Allah dostlar? olarak yeti?tirmeye çal??makla beraber, di?er yandan ak?n ak?n cehennemlere ko?an günümüz insanl???n? kurtarmak, veli olmalar? nasip olmasa bile ümmet-i Muhammed’i, “Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat” itikad? üzere sabit kadem tutmak ad?na gerekli hizmetleri de yürütmektedirler. Ehl-i Sünnet itikad?n? muhafaza etmeye ilaveten, hiç yoktan evliya-? kiram hazerat?na muhabbet besleyebilmek de günümüzde kendini Müslüman olarak tan?mlayanlara bak?lacak olursa, hiç de küçümsenmeyecek bir hizmettir.

Günümüz tasavvuf yollar?ndaki ehliyetsiz ?eyhlere gelince… Bu kimselerin say?s? hakk?nda ara?t?rmac?lar?n verdi?i rakamlar gerçekten de yüksektir. Böyle kimselerden bahsetmek; günah olmayaca??, g?ybetlerine cevaz verildi?i gibi bilakis toplumun bilinçlenmesine katk? sa?layaca??ndan hay?rl? bir ameldir. Ama insaf etmek gerekir ki, bunun ad? da “tasavvufun zaman?n?n geçmesi” de?ildir. Ta?lar aras?nda cevherlerin azalmas?, ta?lar?n çoklu?una bak?larak cevherin k?ymetini dü?ürmez. Aksine daha nadir bulunduklar?ndan pek k?ymetli olurlar. Dikene tak?l?p da gülden yüz çevirmek olmaz.

4

18/09/2018 Zaman, Tasavvuf Zaman?d?r

4

09/03/2018 ?imdi Ku?a Benzedi!

4

29/10/2017 Kem Alet ?le Kemâlât Olmaz

4

17/07/2017 Nevzuhûr Âlimlere Dikkat!

4

23/02/2017 Kad? Burhaneddin Çilehanesi

4

25/10/2016 Kutbu?l-Aktâb

4

09/03/2016 Ricâlü?l-Gayb

4

31/01/2016 Mür?it Kimdir?
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net