SON SAYI
1. Sayı
es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh
Din karde?lerimiz, gönül dostlar?m?z!
PDF Halini indirmek için tıklayınız
 
Allah Bes Bâkî Heves
Dr. Durak PUSMAZ
LinkedIn Google+ Facebook Twitter Addthis

Pakistan’?n büyük mütefekkir ve ?airi Muhammed ?kbal diyor ki: (Cavidnâme, 68)

“Biz seni ar?yoruz, sen gözden uzaks?n.

Hay?r, yanl??; biz körüz, sen haz?r bulunuyorsun.”

Evet, ruhtan ve manadan uzak, sadece maddeye tak?l?p kalan insan?n gözü ak?llara durgunluk veren koca evreni yaratan yüce Allah’? ve gerçekleri göremiyor. Ama yarasan?n gözünün güne?i görememesi güne?in yoklu?u anlam?na gelmedi?i gibi, bizim yüce Allah’? göremememiz de onun yoklu?u anlam?na gelmez. Kusur güne?te de?il, onu idrak edemeyen gözdedir. Onun için yüce Rabbimiz: “Onlar?n gözleri vard?r ama gerçekleri göremezler” (A‘râf, 7/179) buyurmu?tur.

Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî hazretleri:

“Güne?in varl???na delil, yine güne?tir. Sana delil laz?msa güne?ten yüz çevirme!” diyor. (Mesnevî, I, beyit, 117) Güne?i hiç görmemi? ve hararetini hissetmemi? bir kimseye ne kadar güne?ten bahsedilirse edilsin gerekti?i ?ekilde anlat?lamaz. Neticede anlatan anlatmaktan, dinleyen de anlamaktan aciz kal?r.

Kur’ân-? Kerim’in ifadesiyle: “O evveldir, âhirdir, zâhirdir, bât?nd?r ve O her ?eyi bilendir.” (Hadîd, 57/3) Büyük müfessir Beydâvî’nin dedi?i gibi; O evveldir, varl??? bütün yarat?klardan öncedir, varl?klar? O yaratm??t?r. Âhirdir, varl?klar?n yok olmas?ndan sonra da O bâkî kalacakt?r. Zâhirdir, varl??? birçok delille sabittir, apaç?kt?r. Bât?nd?r, zât?n?n hakikatini kavramaktan ak?llar ve duyular âciz kal?r.

Büyük mutasavv?f Aziz Mahmud Hüdâî (k.s) ne güzel söylemi?:

Hüdâ’ya hamd ü minnet evvel âhir

Ki oldur zâhir ü bât?nda zâhir

Zuhûru perde olmu?tur zuhûra

Gözü olan delil ister mi nûra

Güne? zâhir de?il midir kar?nda?

Ne var an? görmezse çe?m-i huffâ?.

 

Bir de bu konuda Mevlânâ hazretlerini dinleyelim. O ?öyle der:

Ben bilmez idim, gizli âyân hep Sen imi?sin,

Canlarda ve tenlerde nihayet hep Sen imi?sin,

Âlemde ni?an isterdim ben Sana Sen’den,

Gördüm ki âlemde ni?an hep sen imi?sin. (Dîvân-? Kebîr’den Seçmeler, s.1)

 

Muallim Naci de ?öyle diyor:

Allah ki mûcid-i cihând?r

Bin türlü nikabdan ?yand?r. (Osmanl? Müellifleri, I, 127)

 

Evet, Allah vard?r ve birdir, ?eriki/orta?? ve benzeri yoktur, bunda ?ek ve ?üphe yoktur. Bu husus Kur’ân-? Kerimde ?öyle ifade edilir:

“?lah?n?z bir tek ilaht?r. O’ndan ba?ka ilah yoktur. O, Rahman ve Rahimdir; rahmeti bol, merhameti pek çoktur.” (Bakara, 2/163)

“E?er yerde ve gökte Allah’tan ba?ka tanr?lar bulunsayd?, yer ve gök kesinlikle bozulup gitmi?ti. Demek ki Ar?’?n Rabbi olan Allah, onlar?n yak??t?rd?klar? s?fatlardan münezzehtir, yücedir.” (Enbiyâ, 21/22)

Kur’ân’da beyan buyrulan bu gerçe?i merhum Süleyman Çelebi, milletimiz taraf?ndan do?um, ölüm, nikâh, sünnet gibi merasimlerde çokça okunup dinlenilen ve Mevlid olarak bilinen Vesîletü’n-Necât isimli eserinde ne güzel ifade eder:

Birdir ol birli?ine ?ek yok durur

Gerçi yanl?? söyleyenler çok durur

Cümle âlem yo? iken ol var idi

Yârad?lm??dan ganî cebbâr idi

Var iken ol yo? idi ins ü melek

Ar? u fer? ü ây ü gün hem nüh felek

Sun’ ile bunlar? ol var eyledi

Birli?ine cümle ikrar eyledi.

Kudretin izhar idüp hem ol celîl

Birli?ine bunlar? k?ld? delîl.

 

O’nun varl???n? anlamak ve bilmek için uzaklara gitmemize gerek yok… Kendimize, yarat?l???m?za ve etraf?m?za bakmam?z yeterli. Kur’ân-? Kerim buna dikkatimizi çekmektedir:

“Biz varl???m?z?n delillerini kâinattaki uçsuz bucaks?z ufuklarda ve kendi nefislerinde onlara gösterece?iz.” (Fussilet, 41/53)

“Kesin olarak inananlar için yeryüzünde ve kendi nefislerinizde birçok deliller vard?r. Hâlâ görmüyor musunuz?” (Zâriyât, 51/20-21)

Ziya Pa?a’n?n dedi?i gibi her yarat?k O’nun varl???na ve birli?ine hüsnü ?ehadette bulunur. O, bir beytinde ?öyle der:

Her nesne k?lur varl???na hüsn-i ?ehadet

Her zerre eder vahdetine arz-? güvâhî/?ehâdet, tan?kl?k

 

Ba?ka bir ?airimiz de gökyüzündeki bütün y?ld?zlar?n Allah’?n birli?ini ve güzelli?ini aksettiren birer ayna oldu?unu, irfan sahibi olanlar?n bunlar? seyrederken, bu azametli görünü?ün verdi?i vecd içinde, gittikçe artan bir hayranl?k ve hu?û duyacaklar?n? belirterek ?öyle der:

Birer âyine-i dîdâr-? vahdettir kevâkib hep

Tema?a eyleyen arifte hayret artar eksilmez (Unutulmaz M?sralar, s.735)

 

Bir bak?ma tabiat, insanlar için Allah’?n yaratm?? oldu?u en güzel okuldur. Buna ‘hayat okulu’ da diyebiliriz. Yeter ki insan bu okuldan yararlanmas?n?, istifade etmesini bilsin. Tabiatta bizi Allah’?n varl???na ve birli?ine götüren nice güzel ?eyler, nice ibretli deliller vard?r. Hiç dü?ündük mü veya kendi kendimize sorduk mu?

K???n adeta ölüm uykusuna yatan bu tabiat, ilkbaharla birlikte nas?l canlan?yor, nas?l diriliyor?

Bahçemizde ya da k?rda gördü?ümüz bunca çiçekler ayn? topra??, ayn? havay?, ayn? suyu ve ayn? güne?in ???nlar?n? payla?t?klar? halde nas?l oluyor da renkleri, kokular? ve tatlar? farkl? olabiliyor, hiç biri di?erine benzemiyor!

Nas?l oluyor da dikenler içerisinde güzel rengi ve kokusuyla insanlar? mest eden nazenin güller bitiriyor!

?nekler, keçiler ve koyunlar nas?l oluyor da ye?il ot, ya da sar? saman yedikleri halde, beyaz süt veriyorlar! Nas?l oluyor da bunlara verilen yem, ot ve saman gibi yiyecekler ete, süte, tüye vs. dönü?üyor!

Minicik incir çekirde?i, elma, ayva, armut, erik gibi meyvelerin çekirde?i kocaman bir a?aca nas?l dönü?üyor!

Bunlar nas?l olabiliyor, bunlar? planlayan, düzenleyen kim? Hiç ibret gözüyle bak?p bunlar üzerinde dü?ünüyor muyuz?

?sterseniz bir de Nahl sûresindeki ?u âyet-i kerîmelerin meallerini beraberce okuyal?m:

“O, göklerden sizin için su indirendir. ?çilecek su ondand?r. Hayvanlar?n?z? otlatt???n?z bitkiler de onunla meydana gelir.

Allah o su ile size ekin, zeytin, hurma a?açlar?, üzümler ve her türlü meyvelerden bitirir. Elbette bunda dü?ünen bir kavim için bir ibret vard?r.

O, geceyi, gündüzü, güne?i ve ay? sizin hizmetinize verdi. Bütün y?ld?zlar da O’nun emri ile sizin hizmetinize verilmi?tir. ?üphesiz bunlarda akl?n? kullanan bir millet için ibretler vard?r.

Sizin için yeryüzünde çe?itli renk ve biçimlerle yaratt??? ?eyleri de sizin hizmetinize verdi. Ö?üt alan bir toplum için bunda ibretler vard?r.” (Nahl, 16/10-13)

Bütün bunlar?n var olmas?, o yüce kudrete göre zor de?ildir. O, “ol” deyince hemen oluverir. Zira Allah bir ?eyin var olmas?n?, meydana gelmesini diledi?i zaman ona sadece “ol” der, o da hemen oluverir. Kur’ân-? Kerim’in birçok yerinde bunu aç?kça ifade eden âyetler vard?r.

“O, gökleri ve yeri e?siz/örneksiz yaratand?r. Bir i?e hükmetti mi ona sadece “Ol!” der, o da hemen oluverir.” (Bakara, 2/117), “Allah diledi?ini yarat?r. O, bir ?eyin olmas?n? diledi?inde ona sadece “Ol!” der, o da hemen oluverir.” l-i ?mrân, 3/47. Ayr?ca bk. Âl-i ?mrân, 3/59; En‘âm, 6/73)

Mevlid müellifi Süleymen Çelebi Hazretleri gayet veciz olarak ?öyle der:

Ol dedi bir kerre var oldu cihân

Olma derse mahvolur ol dem hemân

 

Ve bütün bunlar? insanlar?n yararlanmas? için yaratan ve istifadesine sunan yüce Allah her ?eye kadirdir, bütün kemâl s?fatlar?yla muttas?ft?r, noksan s?fatlardan münezzehtir, tarif edilemez, onun için Muallim Naci yüce Allah’tan bahsederken ?öyle der:

Tarife gitmemektir evlâ

Tarife gelir mi hiç Mevlâ

 

Kur’ân’da, “Kuluna Allah kâfi de?il mi?” (Zümer, 39/36), Hasbünallâhü ve ni‘melvekîl/ Allah bize kafidir, O ne güzel vekildir.” (Âl-i ?mrân, 3/173) buyrulur. Bu ayetlerden ilham alan büyük Sûfî Aziz Mahmud Hüdâî ?öyle der:

Ehl-i tevhîd olmak isteyen sivâya meyli kes

Aç gözün, merdâne bak! Allah bes, bâki heves (S. Uluda?, Tasavvuf Terimleri Sözlü?ü, s.44)

 

Evet, Allah vard?r ve birdir, bunda ?ek ve ?üphe yoktur. ?nsan?n yarat?l?? sebebi de var olan ve bir olan Allah’? tan?makt?r. Buna k?saca “Marifetullah” diyoruz. Erzurumlu ?brahim Hakk? Hazretleri me?hur “Marifetname” isimli eserinde yüce Allah’?n, bütün evreni insan için, insan? da marifetullah, yani kendisini tan?mak için yaratt???n? belirtir. Onun için eserine “Marifetnâme” ismini vermi?tir. O ?öyle der:

“Âlemin ve insan?n yarat?lmas?nda en yüksek maksat ve istek Allah’?n bilinmesidir ve bu her ?eyden üstündür. Hilkat-i âlem ve âdemden maksad-? aksâ ve matlûbu a‘lâ Marifet-i Mevlâd?r.” (Hayranî Alt?nta?, Erzurumlu ?brahim Hakk?, s.76)

Bu gerçek yüce kitab?m?z Kur’ân-? Kerim’de ?öyle ifade edilir:

“Ben, insanlar? ve cinleri ancak beni tan?y?p kulluk etmeleri için yaratt?m.” (Zâriyât, 51/56)

Demek ki bizim yarat?l?? gayemiz bizleri yoktan var eden, varl???ndan haberdar eden ve envâi çe?it nimetlerle donatan yüce Yaratan’? tan?mak ve O’na kulluk etmektir. Mevlânâ Hazretleri Dîvân-? Kebîr’inde ?öyle der:

“Merkep bile senden üstün olmad??? halde efendisini tan?r, ona ba??n? sallar, kulaklar?n? oynat?r. Onun sesini bile tan?r, çünkü onun elinden yem yemi?tir. Sen ki sana say?s?z nimetler veren Efendini (c.c) tan?m?yorsan, yaz?klar olsun sana!” (Dîvân-? Kebîr’den Seçmeler, s.2)

Hemen belirtelim ki, insan?n hevâ ve hevesini terk edip Rabbini tan?mas? ve O’nun buyruklar?na uymas? onu yüceltir, kanatland?r?r, yücelere uçurur. Mevlânâ ne güzel söylemi?:

“Ne zamana kadar fânî sevgiliyi kucaklayacaks?n? Öyle bir can? kucakla ki, O’na son yoktur. Beden at?n?n üzerinde titreyip durma, in a?a??, yaya yürü. Bedene ait arzulardan kurtul, Allah sana manevî kanatlar versin.” (Dîvân-? Kebîr’den Seçmeler, s.2)

Yaz?m?z? yine Mevlânâ hazretlerinin ?u ö?üdüyle noktalayal?m:

“Yürüyeceksen sana ayak lütfedene do?ru yürü. Bakacaksan sana göz verenin eserlerine do?ru bak, onu görmeye çal??.” (Dîvân-? Kebîr’den Seçmeler, s.6)

4

18/09/2018 Dualar?m?z Kabul Olmuyor mu?

4

09/03/2018 Mü?min E?ini ?ncitmez

4

29/10/2017 Hassas Bir Ortam

4

17/07/2017 Bir Olay

4

23/02/2017 Allah Sevgisi

4

09/03/2016 Ki?i Noksan?n? Bilmek Gibi ?rfan Olmaz

4

27/02/2015 Hayra Anahtar, ?erre Kilit Olabilmek

4

03/06/2014 Bir Kez Gönül Y?kt?n ?se

4

26/02/2011 Kalbin Ar?-Duruluk K?vam?, ?hlâs

4

25/12/2010 Allah??n R?zas?

4

12/10/2010 Allah Bes Bâkî Heves

4

22/07/2010 Namazda Hu?û
 
 
Muridan.com 7kubbe.net Facebook/AbdullahDemircioğlu Facebook/7KubbeSufiGençlik Sufi Galeri YouTUBE
Zuhur Dergisi  | Tüm Hakları Saklıdır © 2010 (Müşteri Hizmetleri Telefon Numarası : (0 533) 474 70 26 ) Tasarım & Yazılım : Networkbil.Net