Emre ALTINTAŞ

Akaid - Ömer NESEFÎ

Akaid - Ömer NESEFÎ
20 Ara

“Sizi de, (elinizle) yapageldiğiniz şeyleri de Allah yaratmıştır:”(es-Saffat Suresi, 96)

Allah’a (c.c) İman

Âlemi yoktan yaratan, Allahü Teâlâ’dır. O Allah ki, öncesiz, diri, kadir, âlim, işiten, gören, dileyen, murat edendir. Allah, araz değildir, cisim değildir, cevher değildir, suret ve şekil değildir, mahdut değildir, bir şeyin parçası veya cüzü değildir, bileşik değildir, sınırlı değildir. Cins ve keyfiyet ile vasıflanmaz, mekândan münezzehtir, üzerinden zaman cereyan etmez. O'na hiçbir şey benzemez, ilminden, kudretinden hiçbir şey hariç değildir. 

 

Allah (c.c)’ın Sıfatları

Allah’ın (c.c) ezelî ve zatıyla kaim sıfatları vardır. Bu sıfatlar, zatının aynı da değildir, gayrı da değildir. Ehl-i Sünnetin bu inancı, bu sıfatlara sahip birden fazla vücudun varlığı görüşünü reddeder.

Allah’ın (c.c) ezelî sıfatları; ilim, kudret, hayat,  kuvvet, işitmek, görmek, irade, meşiyyet, fiil, halk etmek, rızıklandırmak ve kelâmdır.

Allah (c.c), kelâm sıfatı ile konuşur. Kelâm, harf ve sesler cinsinden olmayıp Allah’ın (c.c) ezelî bir sıfatıdır. Allahü Teâlâ, bu kelâm sıfatıyla, kelâm edici, emredici, nehyedici ve haber vericidir.

“Allahü Teâlâ’nın kelâmı olan Kur’an, mahlûk değildir.”

Allah’ın kelâmı, yaratılmış değildir; ancak harf ve seslerden ibaret olan Kur’an-ı Kerim (Kitap), yaratılmıştır. Allahü Teâlâ’nın kelâmı olan Kur’an, mushaflarımızda (harfler ve kitabet şekliyle) yazılıdır. Kalplerimizde (hayal edilen lafızlarla) mahfuzdur. Dillerimizle okunur. Kulaklarımızla duyulur. Fakat bunlara (Mushaf, kalp, dil ve kulaklara) hulul etmez.

“Tekvin, Allahü Teâlâ’nın ezelî sıfatıdır.“

Tekvin; Allahü Teâlâ’nın âlemi ve âlemin parçalarından her birini, tayin ettiği vakitte, icat etmesidir. Tekvin sıfatı, bize göre, yaratılan şeylerden ayrıdır.

İrade, Allahü Teâlâ ’nın zatıyla kaim olan ezeli bir sıfatıdır. ”

Fiil ve tahlik (halk etme) sıfatları da, Allah’ın öncesiz sıfatlarındandır. Fiil, iş demektir. Tahlîk sıfatı ise, yaratmak manasına gelir.

Terzîk sıfatı da aynı durumda olup, rızıklandırmak demektir. Bu sıfatlar, var etme sıfatına geri dönücüdürler.

İrade sıfatı da, Allah’ın (c.c) kendisiyle var olan öncesiz sıfatlarından biridir.

İrade, birbirine zıt iki oluştan (meselâ; var veya yok olmadan) birinin, belirli bir anda, oluşunu yeğlemektir. Allahü Teâlâ, kendi iradesi hususunda Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:

“Onun emri, bir şeyi dilediği zaman, ona ancak ‘ol’ demesinden ibarettir. O da oluverir.”  (Yasin Suresi, 82)

“Sizi de, (elinizle) yapageldiğiniz şeyleri de Allah yaratmıştır:”(es-Saffat Suresi, 96)

Özetle; Allah (c.c), hayrı da şerri de irade eder. Fakat Allah (c.c), kullarının küfrüne razı olmaz.


Emre ALTINTAŞ diğer yazıları