Selâmlaşma Sünneti
“Bir selâm ile selâmlandığınız zaman ondan daha güzeliyle veya aynısıyla selâmı alın. Şüphesiz ki, Allah her şeyi hakkıyla hesaplayandır.”(Nisa Suresi 4/86) Bu nedenle selâmın hükmü ile ilgili Allah Rasûlü şöyle buyurur; “Selâm vermek sünnet, selâmı almak farzdır.”(Ebû Dâvûd, Edeb, 4; Tirmizî, İsti’zân, 2)
Peygamber Efendimizin (s.a.s) sünnetlerinden biri de selâmlaşmadır. Peygamberimizin bu sünneti bizler için güzel bir hediyedir. Peki, selâm ne demektir? Selâm, kelime olarak emniyet, huzur, selâmet, sağlık, barış, rahatlık, kurtuluş gibi manalara gelir.
“Es-selâmu aleyküm” cümlesi Müslümanların birbirlerine yapmış olduğu küllî bir duadır ve hiçbir selâm cümlesi bu duanın yerini alamaz. Cennet ehlinin de karşılaştıklarında birbirlerine söyledikleri ilk söz “es-selâmu aleyküm” cümlesidir. Bu sebeple bizler, karşılaştığımız Müslüman kardeşlerimize ilk olarak cennet selâmı verir, konuşmaya Allah’ın (c.c) isimlerinden biri olan Selâm ile başlarız. Selâmın bu manasından dolayıdır ki büyüklerden birine rastlayan bir adam:
- Nasılsınız, iyi misiniz? Diye hitap edince maneviyat büyüğü zat bundan üzüldü ve şöyle karşılık verdi.
- Kardeşim bana ilk cümlen bu olmasa da Allah’ın (c.c) ismiyle başlayan es-selâmu aleyküm olsaydı, sen on sevap kazanırdın, ben de sana cevap vermekle on sevap alırdım. Böylece yirmi sevaplı bu yere Allah’ın rahmeti nazil olur, ikimizde istifade ederdik, dedi.
Selâmlaşma ile ilgili olarak Allah-u Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:
“Bir selâm ile selâmlandığınız zaman ondan daha güzeliyle veya aynısıyla selâmı alın. Şüphesiz ki, Allah her şeyi hakkıyla hesaplayandır.”(Nisa Suresi 4/86) Bu nedenle selâmın hükmü ile ilgili Allah Rasûlü şöyle buyurur; “Selâm vermek sünnet, selâmı almak farzdır.”(Ebû Dâvûd, Edeb, 4; Tirmizî, İsti’zân, 2)
Selâmın bizler için birçok faydası vardır. Allah Rasûlü (s.a.s) selâmlaşmanın faydasına şu hadis ile işaret buyurmuştur:
“...Aranızda sevginizi çoğaltacak bir amel haber vereyim mi? Ashab:
- Ver, Ya Rasûlullah!
- Öyle ise aranızda selâmı yayınız.”(Buhari, Edebu’l-Müfred, 1040)
Demek oluyor ki selâm insanlar arasındaki sevginin oluşmasını sağlayan bir fiildir. Aynı zamanda selâmlaşma, ilk defa tanıştığımız kişilerle daha kolay iletişim kurmamızı da sağlar.
İmran b. Husayn (r.a) bize selâm ile ilgili şu olayı nakleder:
Bir adam, Nebi’ye (s.a.s) geldi ve:
-Es-selâmu aleyküm, dedi. Nebi (s.a.s) onun selâmına aynı şekilde karşılık verdi ve selâm veren şahıs oturdu. Bunun üzerine Nebi (s.a.s) şöyle buyurdu: “On hasenat.”
Sonra bir başkası geldi ve:
- Es-selâmu aleyküm ve rahmetullahi, diyerek selâm verdi. Nebi (s.a.s) bu selâmı da aldı ve o adam da yerine oturdu. Nebi (s.a.s) bu adam için de şöyle buyurdu: “Yirmi hasenat.”
Sonra bir başkası daha geldi ve:
-Es-selâmu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu, diye selâm verdi. Nebi (s.a.s) onun selâmını da aldı ve o adam da yerine oturdu. Nebi (s.a.s) bu adam için de şöyle buyurdu: “Otuz hasenat.”(Tirmizi, Edep, 2689; Ebû Davûd, Edep, 143)
Bu hadis-i şeriften anlıyoruz ki selâmın bir diğer faydası da değişik derecelerde sevap kazanmamıza vesile olur. Selâmın başka bir faydasını da Efendimizin (s.a.s), Enes’e (r.a): “Evladım ailenin yanına girdiğin zaman selâm ver bu senin ve ev halkın için bereket olur”(Tirmizî, İsti’zân, 10) şeklindeki tavsiyesinden anlıyoruz.
Selâmda sünnet olan küçüklerin büyüklere, az olanların çok olanlara yürüyen kişinin oturana, binekte olanın yürüyene selâm vermesidir. Hadis selâm vermeye başlama hakkında bir sıralamayı ifade eder. İlk olarak küçük kimse büyük olan kimseye ihtiramdan dolayı selâm verir. İkinci olarak yürüyenin oturana selâm vermesi güzel olandır. Çünkü ona doğru gelen hükmündedir. Üçüncü olarak çok sayıda olan topluluk, az sayıda olan topluluğa karşı hak sahibidir. Faziletli olan az olan topluluğun çok olana selâm vermesidir. Dördüncü olarak ise binekte olanın binme gibi faziletli bir özelliği vardır. Allah'ın ona bahşetmiş olduğu bu nimetini eda etmek için selâm vermeye o başlar.
Değerli kardeşlerim, ben de yazıma son verirken sizleri cennet selâmı ile selâmlıyorum. Allah’ın selâmı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun.
Nurdan ADAK diğer yazıları
- 01 Mart 2025 Osmanlı Dönemindeki Ramazan Adetleri
- 09 Aralık 2023 Allah Var, Allah Var !
- 15 Temmuz 2023 Milhan Kızı Rümeysa
- 19 Ocak 2023 İhlas Suresinin Fazileti
- 11 Eylul 2022 Hz. Safiyye (r.anha)
- 04 Nisan 2022 Oruç Tutmanın Psikolojik Faydaları
- 03 Nisan 2022 Cennet Çiçekleri
- 01 Aralık 2021 Abdullah İbn-i Ümmü Mektûm
- 08 Haziran 2021 Hz. Peygamber’in (s.a) Dadısı Ümmü Eymen el-Habeşiyye
- 26 Nisan 2020 Bir Sahabi Tanıyalım
- 28 Ocak 2020 Toprağın Üstü Güzel de Ya Altı
- 28 Eylul 2019 Son Zamanlarda Yitirdiğimiz Duygu Hayâ

