10 Aralık 2019
Yusuf Selim İBİŞ

Güneş ve Ayı Görür Gibi - Abdülkadir GEYLANÎ (k.s)

Güneş ve Ayı Görür Gibi - Abdülkadir GEYLANÎ (k.s)
11 Ağu

Rabbinizi güneş ve ayı görür gibi göreceksiniz. O’nu görmek bir karşılığa bağlı değildir.

Bir kimse, Allah’ı seveni görürse, kalbi ilâhî tecelliye kavuşur.

İstidadı varsa, sır âlemi ile Hakk’a vasıl olur.

Rabb’imizin varlığı görülür.

Peygamber (s.a.s) Efendimiz şöyle buyururlar:

“Rabbinizi güneş ve ayı görür gibi göreceksiniz. O’nu görmek bir karşılığa bağlı değildir.” (Buhârî, Kitâbü’l-Ezân, bab: 129, Kitâbü’r-Rikak, bab: 52; Müslim, Kitâbü’l-İmân, bab: 299)

O’nu sevenler bugün kalpleri ile görürler. Yarın baş gözleri ile...

O’na benzeyen yoktur. Gören O’dur, işiten O’dur.

O’nun sevgili kulları, yalnız O’nun rızasını gözetirler. Başkası onlar için önem taşımaz. Yardımı yalnız O’ndan beklerler. Başkala­rına karşı kusurlu olurlar.

Dünyanın çaresizlik acısı onlar için bir tad olur.

Dünyalıkları bol da olsa azla yetinirler; fazlasını dağıtırlar. Yeter ki, Yaratan razı ol­sun. Ötesi onlara hiç gelir.

Nimetleri ve her şeyi O’nunla almak on­lar için âdet olur.

Hakk’la olmak onlar için en büyük zenginliktir.

Hakk onlara has­talık verirse nimet sayarlar.

Yalnız bırakırsa ülfet bilirler. Halktan uzak olurlarsa Hakk’a yakınlık sayarlar.

Allah yolunda yorulmak on­ların rahat hâlidir.

Size mübarek olsun, ey nefislerini ve boş heveslerini bırakanlar! Hakk’tan razı olup, O’nda yok olanlar!

Ey cemaat! Bilgisi ve aklı sizden fazla olana akıl satmayınız; bil­giçlik taslamayınız. Hakk Teâlâ şöyle buyurdu:

“Allah bilir; siz bilemezsiniz.” (Bakara, 2/216)

Hak Teâlâ’nın emirlerine uyunuz. Sizin için ve başkaları için yaptığı şeye razı olunuz. Size bir şey olursa sonunu bekleyiniz. Baş­kalarına olunca dilinizi tutunuz. Olan işler O’nundur; sizi ilgilen­dirmez. Yardım etmeniz kâbilse/mümkünse ediniz.

İlâhî bilgiye ermek arzusunda iseniz, akıl ve bilgi yönünden if­lâs ayağı ile Hakk’ın önünde durunuz.

Düşününüz; fakat bir şey seçmeyiniz. Hayrete dalınız, ilâhî bilgi gelir.

Önce hayrete dalmak, sonra bilgi edinmek, daha sonra bilenlere ermek...

Sonra kasd…

Kasdın sonu maksada ermekle biter.

İrade sahi­bi olunca Murâd’a varılır.

İşitiniz ve amel ediniz. İpliğinizi lifler hâlinde açığa çıkarıyorum. Çürük iplerinizi açıyor; kopma ihtimali olanları yeniden bağlıyorum.

Sizin derdinizden başka derdim yoktur. Yalnız sizin üzüntünüzü gi­dermek istiyorum.

Ben bir kuşa benzerim. Uçtuğum yere giderim. Yitirdiğimi hemen bulurum.

Arzu sizindir…

Ey atılan taşlar!

Ey kan yükü tembeller ve nefsin bağladığı kişiler!

Ey aklını her şeye yoran­lar, hâlinizi siz düşününüz.

Allah’ım, rahmetini bana da ver, onlara da...


Yusuf Selim İBİŞ diğer yazıları