Tufan ATMACA

Ben-i Âdem’in Efendisine, Şiirlerin Efendisi olan Na’tlar (7) Kaside-i Bür’e

Ben-i Âdem’in Efendisine, Şiirlerin Efendisi olan Na’tlar (7) Kaside-i Bür’e
06 Kas

Allâhümme radiyte billâhi rabben ve bi Muhammedin Nebiyyâ ve bi İslamî dînâ; duasıyla yazımıza başlayalım.

 

Allâhümme radiyte billâhi rabben ve bi Muhammedin Nebiyyâ ve bi İslamî dînâ; duasıyla yazımıza başlayalım.

Gerçekten de duamız şudur ki; Rabbimizin Allah, Peygamberimizin Muhammed (s.a.s.) ve dinimizin İslam olduğuna razıyız.

Bu duayı öğreten hocalarımızdan da Allah razı olsun.

Nasıl Rabbü’l-âlemîn olan Hz. Allah’tan razı olmayalım ki hem bize kendisini tanıttı hem Peygamberler gönderdi hem de Aleyhissalâtü ve’s-selâm’ın diliyle kendisine dua etmemizi bizlere öğretti.

Dahası da var… Peygamber Efendimiz (s.a.s.) “Peygamberler ancak ilmi miras bırakırlar”  buyurarak bizlere hadis, fıkıh ve bu dualar gibi nice şeyleri miras olarak bıraktı.

Bu duayı da hatırlayarak Abdullah Demircioğlu Hocaefendi’nin Kaside-i Bür’eyle olan söyleyişimize devam edelim.

7. Fasıl Rasûlullah’ın (s.a.s.) Mekke’den Kudsü Şerif’e Mi’racı 26 beyitten oluşmaktadır.

Burada Süleyman Çelebi’nin Mevlidi’yle benzerlik var. Süleyman Çelebi, Bursa’da camiye gidiyor. Caminin hocası vaazında Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.) diğer peygamberlere denk olduğunu söyleyince, o da duygulanıp meşhur eserini kaleme alıyor.

 

107. Beyit:

Serayte min harâmin leylen ilâ harâmin

Kemâ sera’l-bedru fî dâcin mine’z-zulemi

 

Anlamı:

Bir gece Mekke’den Kudsü Şerif’e yürüdün

Ayın ondürdünde ayın bir tac gibi yürüyüp gidişi gibi

 

Ey peygamberlerin şahı olan Allah Rasulü! Sen, geceleyin, -karanlık geceden, onbeşindeki ayın karanlıklar arasından ışığını saçarak gittiği gibi- bir haremden, yani Kabe’den diğer hareme, yani Mescid-i Aksa’ya gittin.

Bu beyit tâcü’l-beyt olmakla beraber, Habib-i Kibriya’nın yüceliğini bildiren bir diğer beyit ekleyerek yazımızı hitama erdirelim.

 

111. Beyit:

Hattâ izâ leş teda’ şe’ven li müstebikın

Mine’d-dünüvvi ve lâ merkan li müstenimi

 

Anlamı:

Ey Yüce Allah’ın Sevgili Habibi!

Sen Mi’rac gecesi öyle mertebelere yükseldin ki,

Yüce Allah’a yaklaşmaya çalışan kimse için ulaşılacak başka bir mertebe ve nokta-i nihayet bırakmadın.

(Kasîde-i Bürde Şerhi Havas ve Esrârı, s.185.)

 

İnşallah Rabbu’l-Âlemin bizlerin dualarımızı Mevlâ’mızın yüzü suyu hürmetine kabul eder. Kurbanlarını kurbiyete vesile kılar.

Bâkî ve Kevserî selamlar...


Tufan ATMACA diğer yazıları