Şahadet ve Namaz
29 Nis

Beş vakit namazı kılmayanların imanları zayıflar ve kendilerinin de zamanla tepetaklak yuvarlanarak imandan çıkmalarından korkulur. “Allah sizlerin imanlarının zâyi olmasını istemez.”(Bakara, 2/142)

Bilindiği gibi Müslüman olmanın ilk şartı şahadet kelimesini söylemektir. Bundan sonra İslâm dininin en önemli emirlerinden biri namazdır. Bu ibadet, en büyük ve en faziletli ibadettir. Hatta imanın muhafaza edilmesine sebeptir.

Beş vakit namazı kılmayanların imanları zayıflar ve kendilerinin de zamanla tepetaklak yuvarlanarak imandan çıkmalarından korkulur.

“Allah sizlerin imanlarının zâyi olmasını istemez.”(Bakara, 2/142)

İbrâhim (a.s), “Rabbim, benimle birlikte zürriyetimi de namaz kılanlardan eyle!” (İbrâhim, 14/40) diye dua ederdi. İşte, peygamberlerin hemen hepsinin namaz hakkındaki duaları, dilek ve temennileri Kur’an’da geçer.

İsmail (a.s) hakkında da şöyle buyrulur:

“O, ailesine, namazı ve zekâtı emrederdi. O, Rabbinin katında sevilen ve razı olunanlardandı.”(Meryem, 19/55)

Ayetlerden anlaşılacağı üzere, namaz Allah (c.c) tarafından râzı ve hoşnut olunmaya sebeptir. Dinî emirlerin hemen hepsi Cebrâil (a.s) tarafından O’na (s.a.s) bildirildiği hâlde, namaz Cenâb-ı Allah tarafından İsrâ gecesinde huzuruna çağırılmakla farz kılınmıştır. Mirac’da göklere, onun katına çağırılmış ve orada elli vakit namaz farz kılınmış, sonra da beş vakit olarak hafifletilmiş, fakat ecir ve mükâfat olarak elli vakit olarak ihsan edilmiştir.

 

Namaz Ayırıcıdır

Müminlerle kâfirleri ayırır. İnkâr etmedikten sonra, tembellik veya başka sebeplerden dolayı namaz kılmayanlar yine Müslümandırlar. Fakat kusurlu ve günahkâr Müslüman olarak addolunurlar. Kılmadıklarından dolayı mesuldürler ve Cenâb-ı Allah’a mutlaka hesap vereceklerdir.

Rasûlullâh (s.a.s) buyuruyorlar:

“Bir kimsenin şirk yahut küfür arasındaki ayırıcı durum namazı terk etmesinde belli olur.”

Bu hususta ikinci hadis de başka bir yöne işaret eder:

“Biz Müslümanlarla, bizim dışımızdakiler arasında en ayırıcı özellik namazdadır. Namazı kim terk ederse, o mutlaka küfre mûcib bir fiili irtikâb etmiştir.”

Bu hadisin tercümesi dikkate mûcibtir. Akâid ve fıkıh ulemasının dedikleri de çok önemlidir. Bu husus ileride gelecektir.


Abdullah DEMİRCİOĞLU diğer yazıları