Önsöz

Bu sayı, sadece bilgi vermek için değil; kalbi uyandırmak, yönü düzeltmek, gençliğe ve aileye yeniden bir istikamet çizmek için hazırlandı. Sözün hâlle, bilginin ahlakla, ibadetin hayatla buluştuğu bir dünyaya çağrı var bu satırlarda. Zikirle dirilen kalpler, namazla doğrulan omuzlar, ahlakla güzelleşen hayatlar mümkün ve yaşanabilirdir.

Bu sayının kalbi, zikrin ve namazın insan hayatındaki yerini yeniden hatırlatan, unutulan bir yakınlığı dirilten yazıyla atıyor. Çünkü bu metin, sadece bir ibadet çağrısı değil; modern hayatın karmaşasında kalbi dağılmış, zihni yorulmuş, yönünü kaybetmeye yüz tutmuş insan için bir toparlanma davetidir. Dünya telaşıyla iç içe yürürken Allah’ı unutmamayı, işin içinde kalbi diri tutmayı ve hayatın merkezine namazı yerleştirmeyi hatırlatan güçlü bir ses yükseliyor bu sayfalardan.

 

Bu güçlü hatırlatma, dergimizin bu sayısındaki diğer yazılara da ruh ve yön kazandırıyor. Bir pencereden göğe bırakılan dua, modern gençliğe üsve-i hasene üzerinden sunulan ahlak modeli ve helâlden helâka savrulmanın sebeplerini sorgulayan metinler; hepsi, farklı cephelerden aynı hakikate işaret ediyor: Kalbi diri tutan, hayatı istikamette tutan yegâne bağ, Allah ile kurulan sahih bağdır.

 

Bu sayı, sadece bilgi vermek için değil; kalbi uyandırmak, yönü düzeltmek, gençliğe ve aileye yeniden bir istikamet çizmek için hazırlandı. Sözün hâlle, bilginin ahlakla, ibadetin hayatla buluştuğu bir dünyaya çağrı var bu satırlarda. Zikirle dirilen kalpler, namazla doğrulan omuzlar, ahlakla güzelleşen hayatlar mümkün ve yaşanabilirdir.

 

Temennimiz odur ki bu sayfalar; genç zihinlerde berraklık, genç kalplerde cesaret, genç ruhlarda yön duygusu uyandırsın. Okuyan herkes, kendine şu soruyu sorsun: “Ben kalbimi neyle diri tutuyorum, hayatımı neyin etrafında inşa ediyorum?”

 

Bu sayıyı, zikrin ve namazın gölgesinde yeniden dirilen bir kalbin çağrısını merkeze alarak; istikamet arayan her gönle küçük de olsa bir ışık olması duasıyla siz değerli okuyucularımıza emanet ediyoruz.


Editör diğer yazıları