13 Aralık 2019
Editör

Şevvâl Orucunun Değeri

Şevvâl Orucunun Değeri
05 Eki

Oruç, cehennem ateşinden koruyan bir kalkandır.” (Buhârî, Savm/2; Müslim, Sıyâm/30)

Ramazan ayından sonra Şevvâl ayında altı gün oruç tutmak sünnet olan bir oruçtur. Peygamber Efendimiz (sav):

“Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevvâl ayından altı gün ilave ederse, sanki yılın bütününde oruç tutmuş gibi olur.” (Müslim, Sıyâm/204; Tirmizî, Savm/53; Ebû Davud, Savm/58) buyurarak, bizleri Şevvâl ayında altı gün oruç tutmaya teşvik etmişlerdir.

Bu oruç peşi peşine tutulabileceği gibi, ara verilerek de tutulabilir.

“Şevvâl ayında tutulacak 6 gün orucun ayrı ayrı günlerde haftada iki gün tutulması müstehabtır/güzeldir.” (Ö.Nasuhî Bilmen, Büyük İslâm İlmihali)

Şevvâl ayının ilk günü ramazan bayramı olduğu için oruç tutmak haramdır.

Yılın diğer günlerinde isteyen oruç tutabilir. Haram günlerin dışında oruç tutmanın hiçbir sakıncası yoktur.

Rasulullah (s.a.s):

“Oruç, cehennem ateşinden koruyan bir kalkandır.” (Buhârî, Savm/2; Müslim, Sıyâm/30)  buyurmuştur.

Bu kalkana hayat boyu muhtaç olduğumuza göre, mutlaka oruçtan nasibdâr olmanın yoluna bakmalıyız. Şevvâl ayında tutulan nafile veya kaza oruçlarını, pazartesi ve perşembe günleri tutmak daha faziletlidir. Hadis-i şeriflerde buyruldu ki:

“Ameller, pazartesi ve perşembe günleri arz olunur. Ben de amelimin oruçlu iken arz olunmasını isterim.” (Tirmizî, Savm/44, Müslim, Birr ve’s-Sıla/36; Nesâî, Sıyâm/70)

Hz. Ebû Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor:

“Rasûlullâh aleyhissalatu vesselam Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutardı. Kendisine: ‘Ey Allah'ın Resulü! Siz Pazartesi ve Perşembeleri oruç tutuyorsunuz (bunun hikmeti nedir?)’ diye sorulmuştu. Şu açıklamada bulundu: ‘Allah Teâlâ hazretleri pazartesi ve perşembe günleri birbirlerine küsenler hariç bütün müslümanlara mağfiret buyurur ve (amelleri arz eden meleğe): ‘Küs olan bu iki kişi barışıncaya kadar onları bırak!’ diye emreder.(Kütübü’s-Sitte, h.no: 6498)

“Cennetin kapıları pazartesi ve perşembe günleri açılır.” (Müslim, Birr ve’s-Sıla/35)

Cuma günü oruç tutmanın hükmüne gelince…

Cuma gününe özel, bir gün öncesinden ya da sonrasından olmaksızın sadece bu gün oruç tutmak doğru değildir. Fıkhî olarak sadece cuma günleri nafile oruç tutmak tenzihen mekruh görülmüştür. Çünkü Cuma günü, mü’minlerin âdeta bayramıdır. O gün Cuma namazı kılınır, inananlar bir araya gelir, her türlü hayırlı iş konuşulur, muhabbet ve ünsiyet/yakınlık ortamı doğar. İşte böylesi mübarek bir günde oruç tutmak pek de doğru bir davranış değildir.

Peygamber Efendimiz (s.a.s):

“Sizden hiç kimse Cuma günü oruç tutmasın. Ancak bir gün önceden veya sonradan oruç tutuyorsa, bu takdirde Cuma günü de oruç tutabilir.” buyurmuştur. (Ebû Dâvûd, Savm/50)

Yüce Allah (c.c), cümlemizin oruçlarını ve taatlarını kabul eylesin!


Editör diğer yazıları